Aynı davada kendisi de yargılandı.Na súde sa obhajoval sám.
Sayesinde bu iki davada mahkûm edilmiş iki kişi salındı.Následkom toho boli dvaja prepustený z bezpečnostných dôvodov.
Olgun Peker, bu davadan sonra Giresunspor Başkanı oldu.Automaticky sa tak prezidentom stal Pedernera ako vtedajší viceprezident.
1987 yılında davadan beraat etmiştir.1987 m. legalizavo veiklą šalyje.
Yazıları nedeniyle 300'den fazla davada yargılandı.Byloje buvo apklausta daugiau kaip 120 liudytojų.
Davada, 7 sanığın tutuklanmasına neden olan ihbar asılsız çıkmıştır.Vienas iš 7 advokatų, be atlyginimo gynusių kaltinamuosius Kražių byloje.
Ardından bu davadan 3 yıl 1 ay hapis cezası aldı.Už šią veiklą gavo 1 mėnesį kalėjimo.
Yazıları nedeniyle 300'den fazla davada yargılandı.Kohtumõistmise võtsid üle kümme strateegi.
Çok sayıda davada ölüm cezası verildi.Ajaloos on olnud palju surmanuhtluse täidesaatmise viise.
Ama bu davaları kimin gördüğünü değiştireceklerine, Kongre uzman olmayan bir yerel yargıcı davadan sorumlu-Il était considéré comme un algorithme mathématique ou une loi de la nature.
Blog yazarlarının dördü hâlâ parmaklıklar ardında ve zar zor başlatılan davada yargılamayı bekliyorlar.Čtyři blogeři zůstávají za mřížemi a stále čelí obviněním v procesu, který vlastně ještě prakticky nezačal.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Admettons que vous deviez rendre la justice dans ce procès.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Andaikan kalian memutuskan keadilan untuk kasus ini.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Forestil jer, I besluttede retfærdigheden i denne sag.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Giả sử bạn đang xem xét công bằng cho vụ kiện này.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.여러분이 이 사건의 정의를 판가름하고 있다고 생각해보세요.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Nehmen wir an, Sie haben über die Gerechtigkeit in diesem Fall zu entscheiden.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Předpokládejme, že rozhodujete tento případ.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Presupunem ca trebuia sa decideti asupra dreptatii in acest caz.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Stel je voor dat jij beslist wat juist is in deze zaak.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Suponham que tinham que decidir a justiça deste processo.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Supponete di essere voi a decidere cosa è giusto in questo caso.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Tegyük fel, hogy igazságot kell tenniük ebben az ügyben.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Ustedes estaban impartiendo justicia en este caso.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Załóżmy, że wydajesz wyrok w tej sprawie.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Ας υποθέσουμε ότι αποφασίζατε το δίκαιο αυτής της υπόθεσης.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Да предположим, че решавате справедливостта на този случай.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Представьте, что это вы решаете вопрос справедливости в данном деле.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.נניח שאתם הייתם צריכים להחליט על הצדק במקרה הזה.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.لنفترض أنكم تقررون العدالة في هذه القضية.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.決めなければならないと考えてみて欲しい ケイシー=マーティンにはカートを使う権利があると
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.Au procès, dans la chambre basse, ils ont fait venir des grands du golf pour témoigner sur cette question.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.Dalam kasus ini, di pengadilan rendah, mereka membawa pemain golf hebat untuk bersaksi tentang masalah ini.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.Ebben az esetben, az alsóbb szintű bíróságon, behívtak nagyszerű golfozókat, hogy tanúskodjanak erről.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.En el caso, en el juzgado de primera instancia, trajeron a grandes golfistas para testificar en este punto.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.In de zaak, bij de lagere rechter, werden golfgrootheden uitgenodigd om hierover te getuigen.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.I sagen i den lavere ret tog de store golfspillere ind for at vidne om dette spørgsmål.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.이 재판에서 하급 법원은 유명 골프 선수를 데려와서 바로 이 문제를 확인하도록 했습니다.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.No processo, no tribunal de 1ª instância levaram especialistas de golfe para depor sobre esta mesma questão.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.Sąd niższej instancji wezwał najlepszych golfistów do złożenia zeznań.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.Trong vụ kiện này, tại tòa án cấp dưới, họ cho gọi những chuyên gia về golf để kiểm chứng chính vấn đề này.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.V tomto případu u nižší instance předvolali svědčit golfové hvězdy.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.В случая, в по-низшия съд довели голф величия, за да свидетелстват по същия този въпрос.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.בבדיקת המקרה בבית המשפט הנמוך, הם הביאו אושיות של עולם הגולף, כדי להעיד על העניין הזה ממש.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.في القضية، في المحكمة الإبتدائية، لقد جلبوا عظماء لعبة الغولف للإدلاء بشهادتهم في هذه القضية.
Bu davada bir alt mahkeme ünlü golfçülerin tanıklığına başvurdu.著名なゴルファーが 証言のために呼ばれた コースを歩くことはゴルフの本質なのだろうか?
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.En el proceso, he recogido unos pocos fragmentos que me ayudan a verter algo de luz sobre este enigma.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.Ennek során összegyűjtöttem néhány töredéket, amelyek segítettek valamennyit megfejteni ebből a rejtvényből.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.În acest proces, am colectat câteva fragmente care mă ajută să clarific acest puzzle.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.In diesem Prozess sammelte ich ein paar Bruchstücke, um die Ungereimtheiten etwas ins Licht zu bringen.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.In het proces, verzamelde ik een paar fragmenten die me hielpen licht te werpen op deze puzzel.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.그 과정에서 ,이 퍼즐의 실마리를 찾는데 도움이 되는 조각들을 몇개 모았어요
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.Nel fare ciò, ho raccolto qualche frammento che mi ha aiutato a gettare luce su questo enigma.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.W trakcie procesu poszukiwania, zebrałam kilka faktów, które pomogły mi rzucić światło na tę zagadkę.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.Έτσι, συγκέντρωσα μερικά κομμάτια που με βοήθησαν να ρίξω λίγο φως σε αυτό το παζλ.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.В процессе я собрала несколько фрагментов, что пролили свет на эту загадку.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.Това ми помогна да събера няколко фрагмента, които ми помогнаха да осветля този пъзел.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.בתוך התהליך, אספתי לי רסיסים שונים שסייעו לי לשפוך מעט אור על החידה.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.و خلال تلك العملية, تمكنت من تجميع بضع القطع التي تساعدني أن القي الضوء على هذا البازل.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.かけらをいくつか見つけることができました 私を第三の道に目覚めさせてくれた