Ana içeriğe geç
Sözlük

davada ile cümle

davada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Haradinay'ın yeniden yargılandığı davada, tanık sindirme soruları gündeme getirildiWitness intimidation questions raised in Haradinaj retrial
BH'deki davada tazminat ve soykırımın kabul edilmesi isteniyorBiH lawsuit seeks reparations, acknowledgment of genocide
Bugüne kadar, davada yaklaşık 100 tanık ve uzman ifade verdi.So far, some 100 witnesses and experts have testified in the case.
BH savaş suçları mahkemesi bir davada karara vardı, yenisine başladıBiH war crimes court reaches verdict in one case, starts another
Böylece Şeşel'in kendisi aleyhindeki davadan haberdar olduğu savı da doğrulanmış oldu.His claim that he was aware in advance of the existing indictment against him was also confirmed.
Mayıs 2004'te sona eren ilk davada kurşuna dizilerek idam edilmelerine karar verildi.Their first trial ended in May 2004, when they were first condemned to death by firing squad.
Davada iki sanık delil yetersizliğinden beraat etti.Two others were acquitted for lack of evidence.
Pula, "O davada hangi savcının çalıştığı bilinmemelidir." dedi."It should not become publicly known which prosecutor is working on what case," she said.
Bu arada aynı davada yargılanan Cermak da statü toplantısı sırasında çetin sorularla karşılaştı.Meanwhile, one of the defendants, Cermak, faced tough questions during the status conference.
Yedisi yeni davada ifade vermemeye karar verirken, üçü kendi savunmasında konuşacak.Seven decided not to testify at the new trial, while three will speak in their own defence.
Davada çok sayıda yüksek rütbeli ordu subayı yargılanıyor. [Reuters]Several high-ranking military officers are charged in the case. [Reuters]
Savcılar, şaibeli nedenlerle davadan alındı.Prosecutors have withdrawn for shadowy reasons.
Bu dava Stalin dönemi sırasında açılan birçok davadan ilki olacaktı.That would be the first of many trials during Stalin's rule.
Metin, davadaki yetkilileri tatmin edecek şekilde deşifre edilmemiş veya yorumlanamamıştır.The text has not been deciphered or interpreted in a way that satisfies authorities on the case.
Otoparkta, davadan sorumlu dedektifle karşılaşır.In the car park, she meets the detective in charge of the case.
Ben, bu nedenle, tarafınıza eksiksiz bir güven ile bu davadan çekiliyorum.Bitte verzeiht mir, dass ich so hart ins Gericht mit Euch gehe.
İddianame kabul edildiğinde davada tutuklu sanık yoktu.Während der Urteilsverkündung war keiner der Angeklagten im Gericht anwesend.
Şu anda bu davadan dolayı tutuklu sanık bulunmamaktadır.Dies ist nicht allein darauf zurückzuführen, dass hier ein einzelner Angeklagter vor Gericht stand.
Davada, 7 sanığın tutuklanmasına neden olan ihbar asılsız çıkmıştır.L'association déplore le fait que seuls 7 cas ont donné lieu à des condamnations.
Çok sayıda davada ölüm cezası verildi.Dans la plupart des cas, la peine de mort avait été prononcée.
1987 yılında davadan beraat etmiştir.L'affaire fut classée en 1987.
Jürilerinin hepsinin Hristiyan olduğu ses getiren bu davada 1913'te beraat etti.Il est acquitté en 1913 par un jury entièrement composé de chrétiens, après un procès à sensation.
Temyiz sonucu bu davadan da beraat etti.On ignore l'issue de ce procès.
Yazıları nedeniyle 300'den fazla davada yargılandı.Está siendo juzgado por los casos de más de 300 víctimas.
Bir sonraki yıl Lopez davadan 545.000 $ kazandı.Al año siguiente, fueron a juicio y Lopez fue recompensada con 545 000 dólares.
Şu anda bu davadan dolayı tutuklu sanık bulunmamaktadır.El detenido no se halla en este caso preso.
1987 yılında davadan beraat etmiştir.En 1987 se llevó a cabo la apelación.
Olay sonrası Ezgi Asaroğlu'nun açtığı davada, savcılık soruşturmayı tamamlamıştır.Con esta sola declaración el fiscal cerró la investigación.
Çok sayıda davada ölüm cezası verildi.Este tribunal impuso la pena de muerte en numerosos casos.
Temyiz sonucu bu davadan da beraat etti.Este descubrimiento lía el caso.
Sonuçta, yazar davadan beraat etti.Il giudice alla fine respinse la causa di Davis.
Davada 5 kişi yargılanıyordu. (bkz.Cinque di loro sono stati espulsi dal giudice (Articolo su The Indipendent).
Ayvaz Gökdemir, 6 Mayıs 1997'de sonuçlanan davada tazminata mahkûm edildi.Ulrike Meinhof si è impiccata l'8 maggio 1976 durante il processo.
Ben, bu nedenle, tarafınıza eksiksiz bir güven ile bu davadan çekiliyorum.In questo caso io conto con ragione sull'appoggio vostro...
Her iki bakanda bu davadan beraat etmiştir.I due investigatori accettano il caso.
Davada 1477 sanık var.Altri 477 furono denunciati.
Davada tutuklu kalan tek kişi ise mühendis Halil Karakılıç.L'unico che resta fermo nelle sue decisioni è il signor Hall, docente di dibattito.
Davada 1477 sanık var.Перед судом прошли 177 обвиняемых.
Bu davada faaliyet gösteren hukukçuların bir bölümüde bu esnada tutuklanmıştır.В этот период в его адвокатской практике был сделан перерыв.
Temyiz sonucu bu davadan da beraat etti.Клятва затрудняла это дело..
Tekrar görülen davada yerel mahkeme, ikinci kez beraat kararı verdi.Областное управление юстиции вновь — уже в третий раз — обжаловало это решение.
Çok sayıda davada ölüm cezası verildi.Нескольким были вынесены смертные приговоры.
Bu davadan sonra, Kıbrıs Cumhuriyeti'nde ikamet eden Kıbrıslı Türklere oy hakkı verilmiştir.وبعد هذه الحالة، أعطيت حق التصويت للقبارصة الأتراك المقيمين في جمهورية قبرص.
Açılan davada 22 Şubat 2017'de ilk duruşma görüldü.عقدت جلسة استماع أولية في المحكمة في 23 فبراير 2017.
Yazıları nedeniyle 300'den fazla davada yargılandı.و حوكمت كوتسيا في أكثر من ثلاثمائة قضية و ذلك بسبب مقالاتها.
Hart ailesi WWF şirketine açtığı davadan sonra 15 milyon dolar tazminat aldı.15 مليون جنيه استرليني تم صرفها من مكتب المساعدات في هذه المقاضاة.
Her iki bakanda bu davadan beraat etmiştir.قدم الزوجان دعوى قضائية في ذلك.
Yüksek Mahkeme önünde savunduğu 32 davadan 29'unu kazandı.Ao todo, Marshall venceu 29 dos 32 casos em que argumentou na Suprema Corte.
Bu olaylarla ilgili açılan bu davada 118 sanık yargılandı.Foi nesta ocasião que lhe instauraram os já citados dezoito processos.
Danıştay'da açılan davada yürütmeyi durdurma kararı alınınca ortam yeniden karıştı.Estando presentes expoentes em número suficiente para julgar a questão, iniciou-se o processo.
İl özel idarelerinin, köy ve belediyelerin davada taraf ehliyetleri vardır.Suas vítimas, o público e os tribunais têm o direito de saber.
Sonuçta, yazar davadan beraat etti.Entretanto, o juiz concedeu ganho de causa ao Paduano.
Yüksek Mahkeme önünde savunduğu 32 davadan 29'unu kazandı.Hij won 29 van zijn 32 zaken bij het Hooggerechtshof.
Kamuoyunca bilinen pek çok davada görüşlerine danışılmıştır.Gevaar loop je als je advies van vele kanten is aangevochten.
Çok sayıda davada ölüm cezası verildi.In enkele gevallen wordt al de doodstraf uitgesproken.
Aynı davada kendisi de yargılandı.Hij werd tevens gedagvaard.
Sayesinde bu iki davada mahkûm edilmiş iki kişi salındı.Twee vrouwen werden in soortgelijke zaken vrijgesproken.
Her iki davada da anlaşmaya varıldı.De twee partijen kwamen echter tot een overeenkomst.
Davada 1477 sanık var.Na pobyt czasowy na terenie Głogowa zameldowanych jest 1477 osób.
Davada tutuklu sanık kalmadı.Oskarżony milczy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod