Ana içeriğe geç
Sözlük

dava ile cümle

dava kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Lily Rush ilk olarak kimsenin çözemediği bir cinayet davasını 25 yıl sonra çözer.Ngay sau đó, Iker Casillas chia tay sau 25 năm gắn bó vì không được ban lãnh đạo gia hạn hợp đồng.
Şer’i davalara ise kadılar bakmaktadır.Vũ Sư Thước sai người cáo cấp với Trịnh Kiểm.
Pamela Anderson iki kez boşanma davası açmış ikisinde de çift yeniden bir araya gelmiştir.Colvin đã kết hôn 2 lần với nhà báo Patrick Bishop; cả hai cuộc hôn nhân đều kết thúc bằng ly dị.
Bu davalarda kendisinin haricinde on kişi daha yargılanmış ve kendisi beş yıllık hapis cezası çarptırılmıştır.Tuy nhiên ân xá này chỉ dành cho những tù nhân, mà bị án dưới 5 năm.
Bu yüzden Davaniki lakabı ile de bilinir.Bên cạnh đó, ông còn nổi tiếng là người có tài xét kiện.
"Bu dava benim içimi rahatlattı".Nhận xét này khiến tôi sướng ngất ngây".
Ülkeler, istedikleri davayı Adalet Divanı'na götürürler.Người bản địa Mỹ quay sang tòa án để đòi quyền về đất đai của họ.
Sana davacıların haberi geldi mi?冒頭の「圧倒的(事態の)消息が,あなたに達したか。
Velma Billy'ye davası için planladığı bütün hileleri göstermeye çalışır ("When Velma Takes The Stand").ヴェルマはビリーに裁判の計画を語る (『When Velma Takes The Stand 』)。
Davanın tek kadın tutuklusuydu.裁判の中で唯一の女性被告であった。
Maddi hukuk bakımından hak sahibine davacı, yükümlü olana ise davalı denmektedir.例えば、債権者が保証人を訴えた場合の主債務者である。
Lincoln, İllionis eyaletinde geçirdiği 23 yıllık hukuk hayatı boyunca, 5.100'den fazla davada avukatlık yaptı.リンカーンはその23年間にわたる法律実務の経歴で、イリノイ州だけでも5,100件の訴訟に関与した。
Dava günü gelir.そしてやってきた裁判の日。
FBI 1989 yılı boyunca çetenin faaliyetlerini izledi ancak herhangi bir dava açılmadı.その後、FBIは1989年まで事件に関する調査活動を行ったが、起訴するまでには至らなかった。
20 Dava Dosyası.20分のドキュメンタリー。
Bunlar dava sebebi olarak adlandırılır.という苦情の為と思われる。
Filmi, izin almadan yurtdışına gönderdiği için Güney hakkında dava açılmıştı.文書配布の容疑で逮捕される前に、国外に出奔した。
Sanki aramızda yıllardır süren bir kan davası varmış gibi.血のにじむような苦労が続く駈け出し時代の数年。
Neden o kadar azim, müşkül bir dava içine girdik?なぜ独り善がりで突っ張っているのか。
Eğer yeni bir kanıt bulurlarsa, davayı bir sonraki duruşmada tekrar görüştürebilirler.最高裁判所は、十分な新しい証拠が見つかった場合、事件を再審査することもできる。
30 Aralık 2006'da von Teese "düzeltilemez görüş ayrılıkları" nedeniyle boşanma davası açtı.2006年12月30日、ディタ・フォン・ティースは「和解しがたい不和」のために離婚を申請した。
Davayla sonunda mahkeme dışında anlaşmaya varıldı.最終的にこのケースは法廷外で和解した。
Palyaçolardan, korsanlardan ve davacılardan korkar.トンカチ、海賊のピアスなどがある。
Aynı durum hukuk davaları için de geçerlidir.同じことは法史料にもあてはまる。
Dava reddedilinceye dek birkaç yıl devam etti.本訴の裁定までには数年かかる場合もある。
Haziran 2008 itibarıyla dava henüz sonuçlanmamıştır.2008年11月、この訴訟は不成功に終わった。
Kan davası yoktur.血統書はない。
Microsoft 17 Eylül 2007 tarihinde Avrupa Birliği Microsoft rekabet davasını kaybetmiştir.2007年9月17日、マイクロソフトは欧州委員会に対する訴訟で敗訴した。
Hakkındaki suçlamalar davanın üçüncü iddianamesinde yer aldı.彼らは不満を第三身分陳情書に書き示した。
Mükellefin tebliğ tarihinden başlayarak 30 gün içinde dava açma hakkı vardır.控訴委員会は控訴を受けた場合、原則として30日以内に審議を行い結果を通知しなければならない。
Hakkında açılan yolsuzluk davasından 2009 yılında beraat etti. ^ "Nerdesin sevgilim".2009年に発表されたシングル「CRIME OF LOVE/いいんだぜ〜君がいてくれれば〜」に収録。
Davanın görülmesine 13 Nisan 2015 tarihinde yapılacak ilk duruşma ile başlanacaktır.2005年4月21日、初公判が開かれる。
Bu arada dava birkaç yıl sonra düştü.結局この訴訟は数年にわたった。
Çocuğun annesiyle davası sürmektedir.娘の訴えを信じている。
Askeri davalara ise Kadı-î leşker bakardı.元軍人ゆえか風貌が厳めしい女性。
Londra'da doğmak onun davasına yardım etmedi.独身のままコペンハーゲンで没した。
1992'de Tracey Ullman, dizinin başarısının kaynağının kendi şovu olduğunu iddia ederek Fox'a dava açtı.1992年、『トレイシー・ウルマン・ショー』の司会をしていたトレイシー・ウルマンが、彼女の番組が本作のヒットの源だったと主張して、フォックス・テレビに対し訴訟を起こした。
‘Çapulcu’, ‘ayyaş’ dediği binlerce kişinin de dava açması lazım.何千人と集めることができる高木さんが屋台村なんてところで酔っ払い相手にプロレスって…」と呆れられていた。
Parlamento davalara ev sahipliği yaparken, başkan ve başkan yardımcıları siyaseten tarafsız olmalıdır.議会の議事を司会するときには、議長と副議長は政治的に不偏でなければならない。
49'lar Davası.術歴49年。
Böylelikle davacı sorununa hukûkî bir çare bulmaya çalışır.依頼人 明智に事件を依頼しに来る。
Bu dava hakkına özgür, roma yurttaşı ve baba egemenliği altında bulunmayan kişiler sahipti.ローマ社会でも家父長権の発生するマヌス婚と家父長権の発生しない自由婚が存在した。
2014 itibarıyla dava henüz duyulmamıştır.2012年、不起訴処分となった。
1979 yılında, Dava, merkezini İran'ın başkenti Tahran'a taşıdı.1979年にダアワ党は本部をイランの首都・テヘランに移転していた。
Alabama davasında karara bağlanmıştır).彼はアルディの訴訟で証言した。
Ayrıca CHP'nin hesaplarındaki usulsüzlüğe dair davaya bakmıştır.俺も鳩山内閣不信任案に欠席をしたことがある。
Kişi, başkasına dava açmak için bir avukattan yardım alabilir.少年は、法律扶助を利用して担当弁護士を付添人に選任することもできる。
(Ancak bu durum davanın jüri safhasına gelmesine kısa bir süre kala kabul görmüştür.)これにはランフォードの功績を高めることで相対的にマイヤーの功績を下げる目的もあったと推定されている)。
Bugün de kan davası güderler.この日は血液型占い。
Bilerek davayla ilgili kişilere yaklaşır ve onlara yardımcı olur.めぐみの一件ではめいの相談相手となり、そして助けとなる。
Bu dava nefret suçları yasası altında karara varılan ilk dava oldu.同法において強制起訴となった初のケースになった。
Ancak resmi yetkililerin kötüniyetle davrandığının açıkça belli olduğu davalar bunlardan ayrıktır.国はその政府と同じぐらい悪い、という事実に直面するわたしたちは、恥をかくだろう。
Valkyr davasının üzerinden iki yıl geçmiştir.『甲賀忍法帖』の2年前に発表されたもの。
Bütün davalar burada tarafsızlıkla görülürdü.勢力関係は全て中立の状態から開始された。
2 gün sonra davanın ikinci duruşmasında serbest bırakıldı.彼は2回目の裁判で無罪となった。
Pornografik dergi bir süre sonra dava edilir.講談社の雑誌るんるんは一世代後の刊行。
1976 yılında Tapınaktan kaçan Grace Stoen, 1977’de Tim’e karşı boşanma davası açacaktı.グレースは1976年に人民寺院を脱退し、翌年に夫ティムに対する離婚訴訟を開始した。
Dava Partisi, diğer Şii Irak İslam muhalefet partilerinin aksine savaşa karşı bir tavır aldı.イラク戦争については、他のシーア派政党と違い、反対の立場をとった。
"Dava sırasında binbaşı rütbesindeydim.退役時には、大佐の階級であった。
Dava hukuk terimi.承元の法難
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod