Dava kapanır.Sidang belum selesai.
Onu bu davaya çeken bir şeyler var.Tapi ada sesuatu yang menarikku untuk itu.
Buna rağmen Bram Stoker'ın dul eşi Florence Stoker filme dava açmış ve kazanmıştı.Di lalu menghubungi Florence Stoker, janda Bram Stoker, dan bernegosiasi mengenai hak ciptanya.
Bu davanın, ilerideki Monica Lewinsky skandalının ortaya çıkması için katkıda bulunduğuna inanılmaktadır.Topik yang diangkat pada saat itu adalah skandal Monica Lewinsky.
Aynı davada kendisi de yargılandı.Dia juga masih belum diadili atas kasus tersebut.
İmparatorluk yasaları altında, decemviri takımı büyük davalarda yargılama hakkına sahipti.Di bawah hukum kekaisaran, desemvirat memiliki yuridiksi dalam kasus-kasus kapital.
Bu durumda davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığının kanıtlanması gerekir.Karena itu ia harus bertanggung jawab atas kerusakan itu. ...
Bunun üzerine Kongre, bir Impeachment (yargı yoluyla görevden alma) davası açmayı kararlaştırdı.Menyikapi hal itu, Hamka mengeluarkan surat keputusan (SK) mengenai penghentian edaran fatwa.
Uğurlu Meze ismiyle beraber kan davaları da son bulmuştur.Kemudian terjadi pula perkawinan antara orang Melayu dengan orang Bajau, yang diberi gelar kare.
Hamiguitan Dağı, Filipinler' in Davao Oriental ilinde bulunan bir dağdır.Gunung Hamiguitan adalah sebuah gunung yang terletak di provinsi Davao Oriental, Filipina.
Saçılık tazminat davası açtı ve bu davayı kazandı.Dia mengajukan banding atas keputusan itu di pengadilan dan menang.
Size yardım edeceksem, dava uğruna yardım edeceğim."Bahkan jika saya dapat membantu wasit, saya akan melakukannya dengan senang hati."
Han Geng'in davayı ele aynı avukat Cho Bum Suk, Kris temsil etti.Dia diwakili oleh Cho Bum-suk, pengacara yang sama yang menangani kasus Han Geng 's.
Bunun sonucunda iki taraf da dava mahkemeye gitmeden anlaştı.Kedua belah pihak setuju akhirnya berdamai sebelum kasusnya masuk ke pengadilan.
Niçin dışta çobanlık davasında bulunuyor ve içte koyunlarıma kurt oluyorsunuz?Mengapa engkau tinggal duduk di antara kandang-kandang sambil mendengarkan seruling pemanggil kawanan?
Yalan davalar ve dedikodular başladı.Kelicikan dan kebohongan mulai tampak.
Barış Davası sürerken, dava sanıkları 1984 Nobel Barış Ödülü için aday gösterilmişlerdir.Atas perannya dalam proses gencatan senjata, ia dianugerahi Penghargaan Perdamaian Nobel pada tahun 1982.
15 Eylül 2016 tarihinde Jolie, Pitt'e boşanma davası açtı.Pada 19 September 2016, Jolie memberkaskan perceraian dari Pitt dengan alasan perbedaan yang tak terelakkan.
Kısa süren dava sonucunda dört idam cezasına çarptırıldı.Pengadilan tersebut berlangsung singkat dan Kamo dijatuhi empat hukuman mati.
Bunun üzerine dava, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşındı.Penyelidikan lebih lanjut dilimpahkan ke Pengadilan Hak Asasi Manusia Antar-Amerika.
Çok sayıda dava açtılar.Setelah melewati banyak pengadilan.
Bu haklar mirasçılara devredilemeyeceğinden dava konusuz kalır.Pemberitahuan tentang diharamkannya mewasiatkan harta pusaka kepada ahli waris.
Yasaya göre, siyasi partilerin kapatılması davalarında 5/3 çoğunluk aranacak.Daftar konstitusional undang-undang harus disetujui dalam 3/5 suara mayoritas.
Uluslararası Mahkeme'de konuyla ilgili dava açıldı.Terdapat juga kemungkinan perkara tersebut akan dibahas di pengadilan internasional.
Ayrıca eşi Semiha Yıldırım ve oğlu Erkan Yıldırım da davalardan vazgeçtiğini açıklamıştır.Namun, ketekunan dan kekerasan hatinya membuat orangtuanya menyerah juga.
Schacht davanın sonunda beraat etti.G.O kemudian mengakhiri kontraknya lewat pengadilan .
Büyük gözaltılar, siyasi davalar yaşandı.Penyanderaan dapat terjadi karena alasan politik.
Gizemli ve karışık davaları çözmekle uğraşır.Dia bekerja untuk menyelesaikan kasus-kasus rumit dan gaib.
Bu dava, Uluslararası Adalet Divanı tarafından sonuca bağlanan ilk dava idi.Ini adalah perkara pertama di Mahkamah Internasional yang berkaitan dengan deklarasi kemerdekaan sepihak.
Boşanma davaları gibi.Penyebab perceraian bermacam-macam.
Dava kapanır.Vụ án kết thúc.
Sonrasında beraber Zucco davasına bakarlar ve adalete teslim etmek için gerekli delilleri toplarlar.Cùng nhau họ đã điều tra Zucco và thu thập bằng chứng cần thiết để đưa hắn ra trước công lý.
Moskova Davalarında suçlu bulunanlar ancak 1988 yılında aklanacaklardır.Tuy nhiên, các nạn nhân của Vụ án Moskva chỉ được giải oan tất cả mọi tội lỗi vào năm 1988.
Müslüman olmayanların davaları şeriat mahkemesinde görülmez.Những người không phải Hồi giáo không được phép vào tòa án Sharia.
Hermann Göring'in Nürnberg davasında ifade verdi.Hermann Göring bị Tòa án Nürnberg tuyên án tử hình.
Bu davanın ardından başka bir dava 10 Ağustos'ta yapıldı.Sau sự việc này, một lời buộc tội được đưa ra vào ngày 13 tháng 8.
Action Music Yura hakkında kabul edilemez bir davranış videosu olduğunu ve ısrarla davada izletmiştir .Vụ kiện được quan tâm cho đến khi Action Music khẳng định rằng họ có 1 video về hành động của Yura.
1984 yılında Ideal Toys Larry Nichols’ın US3655201 no.lu patentine karşı açtığı davayı kaybetti.Năm 1984, Larry Nichols thông qua Moleculon Research kiện Ideal Toys vì đã vi phạm bằng sáng chế số US3655201.
Dava, tüm sanıkların suçsuz bulunduğu 1961 yılına dek sürmüştür.Sau quá trình xét xử kéo dài từ năm 1956-1961, tất cả các bị cáo đều được tuyên trắng án.
Bunun üzerine dava, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşındı.Công ước này lập ra Tòa án Nhân quyền châu Âu.
Ayrıca CHP'nin hesaplarındaki usulsüzlüğe dair davaya bakmıştır.Nó cũng làm người ta nghi ngờ về những cáo buộc thiếu căn cứ trong báo cáo của CSIR.
Sonunda dava mahkeme dışında anlaşıldı.Một vụ kiện dân sự đã được giải quyết ngoài tòa án.
Soruşturma sonunda elde edilen bilgiler Dreyfus davasının yeniden görülmesini gerektiriyordu.Trong những thành công là việc ông đòi xử lại vụ án Dreyfus.
Dava Temmuz 2011'de kapandı.Vụ kiện đã bị hủy bỏ vào tháng 11 năm 2011.
Bu yaptırıma karşı açılan davalar sürmektedir.Vụ án này được giàn dựng để chống lại tôi.
Debra dedektifliğe yükseldi ve The Skinner olarak bilinen bir dava üzerinde çalışmaya başlar.Trong khi đó, Debra điều tra về kẻ giết người hàng loạt được gọi là "Skinner" để phấn đấu lên chức thanh tra.
Mahkemelerde herkes kendi davasını savunurdu.Những trường hợp khác các gia đình đều lôi nhau ra tòa.
Ertesi gün dava iki hafta süreyle ertelendi.Án tử hình được thi hành hai tiếng đồng hồ sau.
Fermi 1954'teki davada Oppenheimer hakkında ifade veren bilim insanlarından biriydi.Chi này được miêu tả khoa học năm 1954 bởi Uhmann.
Oldukça eski olan bu denetim türü, ilk olarak 1803 tarihli Marbury vs. Madison davasında gündeme gelmiştir.Quyền lực này được tuyên bố vào năm 1803 trong vụ Marbury đối đầu Madison.
Davalı kişinin bunun aksini ispat etme zorunluluğu yoktur.Bị cáo không có nghĩa vụ phải chứng minh mình vô tội.
Aralık 2009’da Hankyung ajansları SM Entertaintmen’e dava açarak gruptan ayrıldı.Vào tháng 12, 2009, Han Geng rời nhóm sau khi đâm đơn kiện công ty chủ quản là SM Entertainment.
Eğer yeni bir kanıt bulurlarsa, davayı bir sonraki duruşmada tekrar görüştürebilirler.Nó cũng có thể thẩm tra lại các vụ kiện nếu xuất hiện bằng chứng mới.
Vergi Reformu ve Kalkınma Davamız.Hướng dẫn Thủ tục và lệ phí
Ordinamenti davalarının hükümleri üzerine görevlendirme yoktu."Cục Bản quyền không có thẩm quyền đưa ra hình thức xử phạt.
Saverin tarafından Facebook'a açılan dava mahkeme dışında çözüldü.Vụ kiện của anh chống lại Facebook đã được giải quyết bên ngoài tòa án.
Yasaya göre, siyasi partilerin kapatılması davalarında 5/3 çoğunluk aranacak.Số phiếu được ấn định không dưới 3/5 tổng số các Quốc gia ký kết.
Ancak idare mahkemelerinin tek hakimle karar verebileceği davalar da vardır.Cuối cùng, có khả năng những câu hỏi như vậy chỉ có thể được giải quyết bởi một tòa án.
Çabalarımız sonucunda dava açılmış fakat büyük kamuoyu desteğine ihtiyaç duymaktayız.Bị kết án, nhưng ông vẫn được dân Tiệp Khắc ủng hộ.
Bu ad zamanla yumuşayarak Davala'ya dönüşmüştür.Thành phố Davao trở thành tỉnh lỵ của tỉnh Davao.