Ana içeriğe geç
Sözlük

dava ile cümle

dava kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
2009'da, Pirate Bay davası, izleyicinin birincil kurucuları için suçlu bir kararda sona erdi.Στις αρχές του 2005 το ανώτατο δικαστήριο της Χιλής για τις ίδιες κατηγορίες τoν αθώωσε.
Ardından boşanma davası açar.Κατόπιν ξεκινά η δίκη.
Günümüze kadar Risale-i Nur hakkındaki pek çok davada beraat kararı verilmiştir.Έχουν ήδη αποδειχθεί πολλά ανάλογα της υπόθεσης Ρίμαν.
Türk Ceza Adaleti sistemi içinde kamu davası açan belgeye iddianame denir.Έχει εκδοθεί ένταλμα σύλληψης από τουρκικό δικαστήριο.
Saldırılara uğradı, hakkında davalar açıldı.Αφού συνελήφθη, του απαγγέλθηκαν κατηγορίες.
Bir de üzerine dava açıyor” diye konuştu.Επίσης ζητώ να μου απαγγελθούν κατηγορίες".
İçişleri Bakanlığı hem yazar hem yayımcı hakkında dava açtı, kitap toplatıldı.Η κυβέρνηση μάλιστα παρέπεπψε σε δίκη τόσο τον συγγραφέα όσο και τον εκδότη, αλλά οι κατηγοίες κατέπεσαν.
Dava Sobel tarafından hazırlanmıştır.Διαιτητής ο κ. Κάμπελ.
Dava beraatle sonuçlandı ve tutukluların çoğu Aralık 1955'te serbest bırakıldı.Τελικά, η απόφαση εκτέλεσης ματαιώθηκε και οι τελευταίοι απελευθέρωσαν τους φυλακισμένους στις 5 Οκτωβρίου.
Kısa süren dava sonucunda dört idam cezasına çarptırıldı.Μόνο 4 καταδικάστηκαν για μικρότερες κατηγορίες.
Bu dava Brezilyalı futbolcu Matuzalem ile ilgiliydi.Αυτό συνέβη στην περίπτωση του βραζιλιάνου ποδοσφαιριστή Ματουζάλεμ.
Gaga'nın sözcüsü davayı "değersiz" ve "yanıltıcı" olarak nitelendirdi.Gagas talsmand kaldte retssagen "uden værdi" og "vildledende".
MSF bu konuda internet sayfasında bir dilekçe hazırlayarak, Novartis'in bu davayı bırakmasını talep etmiştir.MSF har lanceret en underskriftsindsamling på sin hjemmeside for at få Novartis til at frafalde sit søgsmål.
Velma Billy'ye davası için planladığı bütün hileleri göstermeye çalışır ("When Velma Takes The Stand").Velma søger stadig at få Flynns opmærksomhed til sin retssag med sine ideer ("When Velma Takes the Stand").
Gilsig, Salomon'a karşı "uzlaşmaz farklılıklar"ı öne sürerek 8 Eylül 2010 tarihinde boşanma davası açtı.Gilsig søgte om skilsmisse fra Salomon den 8. september 2010, med henvisning uforenelige forskelle.
Kardashian, kasetin sahiplenilmesi için Vivid Entertainment'a dava açtı.Kim Kardashian sagsøgte Vivid Entertainment for ejerskab af videoen.
İki yıllık barıştan sonra, Piru Street Boys ve Crips çeteleri arasında kan davası patlak verdi.Efter to år med fred, startede en fejde, mellem Piru Street Boys og de andre Crip-sæt.
Ancak bu dava sonucunda çocuğun üzerinde ikisinin de eşit haklara sahip olduğuna karar verildi.I samme sag fik to af hans sønner samme dom.
Onu bu davaya çeken bir şeyler var.Der er noget der trænger sig ind på hende.
Hermann Göring'in Nürnberg davasında ifade verdi.Kesselring havde vidnet ved Nürnberg-processen mod Hermann Göring.
1979'da savcı iyi hal sebebiyle davayı düşürmüştür.I 1979 forsøgte Justitsministeriet uden held at genoptage sagen.
20th Century Fox, sonradan bu ürünleri üretenlere dava açtı ve üreticiler, bunları üretmeyi bıraktı.20th Century Fox sagsøgte skaberen af trøjerne, som til sidst gik med til at stoppe med at lave dem.
Hakkında dava açılmış tek yargıç olan Samuel Chase 1805'te aklanmıştır.Højesteretsdommer Samuel Chase i 1804.
Bunun sonucunda iki taraf da dava mahkemeye gitmeden anlaştı.Problemet blev dog løst mellem de to parter, inden det kom for en domstol.
Adams'ın davası The Thin Blue Line filmine konu olmuştur.The Secrets of Pluto’s Thin Blue Line.
Abasıyanık, 1941 yılında davadan beraat etti.Berrefjord tog juridisk embedseksamen i 1941.
Davaları Eylül içinde devam etti.Operationerne optoges i september.
29 Aralık 2015'te davası sonuçlandı ve davayı kazandı.De retssager, der blev rejst, skulle afsluttes inden maj 2010, og han vandt sagen.
Benzer davalar İngiltere ve Meksika'da da açıldı.Der opstod også sådanne selskaber i Frankrig og England.
49'lar Davası.Hvorfor vil du dog klage 41.
Çocuk Kanunu'na göre çocuklarla ilgili davalar aile mahkemelerinde görülmektedir.Børnerådet taler børnenes sag i den offentlige debat.
Dava edene davacı, dava edilene de davalı denir.Er han tiltalt, benævnes han "tiltalte".
İkinci dava 2 Ekim 2013 tarihinde gerçekleşti.Retssagen startede 2. september 2013.
Onu bir mahkemede bir davaya yargiç olarak bakarken buldu.Han sad nu som justitiarius ved en domstol.
Bu sebeple Nintendo'ya dava açılması bile gündeme geldi.Retssagen endte i Nintendos favør.
Başka bir dava açarak kararı bozdu.Men nu blev sagen optaget fra en anden side.
Davanın Yüksek Mahkeme'ye götürülmesine ilişkin başvuru kabul edilmemiştir.Sagen blev ikke indbragt for Højesteret.
"Karşıyaka dâvâyı kazandı".Hvidovre IF vandt mesterskabet. ¨
Sanki aramızda yıllardır süren bir kan davası varmış gibi.Man kan få blodtransfusioner i mange år.
30 Ağustos 2013 günü CAS bu davanın kararını açıkladı.Den 9. november kritiserede The Times denne beslutning.
15 Eylül 2016 tarihinde Jolie, Pitt'e boşanma davası açtı.Parret blev gift i 2014, men i september 2016 søgte Jolie om skilsmisse fra Pitt.
Cena, 1 Mayıs 2012 tarihinde eşine boşanma davası açtı ve bu ikili 18 Temmuz'da boşandı.I juli 2015 ansøgte paret om skilsmisse, og den 18. marts 2016 blev skilsmissen klar.
Babam da senin davanın doğruluğunu itiraf ederdi.Vor sags retfærdighed vil også blive anerkendt.
16 Kasım - Nazlı Ilıcak ve Aydoğdu İlter basın davasında beraat etti.16. november 2001. Information-journalist frikendt i Lundin-sag.
Valkyr davasının üzerinden iki yıl geçmiştir.Handlingen foregår 2 år efter Amuletten fra Samarkand.
Halkın Mahkemesindeki en tanınmış dava, 20 Temmuz suikast girişimi hakkında açılan davaydı.Domstolen frafaldt senere beskyldningerne om, at han skulle have været med i 20. juli-attentatet.
Board of Education davasında kamu okullardaki ırk ayrımının anayasaya aykırı olarak ilân edilmesidir.Højesteret bedømte segregation i offentlige skoler som et brud på grundloven.
Dava 1965 yılına kadar devam etti.Han forblev i embedet indtil 1965.
Yazıları nedeniyle 300'den fazla davada yargılandı.Han siger selv han har været arresteret over 300 gange i forbindelse med demonstrationer.
Ama, hükümet davayı hiçbir zaman başlatmadı.Politiet rejste dog aldrig tiltale i sagen.
Hüküm, bir dava mahkemesinin hukuksal uyuşmazlığı çözen son kararıdır.Domstolen kan som sidste instans kontrollere en afgørelses lovlighed.
Eğer yeni bir kanıt bulurlarsa, davayı bir sonraki duruşmada tekrar görüştürebilirler.Hvis søgsmålet vindes kan sagsøgeren indkassere det tredobbelte af tabet.
Davanın sonucunda Avrupa Birliği kazandı.I alle tre tilfælde vandt det europæiske hold.
Sonunda dava mahkeme dışında anlaşıldı.Sagen blev dog tilsyneladende løst uden om domstolen.
Davalıların, isnat edilen suçlarla ilgili cevap vermelerine izin verilmezdi.Dommerne tillod ikke fremlæggelse af beviser fra de tiltalte.
Fakat tek bir davaya bakmasının ardından Fransız ordusuna katıldı.Efter edsaflæggelsen meldte Lassen sig ind i den britiske hær.
Alabama davasında karara bağlanmıştır).Dommen blev opretholdt i libysk højesteret.
Her iki davada da anlaşmaya varıldı.Begge gange blev afholdt folkeafstemning.
20 Dava Dosyası.20 discipliner.
Davaya müdahil olmayacağım.Der bliver aldrig anlagt sag.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod