Ana içeriğe geç
Sözlük

dava ile cümle

dava kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonra dava açan Adler grubu 2,5 milyon $ ödemeye mahkûm etmişti.A bíróság ezenkívül Gere Ákost még 2 és fél millió forint bűnügyi költség megfizetésére is kötelezte.
Dava kapanır.Az ügyet ejtették.
Davayla sonunda mahkeme dışında anlaşmaya varıldı.A vitát később bíróságon kívül rendezték.
"Bu dava benim içimi rahatlattı".Ez a gondolat engem teljesen elbátortalanított.”
Ancak bu dava hiç de hükümetin istediği gibi sonuçlanmadı.De senki nem becsülte alá annyira a kormányt, mint ami valójában történt.
Dava sonunda hepsi uzun süreli hapis cezaları aldı.A többiek általában hosszú börtönbüntetést kaptak.
"Ergenekon davaları birleştirildi".A Derencsényi örökösök birják.”
Tutuklanmasına karar verilen işçiler toplu halde Devrimci Yol davasına dahil edildi.A fogságba vetett gyanúsakat azután a Forradalmi Törvényszék elé állították.
Avrupa'ya kaçmak istediği dönemler ise hakkındaki davaların aleyhinde seyrettiği zamanlardı.Mikorra Európába ért, már aggódott, mi vár rá.
Dava beraatla sonuçladı ve serbest bırakıldı.A bíróság felmentő ítéletet hozott és őt szabadon bocsátották.
Palyaçolardan, korsanlardan ve davacılardan korkar.Kalózok, rablók és rabszolgavadászok otthona.
Buna karşın ceza yargılamalarında davalı tabiri kullanılmaz.Nem meglepő, hogy a kártérítési perekben nem fogadták el a bírók bizonyítékként.
Yōsuke Matsuoka ve Osami Nagano olmak üzere iki sanık dava sırasında ölmüştür.Két vádlott (Macuoka Jószuke és Nagano Oszami) természetes halált halt a per során.
Fakat daha sonra dava düştü ve moshing festivallerde veya konserlerde yasaklanmadı.A terv sikertelen volt, de a hatóságok nem büntették meg sem Shakespeare-t, sem a színészeket.
Doktorlar davası (resmi olarak Amerika Birleşik Devletleri v.Az Egyesült Államokkal folytatott sikeres pereskedése miatt (United States v.
1 Haziran 2007 tarihinde ABD Yüksek İdare Mahkemesinin davayı reddetmesi üzerine tahliye edildi.Ezért 2009. június 21-én az Egyesült Államok Legfelsőbb Bírósága elutasította a fellebbezést.
Bettencourt Davası'na adına karışmış.Az eset Tiencsini incidens néven vált ismertté.
Buralarda görülen davalar trafik cezaları, basit suçlar ve medeni konuları kapsar.Itt olyan ügyekkel foglalkoznak, mint forgalmi kihágások, kisebb bűnügyek, vagy kisebb polgári perek.
Eğer yeni bir kanıt bulurlarsa, davayı bir sonraki duruşmada tekrar görüştürebilirler.Ha ez sikerül neki valamikor, talán újra beszélni fogunk.
Tugayın emekli muharipleri Katz hakkında iftira attığı iddiasıyla dava açtı.Az exférj azonban keresetet adott be, hogy Tesst ő nevelhesse.
Holokost inkârı davalarında çoğunlukla bu kavrama dayanılmaktadır.Sok vallásos ember számára a kérdést leginkább a holokauszt vetette fel.
Davada tutuklu sanık kalmadı.Senkit nem tartóztattak le az ügyben.
Bu olayla Dreyfus davası yeni bir boyut kazandı.Jelentős szerepet játszott a Dreyfus-ügyben.
Görevli 20 polis hakkında dava açıldı.Itt 20 rendőrrel végeztek.
Böylelikle davacı sorununa hukûkî bir çare bulmaya çalışır.Az ügyész ezért könnyít a vádlott helyzetén.
Görev alanına giren davalar HMK madde 4'te sayılmıştır.Most nézzünk példát 4 darab HDD-re, mint az ábrán.
DEC, bir davaya konu olan StrongARM işlemci grubunu 1997 yılında Intel'e satmayı kabul etti.A DEC egy per során beleegyezett, hogy eladja az Intel-nek a StrongARM technológiát, 1997-ben.
Ceylan Önkol’un öldürülmesiyle ilgili olarak Türkiye’de hala dava açılmamıştır.Ugyanakkor nem szolgáltatott igazságot Czibak Imre megölése miatt sem.
Bu davanın, ilerideki Monica Lewinsky skandalının ortaya çıkması için katkıda bulunduğuna inanılmaktadır.Második kormányzati ciklusára rányomta bélyegét a Monica Lewinsky-botrány.
Vergi Reformu ve Kalkınma Davamız.Büntetési és börtönrendszerünk reformja.
Kanıtlanamayan ve aksi de ispatlanamayan dava 30 Haziran 1501 tarihine kadar sürer.A felvételi vagy elutasítási értesítőnek július 31-ig kell megérkeznie.
1979'da savcı iyi hal sebebiyle davayı düşürmüştür.1979-ben ügyvédi, jogtanácsosi szakvizsgát tett.
Bu arada kendisine karşı bir cinsel taciz davası açılır.Bűnösnek vallotta magát egy kamaszfiú szexuális zaklatásában.
Bu konuda kendisine açılan hakaret davasını kaybetmiştir.Ez az ellene indított bűnvádi eljárás kapcsán derült ki.
Dava kapanır.Tapaus suljettu.
22 Temmuz 1988 tarihinde dava başladı.Rikosten oikeuskäsittely alkoi 22. heinäkuuta 1988.
Sonrasında beraber Zucco davasına bakarlar ve adalete teslim etmek için gerekli delilleri toplarlar.Sen jälkeen hän menee Zackin luo ja pyytää tapauksen todisteita.
France, 2000 yılında Paris Yüksek Mahkemesi tarafından kararı verilmiş bir Fransız davasıdır.Georgia) on Yhdysvaltain korkeimman oikeuden vuonna 1972 antama päätös.
12 Temmuz 2018'de yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında 13 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum edildi.Hänet tuomittiin heinäkuussa 2018 kolmentoista vuoden vankeusrangaistukseen.
7 Haziran 1977'de cinayet davası için Pitkin County, Colorado'ya nakledildi.7. kesäkuuta 1977 Bundy siirrettiin Pitkinin piirikunnan oikeustaloon murhaoikeudenkäyntiä varten.
Dava Sobel (d.Dava Sobel (s.
Ancak bu dava hiç de hükümetin istediği gibi sonuçlanmadı.Oikeudenkäynti ei mennyt kuten Ranskan hallitus oli suunnitellut.
Svanlar, kan davası gibi pek çok eski geleneği sürdürürler.Svanit ovat säilyttäneet monia vanhoja perinteitään, kuten verikoston.
Ama, hükümet davayı hiçbir zaman başlatmadı.Hallitus ei koskaan ehtinyt aloittaa toimintaansa.
Tebliğ Cemaati, davanın hem kocalarından, hem de çocuklarına bakmaktan mühim olduğunu öğretir.Hutunaiset, olkaa tarkkaavaisia ja varmistakaa, että aviomiehenne, veljenne ja poikanne tajuavat tämän.
Yabancıların ikâmetine ilişkin davaları takip etmek.Menettelyt ulkomaalaisten kohdistamiselle.
Mart 1997'de dava geri çekildi.Syytteistä luovuttiin maaliskuussa 2004.
20 Kasım - Nürnberg Mahkemeleri kuruldu ve davalar başladı.20. marraskuuta – Nürnbergin oikeudenkäynti 24 natsijohtajaa vastaan alkoi.
Davanın tek kadın tutuklusuydu.Yksi pidätetyistä oli nainen.
1999 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Bill Clinton'ın azli istemiyle açılan dava başladı.1999 – Yhdysvaltain presidentti Bill Clintonin virkarikossyyteoikeudenkäynti alkoi.
Aynı durum hukuk davaları için de geçerlidir.Sama koskee lainsäädäntötyötä.
Saçılık tazminat davası açtı ve bu davayı kazandı.Hän nosti syytteen kunnianloukkauksesta ja voitti kanteen.
Bu töre, aileler arasındaki kan davalarını ortadan kaldırmak için de bir yöntem olarak kullanılmaktadır.Yksi esimerkki prosessista on veren jakaminen vampyyrilepakoiden kesken.
Dava sonucunda Cem Garipoğlu 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Jokainen heistä sai 240 vuoden pituisen tuomion.
Davayla sonunda mahkeme dışında anlaşmaya varıldı.Juttu sovittiin lopulta oikeussalin ulkopuolella.
Bunun sonucunda iki taraf da dava mahkemeye gitmeden anlaştı.Tapaus sovittiin kaksi päivää ennen oikeudenkäynnin alkamista.
Buna rağmen bu dava uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.Tuomio onkin herättänyt laajaa kansainvälistä paheksuntaa.
Bu komisyon aracılığıyla Türkiye'deki siyasi davaları takip etti ve tutukluları ziyaret etti.Siellä hän osallistui poliittisten vankien mielenilmauksiin ja yritti paeta.
Bunu gören Zehra çok sevinir ve davanın yeniden görülmesini bekler.Kagura on ihastunut Sesshōmaruun ja on iloinen, kun pääsee näkemään tämän vielä kerran ennen kuolemaansa.
Fakat Denise Richards 2. çocuğuna hamile iken eşine boşanma davası açmıştı.Richards haki avioeroa Sheenistä odottaessaan toista lastaan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod