Bir sonraki dava "Vinilex Davası"'dır.Новое «дело Литвиненко».
İllerde, idari davalara temyizin Yüce İdari Mahkemeye yapılabileceği il idari mahkemelerinde bakılmaktadır.Гордится сыном, ведущим дела в Верховном суде.
2014 yılının Mayıs ayında Kris, Ekim ayında Luhan S.M. Entertainment'a gruptan ayrılmak için dava açtı.В мае 2014 года Крис направил иск против S.M. Entertainment, чтобы уйти из группы.
Bunun üzerine eşi İlkay Adalı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Türkiye aleyhine dava açtı.Позднее наследники Антера подали иск в Европейский суд по правам человека против Турции.
"İspanya'da GAL davası derinleşiyor".В Кургане назревает отопительный скандал».
Microsoft Corporation davasını açtı.Выпускалась корпорацией Microsoft.
Oldukça eski olan bu denetim türü, ilk olarak 1803 tarihli Marbury vs. Madison davasında gündeme gelmiştir.Впервые данный принцип был закреплён в решении Верховного Суда по делу «Мэрбэри против Мэдисона» 1803 года.
Bunun üzerine dava, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşındı.Вследствие этого, была подана жалоба в Европейский суд по правам человека.
Karısı kararın ardından boşanma davası açtı.Его жена инициировала развод.
Temyiz sonucu bu davadan da beraat etti.Клятва затрудняла это дело..
1937) 2015 - Sami Hoştan, Türk Susurluk davası hükümlüsü ve Ergenekon davası sanığı (d.2013 стр. 25 Приложение о визите в Россию к докладу Специального докладчика по пыткам E/CN.4/1995/34/Add.
Tekrar görülen davada yerel mahkeme, ikinci kez beraat kararı verdi.Областное управление юстиции вновь — уже в третий раз — обжаловало это решение.
Dük, Keşiş Ludowick'e karşı olan davanın Angelo tarafından görülmesine razı olur.Герцог, который на самом деле не покинул город, живёт там под видом монаха Лодовико.
Bununla militan püritanizmin parlamento davasına katkısı sağlanmış oldu.Манифест стал поводом к уголовному преследованию депутатов Петербургского Совета.
Şüpheliler hakkında dolandırıcılık suçlamasından dava açıldı.Имелись сообщения о предполагаемом мошенничестве.
Yargılandığı tüm davalardan Yargıtay aşamasında beraat etti.Этой версии он придерживался в ходе всего судебного процесса.
Yargılamanın aleniyeti ilkesi Anayasa Mahkemesi davalarında geçerli değildir.Первоначальный текст Закона судного не сохранился.
Çok sayıda davada ölüm cezası verildi.Нескольким были вынесены смертные приговоры.
29 Aralık 2015'te davası sonuçlandı ve davayı kazandı.13 мая 2015 года Федеральный суд постановил, что вопрос стал спорным, и закрыл дело.
Genel olarak hukuk dilinde davalının duruşmalara katılmasa bile gıyabında yargılanmasını ifade eder.Компартия хоть и оказывала им помощь на судебном процессе, тем не менее, дистанцировалась от них.
Davanın sözlü yargılama aşaması 28 Nisan 2015'te tamamlanmıştır.По последнему решению суда, находится под арестом до 28 августа 2015 года.
6-7 Eylül Olayları davası sonuçlandı.Переигровки прошли 6-7 января.
Sonunda dava mahkeme dışında anlaşıldı.Судебное дело было улажено вне суда.
Sonunda dava 25 Aralık 1868'de düştü.Приговор был приведён в исполнение 25 марта 1878 года.
Annesinin babası aktör Richard Davalos'du.Её дед по матери — актёр Ричард Давалос.
Bu davalar sonucunda 2003 yılında silahlı saldırıya uğramıştır.نتيجة لهذه الدعاوى تعرض لهجوم مسلح عام 2003 .
Bu dava, Kanada'da evlenen beş tane İsrailli erkek çift tarafından açıldı.رفع الدعوى خمسة من الرجال الإسرائيليين المتزوجين في كندا.
Divanda dava dinler ve hakimler, valinin huzurunda hüküm verirlerdi.واحتكموا إلى الحاكم و(تحاكموا) بمعنى.(وحكموه بينهم: أمروه أن يحكم.
Daniel Nugent: Cinayet davasında Victor'a karşı bir tanık.دانيال نوجنت: شاهد ضد فيكتور في محاكمته بتهمة القتل.
24 Kasım 2010 tarihinde davanın yeniden açılacağı açıklandı.وفي 24 نوفمبر 2010، أُعلن أنه تم فتح قضيتها من جديد.
"Uğrunda ölmeyi göze alacağım birçok dava var ama uğrunda öldüreceğim hiçbir dava yoktur.""ستكون هناك العديد من القضايا من جراء مجازفتي بحياتي، لكن عندما أُقتل، فلن تكون هناك قضية واحدة."
O da Polonya davasına adanmış Fransa'da Polonia komitelerinde aktif bir üyesi oldu.كما كانت أيضًا عضوًا نشطًا في لجان البولنديين في فرنسا المكرسة للقضية البولندية.
Şeriat mahkemeleri, çoğu sivil ve ceza davaları için genel yargı yetkisine sahiptir.محاكم القضاء العام لها الاختصاص العام في معظم القضايا الجنائية والمدنية.
Bu noktada Yahudiler davanın sona erdiğini düşünüp Tanrı'ya şükretti.عندئذ ظنّ اليهود أن القضية قد انتهت فحمدوا القدير على خلاصهم..
Denetimlerinin sonucu olumsuz çıkarsa hekim kötü tedavi görmüş hasta tarafından dava edilebilirdi.وإذا كانت نتائج تلك المراجعات سلبية، يمكن أن يواجه الطبيب الممارس دعوى قضائية من قبل مريض تم علاجه بشكل سيء.
Ayrıca Doğu Bölgesi'ndeki Şii azınlığı için aile ya da din davalarıyla ilgilenen iki mahkeme mevcuttur.هناك أيضا ً محكمتين للأقلية الشيعية في المنطقة الشرقية تتعامل مع القضايا الأسرية والدينية.
Boşanma davası sırasında barışan çift daha sonra tekrar ayrılarak, 6 kasım 2013 günü anlaşarak boşanmıştır.وأثناء قضية الطلاق تصالح الزوجان، ثم انفصلوا مرة أخرى، ثم تطلقوا في 6 نوفمبر 2013.
Savaştan sonra bu suçları işleyen doktorlar, Doktorlar davası olarak bilinen duruşmada yargılandılar.وبعد الحرب، تمت محاكمة هذه الجرائم فيما أصبح يُعرف باسم محاكمة الأطباء.
Sana davacıların haberi geldi mi?أقبل "محمد بن سيرين" على هؤلاء الصحابة الكرام ينهل من علمهم وفقههم وروايتهم لحديث الرسول صلى الله عليه وسلم.
İnsanlar tutuklanmaya, gözaltına alınmaya, kovuşturulmaya başlandı, davalar birbirini izledi.طُلب منهم ان يقوموا ويجلسوا ثم يقوموا مرة أخرى ثم فتح احدهم النار على اليهود وتبعه البقية.
Yargıç, bölge valisi tarafından seçilirdi ve davalarla ilgilenmek için bununla yakın bir şekilde çalışırdı.القاضي يتم تعيينه من قبل الحاكم المحلي ويعملان معاً على حل القضايا.
Davalılar Thomas More Hukuk Merkezi tarafından temsil edildi.ومثل محامي الدفاع مركز توماس مور قانوني.
Osakabe, baskı altındaki mesleğini bıraktı ve davasını bir iş mahkemesiyle sürdürmeye karar verdi.تركت أوساكابي وظيفتها تحت الضغط وواصلت قضيتها أمام محكمة عمالية.
Ardından boşanma davası açar.وبعد ذلك رفعت دعوةالطلاق.
Davarlarını otlatırlar ve çevreyi tanırlar.يبدأ في التعرف على المحيطين به ويفرق بينهم.
Dava reddedilinceye dek birkaç yıl devam etti.استمرت الدعوى لسنوات قبل أن يلقى بها خارج المحاكم.
İdari mahkemeler, resmi kararların alındığı davaları işleme koymaktadır.تنظر المحاكم الإدارية في حالات الطعن بالقرارات الرسمية.
Bu davalarda hicab, laik hükümete karşı siyasi İslam'ın veya köktendinciliğin bir işareti olarak görülüyor.وبالتالي الحجاب في هذه الحالة يعتبر دليل على فكر سياسي إسلامي أو الأصولية ضد الحكومة العلمانية.
20th Century Fox, sonradan bu ürünleri üretenlere dava açtı ve üreticiler, bunları üretmeyi bıraktı.وبعد مرور القرن العشرون رفعت دعوة على منتجين هذه المنتجات واعتزل المنتجين إنتاج هذه المنتجات.
Çin'de, insan kaçakçılığı ve ciddi yolsuzluk davaları ölüm cezası ile sonuçlanabilir.وفي الصين، ينفذ حكم الإعدام في جرائم مثل الاتجار بالبشر وكذلك في جرائم الفساد الخطيرة.
İkinci dava Yassıada'ydı.محاكمة الطاغية الثاني.
Bu davadan sonra, Kıbrıs Cumhuriyeti'nde ikamet eden Kıbrıslı Türklere oy hakkı verilmiştir.وبعد هذه الحالة، أعطيت حق التصويت للقبارصة الأتراك المقيمين في جمهورية قبرص.
24. Şubat 2010 tarihinde görülen davanın ardından Seki, Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi'ne sevk edildi.وفي 24 فبراير 2010 عقب دعوة سيكى ، فقد تم نقلعا إلى سجن باكيركوى للنساء والاطفال.
Ancak son yıllarda bu çabalar mahkemelere dava olarak taşınmıştır.ومع ذلك، تم حل النزاع في معظم القضايا من خلال الدعاوى القضائية في السنوات الأخيرة.
Bu olaylar ve takip eden dava İtalyan medyasında büyük yankı uyandırdı.حظيت هذه الأحداث والمحكمة على صيت واسع في وسائل الإعلام الإيطالية.
Çin yetkilileri, 29 Aralık 2011'de Yulan'ın hilekarlık davasında yargılanmasına karar verdiler.وفي 29 ديسمبر 2011، وضعت السلطات الصينية يولان للمحاكمة بتهمة التزوير في بكين.
1988 - Manuel Noriega'ya kaçakçılık ve para aklama suçlarından dava açıldı.1988 - إدانة رئيس بنما مانويل نورييغا بتهم بتهريب لمخدرات وغسيل الأموال.
Dava iki ay daha sürdü ve İngiliz elçi, Rodos valisinin işkencelerine ışık tutulması için ısrar etti.واستمرت القضية لشهرين إضافيين بسبب إصرار السفير البريطاني على كشف حقيقة ضلوع والي رودس في عمليات التعذيب.
Bu davanın sonucu, yurtdışında yapılan eşcinsel evliliklerin İsrail'de tanınmasıydı.نحن لا نقرر أن الزواج بين الأشخاص من نفس الجنس سيعترف به في إسرائيل.
Babam da senin davanın doğruluğunu itiraf ederdi.والتأكيد على عدالة قضيتها..