Darbuka sözcüğü de benzer bir şekilde Arapça ‘darp’ (vurmak) kökünden gelir.Portanto, a palavra daf é uma forma árabe da palavra dap.
Ginza adı, Edo döneminde 1612'de kurulan gümüş sikke darphanesinden gelmektedir.Ginza is vernoemd naar een munthuis dat in 1612 werd gesticht.
Göktürkler para da darp ettirmişlerdir.Do majątku mogą wchodzić długi (które są pasywami majątkowymi).
Bu dönemlerde Nâbi, Darphane Eminliği, Başmukabelecilik gibi görevlerde bulundu.Tymczasem związani odkrywają, czego smok tak pilnie strzegł.
Bakır sikkelerin darp etme yetki genelde yerel zanaatçılara açık artırmayla verilirdi.Tidvis har efterfrågan på järnsand från lokala entreprenörer varit större än tillgången.
Selçuklu adına başka Ankara darplı sikke basılmamıştır.Det går ju ändå inte att finna denne Hosmer Angel, menar han.
Göktürkler para da darp ettirmişlerdir.Подушний податок (гезіт) збирався грошима.
Los Angeles Bölge Savcılığı dört polis memuru hakkında darp ve orantısız güç kullanma suçundan dava açar.Окружний прокурор Лос-Анджелеса звинуватив чотирьох поліцейських в застосуванні надмірної насильства.
Bazı darphaneler sadece belirli bir parayı basardı.Керівники походу змогли зібрати лише частину необхідної суми.
Dareikos denilen bir para birimi darp etmişlerdir.Назвімо хоча б декого з донеччан.
Aurelian'nın saltanatı sadece darphane işçilerinin ayaklanmasını kaydeder.Рафферті запам'ятовує тільки татуювання на руці вбивці.
Bu altın sıkke o zamandan günümüze kadar İngiltere darphanesinde basılmaya devam etmiştir.Вона залишається ключовим джерелом провенансу полотен того часу в Англії.
Gruptakiler şoförü darp ederken bir gösterici de yaralandı.Ředitelce se navíc někdo pokusil poškodit vůz.
Elinde eski para olan kişiler paralarını darphaneye getirerek yenisiyle değiştiriyorlardı.Lidé, kteří si potřebovali půjčit peníze, zastavili své věci výměnou za peněžní půjčku.
İlk darpedilişte 2 mangir 1 akçeye eşit kabul edilmekte idi.V prvním skrutiniu oba získali stejný počet hlasů.
Dareikos denilen bir para birimi darp etmişlerdir.A kapott egyes komplemenshez hozzáadunk egyet.
Burada bir kraliyet darphanesi kuruldu ve kasaba, kuyumcuları ile tanınmaya başladı.Kaupunkiin perustettiin kuninkaallinen rahapaja ja kaupunki sai kuuluisuutta kultasepistään.
Penahabad'da darphane kurulmuştur.Retten er opstået i Punjab.
"Bakan, Darphaneye gazap içinde girdi.Minister blander sig i DR-satsning.
Bu dönemde darphanesi de kurulmuştur.Alteret ble også omgjort i denne fasen.
Kuzey Kapısı veya Darphane Kapı.Gerbang utara, Stupa utama.
Roma'daki darphane ustası Rationalis Felicissimus, Aurelian'a karşı ayaklandı.Viên quan Rationalis Felicissimus, người cai quản xưởng đúc tiền tại Roma, đã nổi loạn chống lại Aurelianus.
Elinde eski para olan kişiler paralarını darphaneye getirerek yenisiyle değiştiriyorlardı.Ai sở hữu tiền cũ thì phải đem đổi lấy tiền mới.
Burada bir kraliyet darphanesi kuruldu ve kasaba, kuyumcuları ile tanınmaya başladı.Một xưởng đúc tiền hoàng gia đã được thành lập ở đây và từ đó thị trấn nổi tiếng với các thợ kim hoàn.
Aurelian'nın saltanatı sadece darphane işçilerinin ayaklanmasını kaydeder.Triều đại của Aurelianus đã ghi nhận duy nhất một cuộc nổi loạn của những người thợ đúc tiền.
Bu pullar, darphanede basılan özdeş pullardan 10-20 kat daha yüksek tutarlara alıcı bulabilmektedir.ハブは、ブレードが発生するドラッグの10~20倍の荷重に耐えられるように設計されている。
Arka tarafında Darphane-i Âmire'nin damgası bulunmaktadır.その背後にはサウロロフスが立っている。
Bir kalıpta bir kişinin çalıştığı küçük darphanelerde saatte 100 tane sikke yapılabileceği bilinmektedir.本人也曾說過一瓶100ml的香水可以在1個星期內全部用光。
Şöyle başlıyordu: 'Darphaneyi gezdim, pis buldum.'你不能明说:“我嗑了点药,妙极了。
Vücudunun değişik yerlerinde darp izleri görülüyor.目前已在身體的不同部位發現羽毛痕跡。
Penahabad'da darphane kurulmuştur.这将建于槟岛。
İlk madeni paralar MÖ 600' lü yıllarda Batı Anadolu’da darp edilmiştir.서양 최초의 은화는 기원전 600년경 아나톨리아의 리디아에서 발행됐다.
Darphane Genel Müdürlüğü web sitesi.מועצת העיר דרבי website.
Ginza adı, Edo döneminde 1612'de kurulan gümüş sikke darphanesinden gelmektedir.גינזה קרויה על שמה של מטבעת כסף שנוסדה במקום בשנת 1612, בתקופת אדו.
Yakalanıp darp edildiği sırada polis tarafından kurtarıldı ve tutuklandı.כאשר סירב לעשות זאת, הוחרם ופוטר מהמשטרה.
Madeni paralar ilk olarak Ocak 2006'da tedavüle girdi ve darphane yılı özelliği yoktur.Монети за първи път са пуснати в обращение през януари 2006 г. и нямат година изписана върху себе си.
Heyman, Triple H'i kendisine saldırmasından ve darp etmesinden dolayı başka bir dava daha açmakla tehdit etti.След като си размениха няколко думи, Хеймън заплаши Трите Х с още едно дело за нападение и побой.
Burada bir kraliyet darphanesi kuruldu ve kasaba, kuyumcuları ile tanınmaya başladı.U njemu je osnovana kraljevska kovaonica novca i grad je postao poznat po zlatarima.
Muhaliflerin çekmiş olduğu videolarda Kaddafi'nin darp edildiği ortadadır.Razni mediji bavili su se pitanjem gdje je pobjegao Gaddafi.
Millî darphane, yavrunun doğum gününü kutlamak için 25.000 adet gümüş hatıra sikkesi bastırdı.Nacionalna kovnica novca izdala je 25 000 posebnih srebrnih novčićâ, kako bi obilježila njegov rođendan.
Bizans darphaneleri listesi'ne bakınız.Vidi Popis papuanskih plemena.
Aurelian'nın saltanatı sadece darphane işçilerinin ayaklanmasını kaydeder.Počuť už len Alfredov zúfalý vykrík.
Bakır sikkelerin darp etme yetki genelde yerel zanaatçılara açık artırmayla verilirdi.Niekedy bola požiadavka na stavbu miestnych tratí daná aj podmienkami koncesie pre veľké spoločnosti.
Bizans darphaneleri listesi'ne bakınız.Glej Bayerjevo poimenovanje.
Bu altın sıkke o zamandan günümüze kadar İngiltere darphanesinde basılmaya devam etmiştir.Kovanec so od takrat uporabljali celo v časih Britanske Indije.
Önce anneliğinin başını darp eder, sonra boğar ve evi yağma ederek kaçar.Ponia tik nusišypso, palinguoja galva ir išnyksta.
Bazı darphaneler sadece belirli bir parayı basardı.Ainult kodukudumine andis endiselt mõningast kasumit.
Avrupa'nın en eski ve özel darphanelerinden biriyle stratejik ortaklığını sürdürüyor.los coleccionistas de estos productos.
Avrupa'nın en eski ve özel darphanelerinden biriyle stratejik ortaklığını sürdürüyor.الخاصة العاملة في مجال صك العملة للحفاظ على القيمة التي يحصل عليها جامعو العملات من خط إنتاجها.
Bilirsiniz, buna en uygun örnek tabii ki DARPA net.물론 알다시피 좋은 예로 DARPA(국방 고등 연구 기획청)의 넷이 있습니다.
Bilirsiniz, buna en uygun örnek tabii ki DARPA net.După cum știți, un bun exemplu este rețeaua DARPA.
Bilirsiniz, buna en uygun örnek tabii ki DARPA net.Een goed voorbeeld is natuurlijk het DARPAnet.
Bilirsiniz, buna en uygun örnek tabii ki DARPA net.Egy kiváló példa, a DARPA hálózat.
Bilirsiniz, buna en uygun örnek tabii ki DARPA net.Hyvä esimerkki on DAPRA -verkko.
Bilirsiniz, buna en uygun örnek tabii ki DARPA net.Jak víte, dobrým příkladem je ARPANET.
Bilirsiniz, buna en uygun örnek tabii ki DARPA net.Sehen Sie, ein schönes Beispiel ist natürlich das DARPA-Netz.
Bilirsiniz, buna en uygun örnek tabii ki DARPA net.Um bom exemplo, claro, é a DARPA net.
Bilirsiniz, buna en uygun örnek tabii ki DARPA net.Un buon esempio è la rete del DARPA
Bilirsiniz, buna en uygun örnek tabii ki DARPA net.Ustedes saben, un buen ejemplo, por supuesto, es la red DARPA.
Bilirsiniz, buna en uygun örnek tabii ki DARPA net.Vous savez, un bon exemple est, bien sûr, Darpanet.