Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Но я рада была ее платить, потому что на каждый удар я отвечала двумя.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Та я була рада заплатити її, бо за кожен отриманий удар я могла нанести два.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.אך שמחתי לשלם אותו, כי כנגד כל מכה שספגתי, הצלחתי להשיב שתיים.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.ولكني سعيدة بأن أدفع لذلك، لأنه من أجل كل أذى سأتلقاه سأتمكن من إعطاء في المقابل شيئين
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.二倍にして返しました (笑)
Ancak, önümüzdeki onyıllarda en büyük darbeyi vuran, su kıtlığı olabilir.Ale práve nedostatok vody by mohol najtvrdšie zasiahnuť v najbližších desaťročiach.
Ancak, önümüzdeki onyıllarda en büyük darbeyi vuran, su kıtlığı olabilir.Dar ar putea apărea lipsa apei, care va lovi cel mai puternic în următoarele decenii.
Ancak, önümüzdeki onyıllarda en büyük darbeyi vuran, su kıtlığı olabilir.dnes, a v nejrychleji se rozvíjejících zemích o více než 50% vyšší (
Ancak, önümüzdeki onyıllarda en büyük darbeyi vuran, su kıtlığı olabilir.Het grootste probleem van de komende decennia zou echter een tekort aan water kunnen zijn.
Ancak, önümüzdeki onyıllarda en büyük darbeyi vuran, su kıtlığı olabilir.Jednak to niedobory wody mogą stanowić największy problem w nadchodzących dekadach.
Ancak, önümüzdeki onyıllarda en büyük darbeyi vuran, su kıtlığı olabilir.Mutta veden puute voisi olla se, mikä eniten vaikuttaa tulevina vuosikymmeninä.
Ancak, önümüzdeki onyıllarda en büyük darbeyi vuran, su kıtlığı olabilir.Pomanjkanje vode pa je tisto, ki lahko v prihajajočih desetletjih najhuje prizadene človeštvo.
Ancak, önümüzdeki onyıllarda en büyük darbeyi vuran, su kıtlığı olabilir.Vattenbrist kan vara det problem som drabbar världen hårdast under de kommande decennierna.
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Entendo. Então, o Coronel Mustang já previa este golpe de estado?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Entiendo, ¿así que el coronel Mustang sabía que se acercaba un golpe de estado?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Mustang siis aavisti vallankaappauksen?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Mustang vidste altså, at der var et statskup på vej?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Mustang visste alltså att det skulle bli statskupp?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Quindi il colonnello Mustang si aspettava questo colpo di Stato.
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Zatem pułkownik Mustang przewidział zamach stanu?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Δηλαδή ο συνταγματάρχης αντιλήφθηκε το πραξικόπημα;
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Значит, полковник Мустанг предвидел этот переворот?
Askeri darbeler, ve Liore'daki gibi iç savaşlar oldu.Det var statskup eller borgerkrige som i Liore.
Askeri darbeler, ve Liore'daki gibi iç savaşlar oldu.Det var statskupper eller inbördeskrig som i Liore.
Askeri darbeler, ve Liore'daki gibi iç savaşlar oldu.Erano colpi di Stato, guerre civili, proprio come a Liore.
Askeri darbeler, ve Liore'daki gibi iç savaşlar oldu.Foram golpes de estado ou guerras civis, como em Liore.
Askeri darbeler, ve Liore'daki gibi iç savaşlar oldu.Fueron golpes de estado o guerras civiles como ocurrió en Liore.
Askeri darbeler, ve Liore'daki gibi iç savaşlar oldu.Ne olivat vallankaappauksia tai sisällissotia Lioren tavoin.
Askeri darbeler, ve Liore'daki gibi iç savaşlar oldu.To były zamachy stanu albo wojny domowe jak w Liore.
Askeri darbeler, ve Liore'daki gibi iç savaşlar oldu.Ήταν πραξικοπήματα ή εμφύλιοι πόλεμοι, όπως με τη Λιόρ.
Askeri darbeler, ve Liore'daki gibi iç savaşlar oldu.Это были военные перевороты или гражданские войны, как в Лиоре.
Askeri darbe mi?En statskupp?
Askeri darbe mi?Et statskup?
Askeri darbe mi?Um golpe de estado?
Askeri darbe mi?Un colpo di Stato?
Askeri darbe mi?¿Un golpe de estado?
Askeri darbe mi?-Vallankaappaus?
Askeri darbe mi?- Zamach stanu?
Askeri darbe mi?Πραξικόπημα;
Askeri darbe mi?Государственный переворот?
Aslında kalkan taze rüzgar dışına pasını darbe başlamıştı ve biraz da ona genç beyin uyanıyor.Az a tény volt, hogy a friss szél a láp kezdtek fújni a pókhálók ki ifjú agy és felébred rá egy kicsit.
Aslında kalkan taze rüzgar dışına pasını darbe başlamıştı ve biraz da ona genç beyin uyanıyor.Faktem było, że świeży wiatr od torfowisk zaczęło wiać pajęczyny z młodego mózgu i zbudzić ją trochę.
Aslında kalkan taze rüzgar dışına pasını darbe başlamıştı ve biraz da ona genç beyin uyanıyor.Skutečnost, že byl čerstvý vítr od Moor začalo foukat pavučiny z její mladý mozek a probudil ji trochu.
Aslında kalkan taze rüzgar dışına pasını darbe başlamıştı ve biraz da ona genç beyin uyanıyor.Skutočnosť, že bol čerstvý vietor od Moor začalo fúkať pavučiny z jej mladý mozog a prebudil ju trochu.
Aslında kalkan taze rüzgar dışına pasını darbe başlamıştı ve biraz da ona genç beyin uyanıyor.Thực tế là gió tươi từ đậu đã bắt đầu thổi cobwebs ra khỏi não trẻ của mình và đánh thức cô lên một chút.
Aslında kalkan taze rüzgar dışına pasını darbe başlamıştı ve biraz da ona genç beyin uyanıyor.사실은 황무지에서 신선한 바람이 밖으로 거미줄을 폭파하기 시작했다는 것인데 그리고 조금 그녀를 그녀의 젊은 두뇌를 waken 수 있습니다.
Aslında kalkan taze rüzgar dışına pasını darbe başlamıştı ve biraz da ona genç beyin uyanıyor.Дело в том, что свежий ветер с болота начали дуть из паутины ее молодой мозг и разбудить ее, мало.
Aslında kalkan taze rüzgar dışına pasını darbe başlamıştı ve biraz da ona genç beyin uyanıyor.Справа в тому, що свіжий вітер з болота почали дути з павутини її молодий мозок і розбудити її, мало.
Aslında kalkan taze rüzgar dışına pasını darbe başlamıştı ve biraz da ona genç beyin uyanıyor.Факт е, че свеж вятър от тресавище са започнали да взриви паяжините от младите си мозък и да я събуди малко.
Aslında kalkan taze rüzgar dışına pasını darbe başlamıştı ve biraz da ona genç beyin uyanıyor.עובדה היא הרוח טריים הערבה החלו לפוצץ את קורי העכביש מתוך המוח הצעיר שלה להעיר אותה קצת.
Aslında kalkan taze rüzgar dışına pasını darbe başlamıştı ve biraz da ona genç beyin uyanıyor.وحقيقة أن الرياح العذبة من المستنقع بدأت خيوط العنكبوت ضربة من أصل دماغها والشباب من أجل ايقاظ لها حتى قليلا.
Aslında kalkan taze rüzgar dışına pasını darbe başlamıştı ve biraz da ona genç beyin uyanıyor.彼女の若い脳と少しの彼女を目覚めるために。 彼女はほぼ一日中ドアの外に滞在し、彼女は夜に彼女の夕食に座ったときに
Bakın, hepimizin hayatında pürüzler olacak, ve hepimizin darbe alacağı günler olacak.Cu toţii vom da peste hopuri şi vom primi lovituri.
Bakın, hepimizin hayatında pürüzler olacak, ve hepimizin darbe alacağı günler olacak.우리는 모두 부딪혀서 혹이 생기기도 할 것이고, 멍이들기도 할 것입니다.
Bakın, hepimizin hayatında pürüzler olacak, ve hepimizin darbe alacağı günler olacak.Lihat, kita semua akan mendapatkan kesulitan, dan kita semua akan mendapatkan halangan.
Bakın, hepimizin hayatında pürüzler olacak, ve hepimizin darbe alacağı günler olacak.Mindannyiunk útján lesznek göröngyös és döcögős szakaszok.
Bakın, hepimizin hayatında pürüzler olacak, ve hepimizin darbe alacağı günler olacak.Nun ja, wir werden alle Knoten kriegen und auch Beulen.
Bakın, hepimizin hayatında pürüzler olacak, ve hepimizin darbe alacağı günler olacak.Rparem, todos nós vamos ter mossas e todos nós vamos ter choques
Bakın, hepimizin hayatında pürüzler olacak, ve hepimizin darbe alacağı günler olacak.Tất cả chúng ta sẽ có những lúc mệt mỏi và chúng ta sẽ có những lúc khó khăn.
Bakın, hepimizin hayatında pürüzler olacak, ve hepimizin darbe alacağı günler olacak.Vi kommer alla få bucklor, vi kommer alla att få bulor.