dar ile cümle

dar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom dar merdivenler aşağı koştu.Tom jogged down the narrow staircases.
Ünlü kördüğüm bir kılıç darbesi ile kesildi.The famous Gordian Knot was cut with a sword blow.
Kıyı bölgeleri nehirlerin kıyısı boyunca yer alan arazinin dar arazi şeritleridir.Riparian zones are narrow strips of land located along the banks of rivers.
Tom gözüne darbe aldı.Tom got poked in the eye.
Diktatör bir askeri darbeyle iktidarı ele geçirdi.The dictator seized power in a military coup.
Ben kilo aldım ve bu pantolon oldukça dar.I've gained weight and these pants are quite tight.
Bu kentin sokakları dardır.The streets of this city are narrow.
Biraz dara geldim.I'm a bit pressed for time.
Biraz zamanım daraldı.I'm a bit pressed for time.
Tom'un masası kağıtlar ile darmadağın.Tom's desk is cluttered with papers.
Darmadağın bir evde yaşamak çok streslidir.Living in a cluttered home is very stressful.
Onun saçı darmadağınıktı.Her hair was tousled.
Bu büyük bir darbe.That's a big blow.
Odam o kadar darmadağın ki birini eve davet etmek için çok utanıyorum.My room is so cluttered that I'm too embarrassed to invite anyone in.
Kuştan korkan darı ekmez.He who is frightened of a sparrow will never sow barley.
Listeyi daraltmanın bir yolunu bulmak zorundayız.We have to find a way to narrow down the list.
Bu geçit daralmaktadır.That gap is narrowing.
Son zamanlarda nefesim daralıyor.I've been short of breath lately.
Ben dargındım.I'm displeased.
Tom dargın görünmüyordu.Tom didn't look offended.
Henüz hedefimize ulaştığımızı söylemedim ama darbe indirecek mesafedeyiz.I wouldn't say we've achieved our goal yet, but we're within striking distance.
Tom dar görüşlü olduğumu söylüyor.Tom says I'm narrow-minded.
Darbeyle iktidara geldi.He took power in a military coup.
Merdiven dar.The staircase is narrow.
Fadıl'ın ölümü topluluk için büyük bir darbeydi.Fadil's death was a huge blow to the community.
Bu, otomobil üreticisinin itibarına karşı yeni bir darbedir.This is a new blow against the reputation of the automobile manufacturer.
Leyla gerçekten dogmatik ve dar görüşlü bir kişidir.Layla is a really dogmatic and close-minded person.
Leyla dar görüşlü, kibirli bir kişidir.Layla is a close-minded arrogant person.
Bir darbe olacağını düşünüyor musun?Do you think there will be a coup?
Bu kazak benim için çok dar.This sweater is too tight for me.
Tom dargın olabilir.Tom might be displeased.
Umarım Tom dargın değildir.I hope Tom isn't displeased.
Tom dargın olduğunu söyledi.Tom said he's displeased.
Tom Mary'nin dargın olduğunu düşündü.Tom thought Mary was displeased.
Tom dargın olmalı.Tom must be displeased.
Tom Mary'nin dargın olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is displeased.
Tom Mary'nin dargın olduğunu söyledi.Tom said Mary was displeased.
Tom dargındı.Tom was displeased.
Tom bana dargın olduğunu söyledi.Tom told me that he was displeased.
Tom dargın görünüyordu.Tom seemed to be displeased.
Tom ve Mary'nin ikisi de oldukça dar görüşlü, değil mi?Tom and Mary are both quite narrow-minded, aren't they?
Tom gerçekten dargın olduğunu söyledi.Tom said that he was really offended.
Tom açıkça dargındır.Tom is obviously offended.
Sami'nin darbeleri Leyla'yı öldürmedi.Sami's blows didn't kill Layla.
Sami bir gürültülü bir darbe sesi duydu.Sami heard a thump.
Tom'un mutfağı dar.Tom's house has a tiny kitchen.
Sami kafasına birçok darbe aldı.Sami took a lot of blows to the head.
Sami'nin darbeleri, büyük kan kaybı yoluyla Leyla'nın ölümüne neden oldu.Sami's blows caused Layla's death from massive blood loss.
Tom'un benlik saygısı ciddi bir darbe aldı.Tom's self-esteem suffered a severe blow.
Bu dünya ikimize dar gelir!This world isn't big enough for the two of us!
Tom biraz dar kafalı.Tom is a bit old fashioned.
Dar bir ortamda birinin önünden geçerken yüzünü mü, yoksa arkanı mı dönersin?When passing someone in a narrow space, do you face them or turn your back?
Türlerin Kökeni'ni yazan kişi Darwin'dir.It was Darwin who wrote "On the Origin of Species".
Başına sert bir darbe aldı.He received a heavy blow on the head.
Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.Your Lord has neither forsaken you, nor has become displeased.
Bu ceket benim için çok dar.This jacket is too tight for me.
Bu ceket bana çok dar.This jacket is too tight for me.
Darhan Pekin'den daha yakın, değil mi?Darkhan is nearer than Beijing, right?
Son zamanlarda nefes darlığı yaşıyor musunuz?Have you experienced shortness of breath recently?
Yürürken kısa sürede nefes darlığı hissediyor musunuz?Do you get short of breath easily when walking?

İlgili Sayfalar