dar ile cümle

dar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Darcy hiçbir şey söylemedi.Darcy said nothing at all.
Bay Darcy kızımla nişanlı.Mr. Darcy is engaged to my daughter.
Bu kadar dar görüşlü olma!Don't be so narrow-minded!
Tom darlık çekiyor.Tom is having trouble making ends meet.
Tom'un para için eli darda.Tom is hard up for money.
Tom Mary'nin yeni mayosunun ne kadar dar ve kısa olduğunu gördüğüne şaşırmıştı.Tom was surprised to see how skimpy Mary's new swimsuit was.
Benim köyümde, bir dere üzerinde küçük, dar bir yaya köprüsü vardır.In my village, there is a small, narrow footbridge over a brook.
O yol bir arabayı kullanmak için çok dar.That road is too narrow for a car to drive on.
Yaşlı bir bayan Tom'a Charles Darwin'e benzediğini söyledi.Some old lady told Tom that he looked like Charles Darwin.
Dargın değilim.I am indignant.
Tom sert bir darbe aldı.Tom took a hard hit.
Beni darlama.Don't rush me.
Bu çok küçük ve dar.It's very small and narrow.
Darılmak yok!No offense!
Bu kızlar dar ve kısa elbiseler giyiyorlar.These girls are wearing skimpy clothes.
Tom dar pantolon giymeyi sever.Tom likes to wear tight pants.
Ben Tom'un beni onun dar programına uydurmasını umarım.I hope Tom can fit me into his tight schedule.
O dar görüşlü biridir.He's a prude.
Darwin'in yapıtı her şeyi değiştirir.Darwin's work changes everything.
Darwin dünyayı değiştirdi.Darwin changed the world.
Darwin her şeyi değiştirdi.Darwin changed everything.
Dar görüşlü birisin.You're a prude.
Vaktimiz dar, boşa harcamayalım.Let's not waste what little time we have.
Dart oynayalım.Let's play darts.
Tom ve Mary dart oynuyorlar.Tom and Mary are playing darts.
Tom ve Mary'nin dart oynadıklarını izlemekten asla bıkmam.I never get tired of watching Tom and Mary play darts.
Onu yakala ve Darwin'e getir.Catch it and bring it to Darwin.
Tom dargın.Tom is offended.
Biz dargınız.We're offended.
Tom dargın görünüyor.Tom looks offended.
Bu çok dar.It's too narrow.
Onun dar bir beli var.She has a small waist.
Darbenin sonucunda deliye döndü.As a result of the blow, he became insane.
Benimle Tom hakkında konuşma. Biz dargınız.Don't speak to me about Tom. We're on bad terms.
Darboğaza düşmek istemiyorum.I don't want to get into a jam.
Dar bir yol boyunca gittik.We went along a narrow road.
Ben, Darth Vader değilim.I'm not Darth Vader.
Tom dar görüşlü.Tom is closed-minded.
Hırsız için bir kaçış köy için bir darbe.An escape for the thief, a blow for the village.
Dövüş hızlı darbeler değişimi ile başladı.The fight began with the rapid exchange of blows.
Tom omzunda bir darbe hissetti.Tom felt a tap on his shoulder.
Bu kaldırım caddenin karşısındakinden daha dar.This sidewalk is a lot narrower than the one across the road.
Tom ve Mary odada dart oynuyorlardı.Tom and Mary were playing darts in the den.
Darbe için kendinizi güçlendirin.Brace yourselves for impact.
Satın aldığım pantolon çok dar.The pants I bought are too tight.
Tom'un dar omuzları var.Tom has narrow shoulders.
O, dar omuzlara sahip.He has narrow shoulders.
12 Şubat Darwin Günüdür.February 12 is Darwin Day.
Kocasının kaybı Mary için büyük bir darbeydi.The loss of her husband was a great blow for Mary.
Ben dargın değilim ama aynı zamanda bir şey unutmam.I'm not resentful, but I also forget nothing.
Otele çıkan cadde dardır.The street which leads to the hotel is narrow.
Otele çıkan sokak dar.The street which leads to the hotel is narrow.
Kral Darius, Büyük İskender tarafından yenilgiye uğratıldı.King Darius was defeated by Alexander the Great.
Tom'un ayakkabıları o kadar dardı ki o parmaklarını kıpırdatamadı.Tom's shoes were so tight he couldn't wiggle his toes.
Bu yol çok dar.This road is very narrow.
Onu epeyce daralttığını söyleyebilirim.I'd say that narrows it down quite a bit.
Tom Mary ile dart oynuyor.Tom is playing darts with Mary.
Tom dartları tahtadan çekti.Tom pulled the darts out of the board.
Tom dart oku fırlattı.Tom threw the dart.
Tom tıraşsız ve darmadağınıktı.Tom was unshaven and disheveled.

İlgili Sayfalar