dan ile cümle

dan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Washington'dan New York'a trenle gidebilirsiniz.You can go from Washington to New York by train.
O, çocukken İskoçya'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne geldi.He came to the United States as a boy from Scotland.
Herkes çiftler oluşturdu ve dans etmeye başladı.Everyone paired off and began dancing.
Bay Bush, Bay Gore'dan biraz daha fazla oy aldı.Mr. Bush had slightly more votes than Mr. Gore.
Hoover, Amerikan kuvvetlerini Nikaragua'dan geri çekti.Hoover withdrew American forces from Nicaragua.
Hiç kimse dans etmekten başka bir şey yapmadı.No one did anything but dance.
Thomas Jefferson 1809'un Mart ayında Beyaz Saray'dan ayrıldı.Thomas Jefferson left the White House in March of 1809.
Grant Senato'dan anlaşmanın onaylanması istedi.Grant asked the Senate to approve the treaty.
İnsanlar sokaklarda dans etti.People danced in the streets.
Daniel Webster'da oradaydı.Daniel Webster also was there.
Türkiye, Yunanistan'dan daha güçlüydü.Turkey was stronger than Greece.
Al Smith'in ebeveynleri İrlanda'dan geldi.Al Smith's parents came from Ireland.
Gösteri Avrupa'dan modern sanatı sundu.The show presented modern art from Europe.
Onun en önemli danışmanı Henry Kissinger'di.His most important adviser was Henry Kissinger.
Adam sadece Avrupa'dan bir ziyaretten dönmüştü.The man had just returned from a visit to Europe.
Başkan Washington'dan eylül ayı başlarında ayrıldı.The president left Washington in early September.
Ben Kolombiya'dan geliyorum.I come from Colombia.
Dansçının her hareketi mükemmeldi.The dancer's every move was perfect.
Dans edelim mi?Shall we dance?
Wow, onu son gördüğümden beri Daniel çok kilo aldı.Wow, Daniel has put on a lot of weight since the last time I saw him.
Vay be, Daniel'ı son gördüğümden bu yana çok kilo almış.Wow, Daniel has put on a lot of weight since the last time I saw him.
Her vahşi dans edebilir.Every savage can dance.
O çok iyi şarkı söyler ve dans eder.She sings and dances very well.
Kadın şarkı söylüyor, adam gitar çalıyor, biz de dans ediyoruz.She sings, he plays the guitar and we dance.
O, lise mezuniyet balosunda onunla dans etti.She danced with him at the high school prom.
O onunla dans etti.She danced with him.
O, onunla asla dans etmedi.She has never danced with him.
Ona Boston'dan bir kartpostal gönderdi.She sent him a postcard from Boston.
O, o zaman onunla dans etmiyordu.She wasn't dancing with him then.
Onun dansını izledi.She watched him dance.
Sanırım bir doktora danışmamın zamanıdır.I think it's time for me to consult a doctor.
Sanırım bir avukata danışmamın zamanıdır.I think it's time for me to consult a lawyer.
Polonya'dan Türkiye'ye ithal edilen bir sürü ürün var.There are many products imported from Poland to Turkey.
Tüm akşamı birlikte dans etmek için harcadık.We spent all evening dancing together.
Daniel'in iyi bir işi var.Daniel got a good job.
Tokyo Roma'dan daha büyüktür.Tokyo is bigger than Rome.
Kapıyı açtığında TV dan başka açık bir şeyi yoktu.When he opened the door he had nothing on but the TV.
Avustralya, Japonya'dan yaklaşık yirmi kat daha büyüktür.Australia is about twenty times larger than Japan.
Dursun'dan Güzelnur'a kadar hepiniz iyi öğrencilersiniz.From Tursun to Guzelnur, you are all good students.
Fransa'dan ayrıldığımdan beri Fransız yemeği yemedim.I haven't eaten French food since I left France.
Elimden geldiğince kısa sürede Boston'dan ayrılmayı düşünüyorum.I plan to leave Boston as soon as I can.
Step dansını gerçekten oldukça iyi oynuyorsun.You really do play tap dance quite well.
Sen çok iyi bir dansçısın.You're a very good dancer.
Akşam 10.00'dan sonra beni arayan tek kişi sensin.You're the only person who ever calls me after 10:00 p.m.
En iyi arkadaşım gerçekten iyi dans ediyor.My best friend dances really well.
O çocuğun bisikletle Hokkaido'dan Kyushu'ya seyahat ettiğini duydum.I heard that boy traveled from Hokkaido to Kyushu on bicycle.
Bugün mümkünse Tom'dan uzak durmalısın. O sana çok kızgın.You should avoid Tom today if at all possible. He's very mad at you.
Tom'dan gelen e-postaları görmemezlikten gelmeyi durdurmalısın.You need to stop ignoring email messages from Tom.
Tom'dan nefret ediyorsun, değil mi?You hate Tom, don't you?
Tom'dan yardım isteyebilirsin.You can ask Tom for help.
Tom Boston'dan ne zaman ayrıldı?When did Tom leave Boston?
Tom'un şirketi Hindistan'dan çay ithalatı yapıyor.Tom's company imports tea from India.
Tom'un şirketi Brezilya'dan kahve ithal ediyor.Tom's company imports coffee from Brazil.
Tom yakında Avustralya'dan buraya varıyor olacak.Tom will be arriving here soon from Australia.
Tom bir uzmana danışmalı.Tom should consult an expert.
Tom 2.30'dan önce geri dönmeli.Tom should be back before 2:30.
Tom Boston'dan dönmüş olmalı.Tom must be from Boston.
Tom muhtemelen 2.30'dan önce varacaktır.Tom is likely to arrive before 2:30.
Tom 2.30'dan önce odasını temizlemeli.Tom has to clean his room before 2:30.
Tom Boston'dan döndü.Tom has returned from Boston.

İlgili Sayfalar