dan ile cümle
dan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom az önce Boston'dan döndü.Tom has just returned from Boston.
Tom az önce Boston'dan geri döndü.Tom has just come back from Boston.
Tom 7:30 dan önce kahvaltıyı bitirdi.Tom finished breakfast before 7:30.
Tom'un canı dans etmek istedi.Tom felt like dancing.
Tom birlikte dans edecek birini bulamadı.Tom couldn't find anyone to dance with.
Tom oldukça iyi dans edebilir.Tom can dance quite well.
Tom oldukça iyi dans edebilir, değil mi?Tom can dance fairly well, can't he?
Tom yol boyunca Boston'dan geldi.Tom came all the way from Boston.
Tom beni Boston'dan aradı.Tom called me from Boston.
Tom adını dansa katılmak isteyenlerin listesine ekledi.Tom added his name to the list of people who wanted to attend the dance.
Tom, kazadan beri profesyonel bir dansçı olma umudundan vazgeçti.Since the accident, Tom has given up hope of becoming a professional dancer.
Lütfen 2.30'dan önce Tom'un beni aramasını rica et.Please ask Tom to call me before 2:30.
Tom'dan niçin hoşlanmadığımı size söyleyeyim.Let me tell you why I don't like Tom.
Tom'dan başkasının bunu almayı istemesi pek olası değil.It's unlikely that anyone other than Tom would be interested in buying this.
Tom Boston'dan ayrılalalı üç yıl oldu.It's been three years since Tom left Boston.
Tom'dan bir çağrı aldığıma şaşırdım.I was surprised to get a call from Tom.
Mary ile dansa gitmeyi planlıyorsun, değil mi?You plan to go out dancing with Mary, don't you?
Tom Mary'nin dans etmesini izledi.Tom watched Mary dance.
Tom tavsiye için Mary'ye danıştı.Tom turned to Mary for advice.
Tom Mary'ye 2.30'dan önce ayrılmak zorunda olduğunu söyledi.Tom told Mary that he had to leave before 2:30.
Mary dans ederken Tom akerdeon çaldı.Tom played the accordion while Mary danced.
Tom Mary ile dansa gitmeyi planlıyor, değil mi?Tom plans to go out dancing with Mary, doesn't he?
Tom karısı Mary ile birlikte Boston'dan çok uzakta olmayan bir çiftlikte yaşıyor.Tom lives on a farm with his wife, Mary, not too far from Boston.
Tom'un Mary ile dansa gitme arzusu yok.Tom has no desire to go dancing with Mary.
Tom Mary'nin dans ettiğini asla görmedi.Tom has never seen Mary dance.
Tom Mary ile asla dans etmedi.Tom has never danced with Mary.
Tom'un Mary ile dansa gitmeye niyeti yoktu.Tom had no intention of going to the dance with Mary.
Tom Mary'nin Boston'dan ne zaman ayrılacağını bilmiyor.Tom doesn't know when Mary will leave Boston.
Tom Mary'nin Boston'dan ne zaman geri döndüğünü bilmiyor.Tom doesn't know when Mary got back from Boston.
Tom istemediği sürece Mary ile dans etmek zorunda değildir.Tom doesn't have to dance with Mary unless he wants to.
Tom Mary ile dans etti.Tom danced with Mary.
Tom lise balosunda Mary ve sadece diğer üç kız ile dans etti.Tom danced with Mary and only three other girls at the high school prom.
Tom plan hakkında Mary'ye danıştı.Tom consulted Mary about the plan.
Tom konu hakkında Mary'ye danıştı.Tom consulted Mary about the matter.
Tom Mary'yi jig dansı yaparken gördüğünde kahkahalara boğuldu.Tom burst out laughing when he saw Mary dancing a jig.
Tom ve Mary akşam boyunca sadece birbirleri ile dans etmek istediler.Tom and Mary just wanted to dance with each other all evening.
Tom ve Mary yarın akşam bir dansa gidiyorlar.Tom and Mary are going to a dance tomorrow evening.
Mary Tom'dan elbisesinin fermuarını kapamasını rica etti.Mary asked Tom to zip up her dress.
Mary Tom'dan valizini taşımasını istedi.Mary asked Tom to carry her suitcase.
Tom'dan Mary'den korktuğumdan daha çok korkuyorum.I'm more afraid of Tom than I am of Mary.
Mary Evlenmeden önce, o bir dansçı idi.Before Mary got married, she was a dancer.
Tom Mary'ye John'dan bahsetti.Tom told Mary about John.
Tom, Mary'ye John'dan çok fazla ödünç para almamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to borrow too much money from John.
Size kim dans etmeyi öğretti?Who taught you to dance?
Ben güneşi sevmiyorum, yağmuru ve onun altında dans etmeyi seviyorum.I don't like the sun, I prefer the rain and dance under it.
Ben sadece Tom'dan değil aynı zamanda eşinden de borç para aldım.I didn't borrow money only from Tom, but also from his wife.
Sadece Tom'dan değil fakat aynı zamanda karısından da ödünç para aldım.I not only borrowed money from Tom, but also from his wife.
Bizim IKEA'dan iki Billy rafımız var.We've got two Billy shelves from IKEA.
Sizinle dans edebilir miyim?May I dance with you?
Daniel Gabriel Fahrenheit, 1686 yılında Danzig'de doğdu.Daniel Gabriel Fahrenheit was born in 1686 in Danzig.
Evet, Sapporo'dan geldim.Yes, I came from Sapporo.
Ne zaman Roma'dan ayrılmaya karar verdiğini bilmiyorum.I don't know when he decided to leave Rome.
Milano'dan ne zaman döneceksin?When are you going to return from Milan?
Dünyayı araştırabilirsin ve asla Tom'dan daha dürüst bir adam daha bulamazsın.You could search the world over and never find another man more honest than Tom.
Tom Mary'den onun dans partneri olmasını istedi.Tom wanted Mary to be his dance partner.
Tom, haftada iki kez tepinme dansı dersleri alır.Tom takes tap dancing lessons twice a week.
Tom, John'un Harvard'dan ne zaman mezun olduğunu Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.Tom said that he thought Mary knew when John had graduated from Harvard.
Tom Rota 19'dan uzakta yaşadı.Tom lived just off Route 19.
Tom Pazar hariç her gün akşam 10:00' dan sonra eve gelir.Tom gets home after 10:00 p.m. every day except Sunday.
Tom Mary ve John'dan iş tavsiyesi alır.Tom gets business advice from Mary and John.