dan ile cümle

dan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O güzel şekilde şarkı söyleyebilir ve dans edebilir.She can sing and dance beautifully.
Her şeyi düşürdüm ve bunun için Boston'dan çıkan ilk uçağı yakaladım.She has a negative attitude toward life.
O, müzisyenlik ve dansçılık dersleri alıyor; yüzme ve tenis derslerini saymıyorum.She takes singing and dancing lessons, not to mention swimming and tennis lessons.
O ağır bir kadın olmasına rağmen, o iyi dans etti.Even though she was a heavy woman, she danced well.
O beni Tokyo'dan aradı.She called me up from Tokyo.
O, Hokkaido'dan buraya kadar bütün yolu geldi.She came here all the way from Hokkaido.
Onun canı dansetmek istedi.She felt like dancing.
Uçakla Osaka'dan Tokyo'ya bir saat içinde seyahat edebilirsiniz.You can travel from Osaka to Tokyo in an hour by plane.
Uçak Heathrow'dan 12:30'da kalkıyor.The plane departs from Heathrow at 12:30.
Babam çok geçmeden Almanya'dan geri gelecek.Father will come back from Germany before long.
Ben biraz dans görmek istiyorum. Herhangi bir bilgin var mı?I'd like to see some dancing. Do you have any information?
Neden bir avukata danışmıyorsunuz?Why don't you consult a lawyer?
Ben, benim avukatıma danıştıktan sonra, kararımı bildireceğim.I'll let you know my decision after I have consulted my solicitor.
Avukatına danışman gerekirdi.You should have consulted your lawyer.
O yasal danışmanlık almaya karar verdi.She decided to take legal advice.
Sınıfımda hiçbir kız Linda'dan daha güzel değil.No other girl in my class is prettier than Linda.
Nagoya'dan bahsetmişken... Seto'ya hiç gittin mi?Speaking of Nagoya, have you ever been to Seto?
Nagoya'dan sonraki durak nedir?What's the stop after Nagoya?
Yarın bir dansa gidiyoruz.We are going to a dance tomorrow.
Biz yarın sabah Japonya'dan ayrılıyoruz.We are leaving Japan tomorrow morning.
Yarın saat on'dan sonra ofisimde olacağım.I'll be in my office from ten tomorrow.
Yarın 9.00'da akademik danışmanımı aramamı hatırlatabilir misin?Could you remind me to call my academic advisor at 9:00 p.m. tomorrow?
Hiçbir ziyaretçi akşam 9:00'dan sonra hastanede kalamaz.No visitor can remain in the hospital after 9 p.m.
Canım kırlarda dans etmek istiyor.I feel like dancing in the fields.
Arkadaşım Narita'dan Paris'e hareket etti.My friend departed from Narita for Paris.
Yoko bizi şaşırtan bir zarafetle dans etti.Yoko danced with a grace that surprised us.
Dans etmek ister misiniz?Would you like to dance?
Dans etmeye gidelim mi?Let's go dancing, shall we?
Dans edelim, ne dersin?Let's dance, shall we?
Dansçı ayak parmaklarının üzerinde döndü.The dancer spun on his toes.
Önümüzdeki Pazartesi Narita'dan ayrılıyoruz.We are leaving Narita next Monday.
Amazon.com.'dan bir kitap sipariş ettim.I've ordered a book from Amazon.com.
Eğer İsviçre'yi ütülersen Almanya'dan daha büyük olurdu.If you ironed Switzerland, it would be bigger than Germany.
Ben Hindistan'dan gelmedim.I am not from India.
Bilal Karam'dan daha uzundur.Bilal is taller than Karam.
1990'dan beri, on bir bayan öğrenci ödülü aldı.Since 1990, eleven female students received the award.
1990'dan beri on bir kız öğrenci ödül aldı.Since 1990, eleven female students received the award.
Öğrenci, Londra'dan geri geldi.The student came back from London.
Dans etmektense şarkı söylemeyi tercih ederim.I would rather sing than dance.
Kuzey Almanya'da, Güney Almanya'dan daha fazla bozkır vardır.There is more moorland in Northern Germany than in Southern Germany.
Kuzey Almanya'da, Güney Almanya'dan daha fazla putperest vardır.There are more pagans in Northern Germany than in Southern Germany.
Kız şarkı söyleyip dans ediyor ve sonra bana gülüyor.The girl sings and dances and then laughs at me.
Bu mağaza saat 9'dan 6'ya kadar açıktır.This shop is open from 9 to 6 o'clock.
O dans ayakkabıları giyiyordu.She was wearing pumps.
Onun en sevdiği beyzbol takımı Giants'tır, ancak Lions'dan da hoşlanır.His favorite baseball team is the Giants, but he likes the Lions, too.
Kedi orada olmadığında fareler dans ediyor.When the cat is not there, the mice are dancing.
Hem şarkı hem de dans ile sanatçılar mükemmel bir gösteriyi sahneye koydular.With both song and dance, the performers put on an excellent show.
Daniela evde beni aradı.Daniela called me at home.
Dan için bir kravat aldım, Elena için bir şal alacağım.I bought a tie for Dan and I'll buy a scarf for Elena.
Sence Dana ne düşünüyor?What do you think Dana has in mind?
Bir balo dansı için bana katılır mısın?Would you join me for some ballroom dancing?
Ben Dan'ı ziyaret ettim.I visited Dan.
Dana'yı görüyorum.I see Dana.
Dan ve Andrei'yi görüyorum.I see Dan and Andrei.
Dana ve Corina'yı görüyorum.I see Dana and Corina.
Dana'yı gördüm.I saw Dana.
Onlar Dan'ı görüyorlar.They see Dan.
Tom birçok insanın sonradan görme insanları küçümsediğini Bay Ogawa'dan öğrendi.Tom learnt from Mr Ogawa that many people have scorn for the nouveau riche.
Bu güvercin San Francisco'dan New York'a uçtu.This pigeon flew from San Francisco to New York.
Disko dansına gelince ben Susan'a uygun değilim.When it comes to disco dancing, I'm no match for Susan.

İlgili Sayfalar