dan ile cümle
dan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Haziran ayında Tokyo'dan ayrılacak ve Kansai'ye gidecek.He will leave Tokyo and come to Kansai in June.
O yarın Şikago'dan ayrılıyor.He is leaving Chicago tomorrow.
O, Amerika'dan geri geldi.He came back from America.
Osaka'dan ne zaman geri döndü?When did he come back from Osaka?
O, Osaka'dan ne zaman döndü?When did he return from Osaka?
O, Kanada'dan döndü.He came back from Canada.
O, müzikten çok daha fazla dans etmeyi seviyor.He likes dancing, much more music.
O, Tom'dan çok daha gençtir.He's much younger than Tom.
O çok gençtir. O, Tom'dan çok daha gençtir.He's very young. He's much younger than Tom.
O, Tom'dan daha kısadır.He's shorter than Tom.
Pakistan'dan bütün yolu beni görmek için geldi.He came to see me all the way from Pakistan.
Londra'dan tüm yolu buraya geldi.He came here all the way from London.
O, Boston'dan geldi.He has come from Boston.
O, yakında Avrupa'dan dönecek.He will return from Europe soon.
O, Kyushu'dan tüm yolu Mona Lisa'yı görmek için geldi.He came all the way from Kyushu to see the Mona Lisa.
Avrupa'ya gitmek için japonya'dan ayrıldı.He left Japan for Europe.
Yokohama'dan Tokyo'ya trenle seyahat eder.He commutes from Yokohama to Tokyo by train.
O, bugünden sonra bir hafta sonra Amerika'dan dönüyor.He's coming back from America a week from today.
O bu akşam Narita'dan Hawaii'ye hareket ediyor.He is leaving Narita for Hawaii this evening.
Son günlerde Fransa'dan döndü.He has recently returned from France.
O, dün Tokyo'dan geldi.He came from Tokyo yesterday.
Dün Tokyo'dan geldi.He came from Tokyo yesterday.
O, on'dan yedi dakika sonra geldi.He came at seven minutes after ten.
Ogawa'dan iki yaş büyüktür.He is two years older than Ogawa.
Onun danışacak kimsesi yok.He has nobody to consult.
O, Taro'dan daha ünlüdür.He is more famous than Taro.
O, Taro'dan daha meşguldür.He is busier than Taro.
Tokyo'dan Avrupa'ya ayrıldı.He left Tokyo for Europe.
Kyoto'ya gitmek için Tokyo'dan ayrıldı.He left Tokyo for Kyoto.
Amerika'ya gitmek için Japonya'dan ayrıldı.He left Japan for America.
O asla geri dönmemek üzere Japonya'dan ayrıldı.He left Japan never to come back.
O, Londra'dan Paris'e uçtu.He flew from London to Paris.
O, uçakla Tokyo'dan Osaka'ya gitti.He went from Tokyo to Osaka by plane.
O, beni yolcu etmek için Nikko'dan bütün yolu geldi.He came all the way from Nikko to see me off.
Gelecek ocak ayında Singapor'dan döner.He comes back from Singapore next January.
Onların Kalküta'dan New York City'ye kadar dünyanın dört bir yanında şubeleri var.They have branches all over the world, from Calcutta to New York City.
Onlar 1989'dan beri buradalar.They have been here since 1989.
Onlar Tom'dan nefret ediyorlardı.They hated Tom.
Onların yakında Tokyo'dan ayrılacakları söyleniyor.It's said that they will soon be leaving Tokyo.
Ertesi gün Japonya'dan ayrılacaklardı.They were leaving Japan the next day.
Onlar yarın Japonya'dan ayrılıyorlar.They are leaving Japan tomorrow.
Onun dans için yeteneği var.She has a talent for dance.
Onun dans etmedeki becerisi iyi bilinir.Her skill in dancing is well known.
Kitabı Londra'dan ısmarladı.She ordered the book from London.
O, sekiz yaşındayken dans etmeye başladı.She started dancing when she was eight.
O beni görmek için Kanada'dan geldi.She came from Canada to see me.
Bir diskoda dans etmeyi kayak yapmaktan daha fazla sever.She likes dancing in a disco better than skiing.
O iyi bir dansçı.She is a good dancer.
O, dans eğitimi amacıyla Los Angeles'a gitti.She went to Los Angeles for the purpose of studying dancing.
O bir dans müziği plağı aldı.She has bought a record of dance music.
O, bütün gece diskoda dans etmeye devam etti.She kept dancing at the disco all night.
O, Tom'dan daha yaşlıdır.She's older than Tom.
O bana, Hokkaido'dan tüm yolu erkek kardeşini görmek için geldiğini söyledi.She told me that she came all the way from Hokkaido to see her brother.
Bir bale dansçısı olarak hayatını kazanır.She earns her living as a ballet dancer.
O, Fransa'dan Amerika'ya hareket etti.She left France for America.
Şikago üzerinden Boston'dan San Fransisko'ya seyahat etti.She traveled from Boston to San Francisco via Chicago.
O, Londra'dan Paris'e gitti.She went from London to Paris.
O, neşeyle dans etti.She danced with joy.
Dün Tokyo'dan New York'a hareket etti.She left Tokyo for New York yesterday.
O, hepimizi şaşırtan bir zerafetle dans etti.She danced with a grace that surprised us all.