dan ile cümle
dan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
1990'da, Dan hala Matt Smith'in altında bir çaylak memurdu.In 1990, Dan was still a rookie officer under Matt Smith.
Dan bir Londra mahallesinde, büyüdüğü yerde, yaşadı.Dan lived in a London neighborhood, where he grew up.
Akşam yemeği molasından sonra Dan Linda'yı spor salonundan almak için çıktı.After his dinner break, Dan left to pick Linda up from the gym.
Dan cesedi üzerinde otopsi gerçekleştirildi.An autopsy was performed on Dan's body.
Dan her zaman silah taşıdı.Dan always carried a gun.
Dan her zaman başının sağ tarafı ile yastıkta yatıyor.Dan always sleeps with the right side of his head on the pillow.
Dan ve Linda sekiz gün sonra evlendiler.Dan and Linda got married eight days later.
Dan ve Linda yirmi yıldır evliydiler.Dan and Linda had been married for twenty years.
Dan ve Linda lise sevgilileriydi.Dan and Linda were high school sweethearts.
Dan ve Linda 1994'ten 2002'ye kadar evliydi.Dan and Linda were married from 1994 to 2002.
Dan bir uyuşturucu satıcısı oldu.Dan became a drug dealer.
Dan, Nevada'da bir dönüm arazi satın aldı.Dan bought an acre of land in Nevada.
Dan aşağı kata geri geldi.Dan came back downstairs.
Dan içeri geldi ve bağırmaya başladı.Dan came inside and started shouting.
Dan sorgulanmak üzere karakola geldi.Dan came to the police station for questioning.
Dan hayal edilebilecek en kötü suçu işledi.Dan committed the worst imaginable crime.
Dan yatak odasını bir ofise dönüştürdü.Dan converted his bedroom into an office.
Dan tıraş olurken kendini kesti.Dan cut himself shaving.
Dan o gün işe gelmedi.Dan didn't show up for work that day.
Dan, Linda'nın bunu yaptığına inanmak istemedi.Dan didn't want to believe that Linda did that.
Dan işini sahipsiz bırakmak istemedi.Dan didn't want to leave his business unattended.
Dan onun hakkında ne yapacağını bilmiyor.Dan doesn't know what to do about it.
Dan katı yürekli görünmek istemiyor.Dan doesn't want to look heartless.
Dan neredeyse iki yıl boyunca polisi atlatmış.Dan eluded police for almost two years.
Dan duruşma salonuna girdi.Dan entered the courtroom.
Dan terk edilmiş arabayı inceledi.Dan examined the abandoned car.
Dan kurbanın çantasının içeriğini inceledi.Dan examined the contents of the victim's purse.
Dan vardiyasını saat sekizde bitirdi.Dan finished his shift at eight o'clock.
Dan eldiven giymeyi unuttu.Dan forgot to wear gloves.
Dan oğlunun kalçasının üzerinde bir çürük buldu.Dan found a bruise on his son's thigh.
Dan ormanda bir ceset buldu.Dan found a dead body in the woods.
Dan dolapta beş çift ayakkabı buldu.Dan found five pairs of shoes in the closet.
Dan Linda'yı arabasının içinde buldu.Dan found Linda inside his car.
Dan, Linda'yı hala nefes alırken buldu.Dan found Linda still breathing.
Dan'in Meksika'da bir sabıka kaydı vardı.Dan had a criminal record in Mexico.
Dan'ın uyurgezerlik öyküsü vardı.Dan had a history of sleepwalking.
Dan Linda adında bir kızla birlikte yaşıyor.Dan had been having an affair with a girl named Linda.
Dan uykuda geziyordu.Dan had been sleepwalking.
Dan, Linda'nın tutuklandığını yeni öğrenmişti.Dan had just learned of Linda's arrest.
Dan yaptıklarından hiçbir şey hatırlamıyordu.Dan had no memory of what he had done.
Dan'in çok sayıda kız arkadaşı vardı.Dan had numerous girlfriends.
Dan kime inanacağına karar vermek zorundaydı.Dan had to decide whom to believe.
Dan, polis raporunun bir kopyasına sahip.Dan has a copy of the police report.
Dan, Londra'ya doğru yöneldi.Dan headed toward London.
Dan, Linda'nın garsona bağırdığını duydu.Dan heard Linda yell at the waitress.
Dan suçsuz olduğunda ısrar etti.Dan insisted he was innocent.
Dan yalan makinesi testine girmekte ısrar etti.Dan insisted on taking a lie detector test.
Dan emekli şerif yardımcısıdır.Dan is a retired deputy sheriff.
Dan nihayet burada.Dan is finally here.
Dan Linda'nın çocukluk aşkı.Dan is Linda's childhood love.
Dan, Linda'nın tek gerçek aşkıdır.Dan is Linda's one true love.
Dan hikayesini değiştirmeye devam etti.Dan kept changing his story.
Dan karısını öldürdü ve bunu bilinmeyen bir saldırganın işi olarak gösterdi.Dan killed his wife and made it appear as the work of an unknown assailant.
Dan, Linda'nın nelerden hoşlandığını biliyordu.Dan knew what Linda liked.
Dan suç mahallinde birçok delil bıraktı.Dan left a lot of evidence at the crime scene.
Dan, Southampton'daki bir arkadaşınızı ziyaret etmek için Londra'daki evinden ayrıldı.Dan left his home in London to visit a friend in Southampton.
Dan Linda'yı parasız bıraktı.Dan left Linda with no money.
Dan apartman dairesini Linda'ya verdi.Dan lent Linda his apartment.
Dan, Linda'nın gitmesine izin verdi.Dan let Linda go.
Dan bu dünyada iki şeyi sevdi: arabalar ve kadınlar.Dan loved two things in this world: cars and women.