Leyla mükemmel bir dansözdü.Layla was a hell of a dancer.
Danimarka ve İsveç arasındaki köprü neredeyse beş İsveç mili uzunluğundadır.The bridge between Denmark and Sweden is almost five Swedish miles long.
Danimarka ve İsveç arasındaki köprü neredeyse beş İsveç mili uzunluğunda.The bridge between Denmark and Sweden is almost five Swedish miles long.
Tom dansta pek iyi değildi.Tom wasn't very good at dancing.
Sinderella'nın dans ettiği kale o değil mi?Is that not the castle that Cinderella danced in?
Bir danışmanınız var mıydı?Did you have a mentor?
Bütün gece dans ediyorlar.They dance all night.
Tom, kızının danstan eve geri dönmesini bekliyor.Tom is waiting for his daughter to come back home from the dance.
Tom ve Mary'nin neden beraber dansa gitmediklerini biliyor musun?Do you know why Tom and Mary didn't go to the dance together?
Tom gerçekten Mary'nin onunla dansa gideceğini düşünüyor mu?Does Tom really think Mary will go to the dance with him?
Sence Tom ve Mary birlikte dansa mı gidecekler?Do you think Tom and Mary will go to the dance together?
Tom, Mary ile dansa gitmek istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to go to the dance with Mary.
Seninle dans etmek istedim.I wanted to dance with you.
Seninle dans etmek istiyordum.I wanted to dance with you.
Tom kimi dansa götürmek istediğini söyledi.Who did Tom say he wanted to take to the dance?
Ben seninle dans etmek istiyorum.I want to dance with you.
Leyla ayda iki kez bir danışmanı ziyaret ediyor.Layla has been seeing a counselor twice a month.
Tom'la dansa gitmek istemez misin?Don't you want to go to the dance with Tom?
Tom kimi dansa götürmek istiyor?Who does Tom want to take to the dance?
Tom Mary'den ona nasıl dans edeceğini öğretmesini istedi.Tom asked Mary to teach him how to dance.
Tom finans danışmanı.Tom is a financial advisor.
Kiminle dans etmek istedin?Who did you want to dance with?
Tom kimle dans etti?Who did Tom dance with?
Keşke Tom'un dans ettiğini görebilseydim.I wish that I could've seen Tom dance.
Sami dans etmeye başladı.Sami started dancing.
Danca anlayabiliyorum ama konuşamıyorum.I can understand Danish, but I can't speak it.
Mary'nin birlikte dansa gitmek istediği kişinin Tom olmadığını ne zaman anladın?When did you find out that Tom wasn't the one who Mary wanted to go to the dance with?
Tom, Mary'nin onunla dansa gitmek istemediğini biliyordu.Tom knew that Mary was unlikely to want to go to the dance with him.
1570 tarihli Stettin Antlaşması, İsveç ile Danimarka arasındaki savaşı sona erdirdi.The Treaty of Stettin of 1570 ended the war between Sweden and Denmark.
İsveç, Danimarka ve Norveç'i içeren Kalmar Birliği, 1523'te ayrıldı.The Kalmar Union, comprising Sweden, Denmark and Norway, broke apart in 1523.
Mary ile dansa gittim.I went to the dance with Mary.
Dans eden sevimli kızları hala hatırlıyor musun?Do you still remember the lovely girls who were dancing?
Tom Mary'yi kendisiyle dansa gitmeye ikna etmeye çalışacak.Tom will try to persuade Mary to go to the dance with him.
Tom, Mary, John ve Alice hepsi dans etmekten hoşlanır.Tom, Mary, John and Alice all enjoy dancing.
Tom, Mary, John ve Alice hepsi dans etmeyi sever.Tom, Mary, John and Alice all like dancing.
Dans edin!Dance.
Dans et!Dance!
Tom ve Mary birbirleriyle dans etmiyorlardı.Tom and Mary weren't dancing with each other.
Tom ve Mary birlikte dans etmiyorlardı.Tom and Mary weren't dancing together.
Tom ve Mary dans ediyorlardı ama birbirleriyle değil.Tom and Mary were dancing, but not with each other.
Tom ve Mary birbirleriyle dans ediyordu.Tom and Mary were dancing with each other.
Tom, Mary'ye bir avukata danışmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to consult a lawyer.
Koreograf çarpıcı bir dans rutini yarattı.The choreographer created a stunning dance routine.
Sen gerçekten dans dersine gidiyor musun?Do you actually go to dancing class?
Gerçekten dans dersleri alıyor musun?Do you actually take dancing lessons?
Ayrıca, nasıl dans edeceğimi bilmiyorum.Besides, I do not know how to dance.
Korku kötü bir danışmandır.Fear is a bad counsellor.
O cevap veremeden Mary Tom'u eliyle yakaladı ve dans pistine götürdü.Before he could answer, Mary grabbed Tom by the hand and led him to the dance floor.
Tom bunu kimseye danışmadan yaptı.Tom did that without consulting anybody.
Tom'un dans ettiğini görmek istiyorum.I want to see Tom dance.
İlk defa Tom'un dans ettiğini gördüm.That was the first time I'd seen Tom dance.
Tom ve ben birbirimizle dans etmedik.Tom and I didn't dance with each other.
Tom dans etme şeklini beğenmiyor.Tom doesn't like the way you dance.
Tom danışmanıyla konuştu.Tom spoke with his supervisor.
Şarkı söyleyebilirim ve dans edebilirim.I can sing and I can dance.
Tom Mary ile dansa gitmek istedi.Tom wanted to go to the dance with Mary.
Tom Mary'nin John'un dans ettiğini hiç görmediğini söyledi.Tom said Mary has never seen John dance.
Tom oldukça iyi dans ederdi.Tom used to dance quite well.
Tom, Mary'nin onun dans ettiğini hiç görmediğini söyledi.Tom said Mary has never seen him dance.
Tom dans etme şeklini seviyor.Tom likes the way you dance.