damla damla ile cümle
damla damla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
O hala omuzlarının serpilir, eriyen karların üzerine damladı onun halı.She noticed that the melting snow that still sprinkled his shoulders dripped upon her carpet.
"Sadece bir damla, Janny," dedi Hall."Just a drop more, Janny," said Hall.
Üzerinde ve ötesinde bir damla aldı ve gitmek için bir fantezi olsaydı, çıktınız?Where'd you be, if he took a drop over and above, and had a fancy to go for you?
Alüminyum tüpün üstüne mıknatıs damlattığınızda baklenmedik birşey gerçekleşiyor.But something unexpected happens when you drop a magnet down an aluminum tube.
Ve şimdi, Eliza, kanın son damlasına vereceğim, ama onlar beni almayacaktır.And now, Eliza, I'll give my last drop of blood, but they shall not take you from me.
Bu damlalar her zaman daha aşağıya gitmeye çalışır.It is just trying to get lower and lower and lower.
Pollock, yatay bir düzlem üzerine boya damlatarak, kendi yolunu buldu.Obviously, Pollock did it his way By dripping downward in a horizontal plane.
Moleküllerin su damlasından kurtulmasına, "buharlaşma" adı verilir.And the process of these molecules actually escaping, that's what we refer to as evaporation.
Bu molekül buharlaşmış olsun; damladan kurtulmuş.So let's say that this is one that has evaporated, it has fully escaped.
Bu ufak yağ damlacıkları bir bakıma en ilkel hücre formlarıydı.And those were the most primitive forms of cells in a sense, those little drops of oil.
Böylece her damla biraz farklı oluyordu.And so every drop was a little bit different.
Aynı zamanda bir yağmur damlasını durdurup içindeki duyguya bakabiliyorsunuz.You can also stop a raindrop and open the feeling inside.
Bunun için en altta yer alan bir süngere mürekkep damlacıklarını atmalı.To se onda skupljalo u spu�vi na dnu.
Bu güzel altın damlalar sinir taşıyıcılarıdır.Those beautiful golden drops are the neurotransmitters.
Hatta logaritmaları yüzme sonrası göz damlası yerine kullanabilirsiniz.Logarithms can even be used instead of eyedrops after swimming.
Sonra suyun yüzeyine üç veya dört kez siyah oje damlatın.Ahora coloca gotas de barniz negro en la superficie del agua. 3 o 4 veces.
Bu aslında sadece denizde bir damla.It's actually just a drop in the sea.
Fakat güzel haber, bir damla kan bunu önlemenize yardımcı olabilir.But, the good news is that a single drop of blood can help you to prevent it.
Tekrar, bir damla kan bunu önlemeye yardımcı olabilir.Again, a single drop of blood can help to prevent it.
Kağıdın üzerine bir damla kan koyuyorsunuz.You put a drop of blood on the paper.
Birazdan göreceğiz. Sisteme damlacığı ekliyorsunuz.You add the droplet to the system.
Yağ damlası kendiliğinden-birleşme yoluyla oluşuyor.Okay?
Tek bir damla oluşturuyorlar. Ötekiler sadece dans ediyorlar.They fuse together to form one big blob, and the other protocell just dances around.
Sadece kimyasal madde damlaları, hepsi bu.(Laughter) Just with blobs of chemicals, again.
Yığınlar, tüm veri topluluğunu geniş, hafif sallanan jelatin damlalarmış gibi görselleştiriyor.Mounds visualizes the entire dataset as large, gelatinous blobs which kind of jiggle.
Eğer su damlasına geri dönersek, evreni yeni şekliyle düşünmek.So returning to the droplet, again, thinking about the universe in a new way.
Ve düşen her damla yağmur seni büyütecek... ...ruhunu besleyecek, toprakla.And every drop of rain Will keep you growing Seeds you're sowing in the ground
Örneğin, sol tarafta, sarı sevimli bir süt damlacığı var, sağ tarafta hiçbir şey yok.For example, here is a lovely yellow droplet of milk on the left, there is nothing on the right.
Alnındaki bu ter damlalarını da hatırladım.And I remember the little beads of sweat on your forehead too.
Bu gördüğünüz onun yanağından süzülen tek gözyaşı damlası. Tek ve ona ait olmayan...This is the only place I ever even saw him use it.
Eğer gingko bitkisini damla kalıbının V kısmı ile de keserseniz daha gerçekçi durur.If you cut the gingko with the V-part of the drop cookie cutter, it looks real.
Damla kalıbını alın ve bu zig zag hareketini yaprağa da yapın.take the drop cutter and make the same kind of zig zag on the leaf.
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.But I'm 52 years old, and I'm going to admit to you that I've never had a drop of alcohol.
Anlatım her texture'den damlamalı ve o dünyanın her yüzüyle bütünleşmiş olmalı.Narrative should drip from every texture and be integrated into every facet of the world.
Ve bu dağın üzerine düşen her yağmur damlası gerçekten de birikiyor.And all the rainwater that drops on the Mountain is actually accumulated.
O, damlaya yer alan güçlü bir lütuf değildirO, mickle is the powerful grace that lies
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitBack, foolish tears, back to your native spring; Your tributary drops belong to woe,
Sadece iki damla, işte bu kadar.It's just two drops, like that.
Bu alette fikir şudur ki, alt kısma bir damla idrar damlatırsınız.So, in this device the idea is that you drip the bottom end of it in a drop of, in this case, urine.
"Damla" delik vida hizalayarak panel asmakHang the panel by aligning the "drop out" holes with the screws
[su damlaması][water dripping]
[ritmik olarak su damlar] En temiz sudan içmek istiyorum.man singing:
Karma damla damladırKarma Drop by drop.
Her ne kadar içine damlatılan bir damlacık soğan suyunu hiç unutmasa daAnd while it's memory of a long lost drop of onion juice is Infinite
Kullanılan her bir mürekkep damlasıEach drop of ink that has been used
Sanırım gözümde bir damla yaş var dünyamın kralı gibi hissediyorumI think I got a tear in my eye I feel like the king of My world
Bir damla kan alıyoruz, buraya koyuyoruz ve size oromatik olarak söylüyor.You take a drop of blood, you put it in there and it automatically tells you.
Eğer siz de sevmiyorsanız, yalnızca küçük bir damla damlatın.If that's the case, maybe just throw a tiny little splash in there.
Bedenimi ama benim daha iyi olmanın son damlasına öyle geliyor.Methinks my body is but the lees of my better being.
Son olarak, bazı insanlar için, A vitamini damlalarını öneriyorum.Which is EPA. And lastly, for some people, I recommend vitamin A drops.
Ancak dikkat etmek gerekiyor çünkü guünde 10,000 damladan fazla alınmamalıdır.But, you have to be very careful with vitamin A. No more than 10, 000 units a day.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.These frightful words trickled out of her like honey.
Ve Bicky kendisi için oldukça üzgün görünümlü, damlatmalı geldi.And Bicky came trickling in, looking pretty sorry for himself.
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.They suck up all the water, keep to themselves, and they drip feed the lower city.
Bir damla koyarsanız, o suya, herhangi birşeyin bir damlasını, sonsuza dek değişir.If you put one drop, one drop of something, in that water, it'll change it forever.
Ve altına bir damla damlatıyorsunuz, bu durumda, idrar.And you put a drop, in this case, of urine at the bottom.
Damlayan balmumunu hala görebilirsiniz.You still see the beeswax dripping.
Tamam mı? Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.Attach the candle to the wall so the wax doesn't drip onto the table.
Eğer bunun kavrayışı içinize damlamadıysa önemli değil.If that didn't drop in, that's okay.
Eğer bal ve un da katarsan, damlamaz.If you mix in some flour and honey, it doesn't even drip down.