Ana içeriğe geç
Sözlük

damga ile cümle

damga kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O mektubun üzerine damgasını vurdu.Он поставил штамп на письмо.
Bilinen en erken posta damgası yaklaşık 1806 çivarına tarihlenir.Самые ранние известные почтовые пометки датируются примерно 1806 годом.
Mektupların damgalanması Malaka'da B109, Penang'da B147 ve Singapur'da B172 işaretiyle yapılıyordu.Для гашения марок использовались почтовые штемпели: «B109» в Малакке, «B147» в Пенанге и «B172» в Сингапуре.
1902 yılında bunların beş tanesi siyah el damgaları kullanılarak sürşarjlandı.В 1902 году на пяти из них были сделаны надпечатки новых номиналов с помощью ручных штампов чёрного цвета.
Yaklaşık 1830 yıllarında el damgalı posta işaretlemesi başladı.Примерно в 1830 году в этом отделении начали применяться ручные почтовые штемпели.
Bu nedenle mektupların çoğu Singapur damgasına haizdir.Поэтому на большей части таких почтовых отправлений стоит гашение почтовым штемпелем Сингапура.
"2011'e damga vuranlar".2011 «Уцелевшие в пламени».
İlgili konular posta pulları, damgalar, ve çeşitli projeler ile bağlantılı zarflardır.Особый интерес представляют фальшивки, наклеенные на конверты и прошедшие почту.
Mektup Singapur rotasıyla yölendiriliyor ve Singapur damgasına haizdi.Протекает по Центральному региону Сингапура и впадает в Сингапурский пролив.
Bayındır boyunun damgasını devletlerinin resmî alâmeti kabul etmişlerdir.Мы признаем выказаное вами рвение на службе государству.
İşlemlerin yaşı, yaratılma anında oluşturulan zaman damgası sayesinde anlaşılır.Её возникновение объясняется потребностью в общении, сформировавшейся в младенческом возрасте.
Satılmadan önce her ikisi de köle damgası yemişti.До войны занимался продажей краденых собак.
Ve onun Damgalar (posta) işleri geniş çalışmayı aldı.Там же было издано собрание его произведений.
AAAFF“ işaretleriyle damgalamışlardır.Екатерины», следы которой потеряны.
Devamında SMS merkezi, mesaja zaman damgası basarak alıcıya bu mesajı gönderir.Периодически присылает СМС, что, мол, жив-здоров.
Damga vergisi, her türlü sözleşmeden doğan ve devlet tarafından alınan bir vergi çeşididir.الإعفاء الضريبي هو إعفاء من جميع أو بعض الضرائب التي تفرضها الدولة.
Bir süre sonra Damgacı, Khan'ın yanına, savaş halindeki Irak'a gitmeye karar verdi.وبعد فترة من الوقت قررت عائشة دامجاجي الذهاب إلى العراق و أن تكون بجانب خان و كانت العراق في حالة نشوب حرب.
Klipte birçok sanatçı yer aldı ve şarkı döneme damgasını vurdu.وخرج منها الكثير من الفنانين وتقع في جانب الكرخ منها.
Satılmadan önce her ikisi de köle damgası yemişti.وكان المماليك يشترون كصبيان قبل البلوغ من أسواق بيع العبيد.
Albümden "Elimde Değil" adlı parça yayınlandı ve döneme damgasını vurdu.فقبض قيس بكلتا يديه على النار ولم يتركها حتى سقط مغشيًا عليه.
Irak sınırını geçemeyen Damgacı ile Khan sonunda İran'da buluştu.لم يتمكن خان و عائشة من عبور حدود العراق وقد تقابلا في نهاية المطاف في إيران.
1995 yılının son günlerinde yayınladığı Yarası Saklım adlı albümüyle döneme damgasını vurdu.وفي الايام الاخيرة لعام 1995 فقد قدمت ضربة قوية من خلال تقديمها الألبوم المعروف بأسم نصف جرحى.
Ayrıca onun döneminde birçok muhalifin uyuşturucu kaçakçısı damgasıyla idam edildiği iddia edilmektedir.كما قال أيضًا أنه في ذلك الوقت سيتم الكشف عن عظام شخص مقتول.
Ayça Damgacı ...أدهم الغمري...
İlk posta damgaları farklı biçimlerdeki noktalardan oluşturuldu.Os primeiros carimbos foram compostos por pontos em diferentes formas.
Sonraları flamlar makina damgalarında da sıklıkla kullanılmıştır.Desde então, a bandeira aparece frequentemente em selos.
Şehir isimli tarihli posta damgaları kısa süre sonra oluştu.Carimbos postais datados com nomes da cidade logo em seguida.
Stafford'un kişisel yaşamı çoğu kez mutsuzlukla damgalanmıştı.A vida pessoal de Jean Stafford foi marcada por infelicidade.
Meydan Tan Damga Günaydın BulvarUm FIAT bom de briga
Katıldığı son El Fetih kongresine damgasını vurur.No entanto, o poder de dar-lhe um novo termo é detido pelo congresso do partido.
Yazıtın alt kısmında ilk yayınlarda belli olmayan bir damga bulunmaktadır.A temporada será exibida em uma nova emissora ainda não anunciada.
Bugün Damga Günaydın Tan MeydanA manhã destaca dia a dia e bom dia.
Geralt Temerya askerleri tarafından yakalanıp kral katili damgası yer.Geralt é então encontrado pelas forças temerianas e acusado de matar o rei.
Damga Vergisi Mükellefi: Kağıtları imza edenlerdir.Cedente/Beneficiário: Quem emite a cobrança.
Her boyun kendine has bir damgası ve bir kutsal kuşu vardı.Mas falou que no cetro havia um cuco, uma de suas aves sagradas.
Bu damga sadece Bursa ve Edirne’de basılan paralar üzerinde görülmektedir.O estilo baseado em cúpulas evoluiu em Bursa e Edirne.
Böylelikle Saruman iki taraf tarafından yakalanmış ve hain olarak damgalanmıştı.Hiermee werd Saruman een dubbele verrader.
Bizim şarkılarımız bu eser yüzünden kötü şarkı damgası yedi biz buna üzülüyoruz.Dies wil ik zingen een vrolijk lied verlangen, gij doet mij treuren.
Boyumuzun damgası Kaşgarlı’ya göre (۷۸), Reşideddin’e göre (تد), Yazıcıoğlu’na göre (Л) biçimindedir.Een voorbeeld daarvan is het lied Druže Tito, mi ti se kunemo (Kameraad Tito, we zweren trouw aan je).
Ondan sonraki yaşamım, onun damgasını taşır.Een daaropvolgende explosie kost hem het leven.
Damgalama işlemi makina veya elle yapılmaktadır.Het oogsten vindt plaats met de hand of machinaal.
1902 yılında bunların beş tanesi siyah el damgaları kullanılarak sürşarjlandı.Hij debuteerde in 1965 met de verhalenbundel Twee handen van zwart.
Damga Vergisi KanunuKorekta deklaracji podatkowej
Hikâyelere iyinin ve kötünün savaşı damgasını vurur.Odrzucali jako największe zło wojnę i przemoc.
Panzerler, II. Dünya Savaşı'na damgasını vuran o dönemin en iyi harp makinelerinden biriydi.Był to jeden z najciekawszych pistoletów maszynowych II wojny światowej.
Stafford'un kişisel yaşamı çoğu kez mutsuzlukla damgalanmıştı.Staffords personliga liv kantades ofta av svårigheter.
Damgasını vurduğu Weimar Klasik dönemi ise, 1805 yılında Schiller’in ölümü ile sona ermiştir.Weimarklassicismen varade till tiden för Schillers död 1805.
Bilinen en erken posta damgası yaklaşık 1806 çivarına tarihlenir.Den senast kända daterade signeringen av Löfnäskeramik är daterad 1806.
Bunun yanı sıra “Acil durum sikkeleri” ve Jeton’lar gibi sikke benzeri damgalar da bulunmaktadır.Dock finns det "snabba reaktorer", som till exempel bridreaktorer.
İki kişi arasında yapılan sözleşmelerde damga vergisinin mükellefi iki tarafa da aittir.Inom matematiken åligger bevisbördan bägge sidor.
Ele geçen bir kil damga mühür parçası, Kuzeybatı Anadolu için daha önce bilinmeyen bir buluntudur.Detta är en tropisk, rovlevande haj som aldrig förr varit noterad norr om Portugal.
Her boyun kendine has bir damgası ve bir kutsal kuşu vardı.Кожна родина здавала також міток прядива та птицю.
İsveç-Türk uluslarının kazanmış oldukları utkuların silinmez damgalarını tarih taşımaktadır.Часи венеціансько-турецьких воєн залишили глибокі сліди.
Pascal üzerindeki bu haksız damga, bugün Pascal'ın önündeki en büyük sorunlardan biridir.Цей невдалий похід Дарія — наймасштабніша з відомих на сьогодення військових акцій персів.
Sergi boyunca her gün için bir özel damga uygulaması yapılmıştır.Щороку оголошується режим надзвичайної ситуації через посуху.
Döneminde gerçekleşen Canudos Savaşı ülke tarihine damgasını vurdu.Втрата Кашміра за часів його правління відкрила нову главу в історії Індії.
Ayarı yüksek olanlara çift; düşüklere ise tek damga vuruldu.Nechá se párat jen od horního (naposled pleteného) konce, dolní konec je nepáratelný.
Damgalama içerebilir.Může mít víčko.
Ereğli damgası".Rozuměl Holý“.
Satılmadan önce her ikisi de köle damgası yemişti.A první dvě dcery že prodal do otroctví.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod