Resim zaman damgalarını etiket olarak kaydetTallenna & aikaleima tunnisteena
Resim zaman damgalarını etiket olarak kaydetTijdaanduidingen van afbeeldingen opslaan als metagegevens ingebed in bestanden
Resim zaman damgalarını etiket olarak kaydetUkládat čas obrázku jako značky
Resim zaman damgalarını etiket olarak kaydet& Ukladať časové známky obrázkov do štítkov
Resim zaman damgalarını etiket olarak kaydet& Zapisz znaczniki czasowe obrazu jako znaczniki
Resim zaman damgalarını etiket olarak kaydet& Αποθήκευση πληροφοριών ώρας ως ετικέτες
Resim zaman damgalarını etiket olarak kaydetЗапазване & датите на снимките като етикети
Resim zaman damgalarını etiket olarak kaydet& Зберігати час зображень у вбудованих метаданих файлів
Resim zaman damgalarını etiket olarak kaydetСохранять отметки & времени изображения в тегах
Resim zaman damgalarını etiket olarak kaydetהגדרות קבצי שמירת תמונות
Resim zaman damgalarını etiket olarak kaydetاحفظ صورة
Resim zaman damgalarını etiket olarak kaydet画像のタイムスタンプをタグとして保存(T)
San Francisco'da 16 yaşındayken, hayatıma damgasını vuran manik atağımı yaşadım: kendimi Hz.제가 샌프란시스코에서 16살 일 때 제 조증의 정점을 찍은 사건이 있었죠.
San Francisco'da 16 yaşındayken, hayatıma damgasını vuran manik atağımı yaşadım: kendimi Hz. İsa sanıyordum.16 évesen San Francisco-ban volt egy mániás epizódom, és azt gondoltam, én vagyok Jézus Krisztus.
San Francisco'da 16 yaşındayken, hayatıma damgasını vuran manik atağımı yaşadım: kendimi Hz. İsa sanıyordum.A mis 16 años en San Francisco tuve un episodio maníaco en el que pensé que yo era Jesucristo.
San Francisco'da 16 yaşındayken, hayatıma damgasını vuran manik atağımı yaşadım: kendimi Hz. İsa sanıyordum.Lúc tôi 16 tuối, ở San Francisco, trong cơn hưng cảm sốc nhất tôi đã tưởng mình là Chúa Giê-su.
San Francisco'da 16 yaşındayken, hayatıma damgasını vuran manik atağımı yaşadım: kendimi Hz. İsa sanıyordum.Mając 16 lat, w San Francisco, miałem epizod z załamaniem kiedy myślałem, że jestem Jezusem.
San Francisco'da 16 yaşındayken, hayatıma damgasını vuran manik atağımı yaşadım: kendimi Hz. İsa sanıyordum.När jag var 16 i San Fransisco fick jag en genomslående manisk episod som fick mig att tro att jag var Jesus.
San Francisco'da 16 yaşındayken, hayatıma damgasını vuran manik atağımı yaşadım: kendimi Hz. İsa sanıyordum.Quando eu tinha 16 anos em São Francisco, eu tive um episódio maníaco em que pensei que era Jesus Cristo.
San Francisco'da 16 yaşındayken, hayatıma damgasını vuran manik atağımı yaşadım: kendimi Hz. İsa sanıyordum.V 16 jsem byl v San Franciscu a zažil jsem ... manickou episodu kdy jsem měl pocit že jsem Ježíš.
San Francisco'da 16 yaşındayken, hayatıma damgasını vuran manik atağımı yaşadım: kendimi Hz. İsa sanıyordum.V San Franciscu, keď mi bolo 16, som mal prielomovú maniakálnu chvíľku, keď som myslel, že som Ježiš.
San Francisco'da 16 yaşındayken, hayatıma damgasını vuran manik atağımı yaşadım: kendimi Hz.כשהייתי בן 16 בסאן פרנסיסקו, היתה לי התפרצות המאניה הראשונה
San Francisco'da 16 yaşındayken, hayatıma damgasını vuran manik atağımı yaşadım: kendimi Hz.حين كنت في 16 من عمري في سان فرانسيسكو، تعرضت لنوبة جنون ثورية
San Francisco'da 16 yaşındayken, hayatıma damgasını vuran manik atağımı yaşadım: kendimi Hz.革新的ともいえる体験をしました 自分をイエス・キリストだと思ったのです
Sigir eti için, tüm hayvanlar damgalaniyor... bu örnekte, suratlarindan.Marhahús esetében az összes állatra... ...bélyeget sütnek, ez esetben az arcára.
Sigir eti için, tüm hayvanlar damgalaniyor... bu örnekte, suratlarindan.Niemals mit Betäubungsmitteln - sondern mit großen Kneifzangen.
Sigir eti için, tüm hayvanlar damgalaniyor... bu örnekte, suratlarindan.Pentru carne de vita, toate animalele sunt marcate... ...in acest caz, pe fata.
Sigir eti için, tüm hayvanlar damgalaniyor... bu örnekte, suratlarindan.Per la carne bovina, tutti gli animali vengono marchiati. In questo caso, sul muso.
Sigir eti için, tüm hayvanlar damgalaniyor... bu örnekte, suratlarindan.Untuk dagingnya, semua hewan diberi cap ... ... dalam hal ini, di wajah mereka.
Sigir eti için, tüm hayvanlar damgalaniyor... bu örnekte, suratlarindan.Vad gäller nötkött, blir alla djur märkta ... ... i detta fall, i ansiktet.
Sigir eti için, tüm hayvanlar damgalaniyor... bu örnekte, suratlarindan.Όσον αφορά τα βοοειδή, όλα τα ζώα πυροσφραγίζονται, στην προκειμένη περίπτωση στο πρόσωπο. αφαίρεση κεράτων
Sigir eti için, tüm hayvanlar damgalaniyor... bu örnekte, suratlarindan.,עבור בשר בקר ...כל החיות עוברות סימון במקרה הזה, .בפנים
-Siktir, bir piskopos! -Patron patatesle bir CNT damgası yapıyordu.Gospodarica izdeluje CNT štampiljko iz krompirja.
-Siktir, bir piskopos! -Patron patatesle bir CNT damgası yapıyordu.Szefowa podrabiała pieczątkę CNT z ziemniaka.
-Siktir, bir piskopos! -Patron patatesle bir CNT damgası yapıyordu.А шефката беше направила CNT печат от картоф.
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"Acum, eu vă dau avertisment echitabil", a strigat regina, ştampilarea pe motiv ca ea a vorbit;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"Agora, eu dar-lhe o aviso justo", gritou a Rainha, batendo no chão enquanto falava;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"Ahora, yo te doy una advertencia justa", gritó la Reina, estampado en el suelo mientras hablaba;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"Bây giờ, tôi cung cấp cho bạn cảnh báo công bằng," Nữ hoàng hét lên, đóng dấu trên mặt đất như bà nói;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;'지금, 내가 당신에게 공정한 경고를주고,'그녀가 말한대로 지상에 스탬핑, 여왕을 질렀다;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"Maintenant, je vous en avertis, cria la Reine, frappant le sol, tandis qu'elle parlait;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"Most kapsz tisztességes figyelmeztetést", kiáltotta a királynő, bélyegzés a földön, mint beszélt;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"Nu ger jag dig en rättvis varning," ropade drottningen, stämpling på marken när hon talade;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;'Nu, ik geef je eerlijk waarschuwing, "riep de Koningin, stampen op de grond als ze sprak;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"Nu, jeg giver dig rimelig advarsel," råbte dronningen, stempling på jorden, mens hun talte;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"Nun, ich gebe dir Fair Warning", rief die Königin und stampfte auf den Boden, als sie sprach;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"Nyt minä annan sinulle kohtuullisen varoituksen," huusi Queen, leimaamalla maassa, kun hän puhui;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;'Ora, io ti do Fair Warning,' gridò la Regina, pestando a terra mentre parlava;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"Sekarang, saya memberikan peringatan yang adil," teriak Ratu, stamping di tanah saat ia berbicara;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"Teď jsem vám varovat," křičel královna, ražení, na zemi, jak mluvila,
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"Teraz dam wam uczciwe ostrzeżenie," krzyknął Królowej, wytłaczanie na ziemi, gdy mówiła;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"Teraz som vám varovať," kričal kráľovná, razenie, na zemi, ako hovorila,
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"Zdaj sem vam pošteno opozorilo," je zavpil kraljica, odtisniti na tleh, ko je govoril;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"Сега, аз ви даде справедлив предупреждение, - извика кралицата, щамповане на земята, докато говореше;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"Теперь, я даю вам честно предупреждаю, крикнул Королева, топая по земле, как она говорила;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"Тепер, я даю вам чесно попереджаю, крикнув Корольова, гупаючи по землі, як вона говорила;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;"עכשיו, אני נותן לך אזהרה הוגנת," צעקה המלכה, רוקעת על הקרקע בזמן שדיברה;
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;والآن ، وأنا أعطيك تحذير عادلة "، هتف الملكة ، وختم على أرض الواقع كما تحدثت ؛
"Şimdi, ben size adil uyarı vermek, 'diye konuştu yere damgalama, Kraliçe bağırdı;'のいずれかあなたやあなたの頭はoffとなること、および必要があります約半分の時間がないの!
Simgelere, çoğunlukla damgalarda rastlanıyor. Burada böyle bir nesne görüyorsunuz.Symbolerne findes hyppigst på segl. og deroppe ses et sådant objekt.