Ana içeriğe geç
Sözlük

damga ile cümle

damga kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu belge bir güçtür. Damganın gücü.Itu adalah dokumen terpenting. kekuatan stempel.
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Ce n'est pas seulement un chasse au trésor, mais aussi une chasse au timbre !
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Đây không phải là trò truy tìm kho báu... Mà là truy tìm con dấu!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Det är inte bara en skatt jakt... Utan en stämpel jakt!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Es ist nicht nur eine Schatzsuche... sondern eine Stempeljagd!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Het is niet gewoon een schattenjacht... Maar een stempel jacht!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Ini bukan cuma berburu harta karun.. Tapi berburu cap!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Non è una caccia al tesoro... Ma una caccia ai marchi!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Nu e o vanatoare de comori... E o vanatoare de stampile!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Δεν είναι απλά ένα κυνήγι θησαυρού... Αλλά ένα κυνήγι σφραγίδας!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Это не погоня за сокровищами... Это погоня за печатями!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!هذه ليست فقط لعبة اصطياد الكنز ولكن اصطياد الاختام
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!スタンプ 探しー!! では、ペアを決めましょう
Bu damgalama hastalığın kötüleşmesine yol açan sessizlik ve içe kapanmaya sebep olmakta.Il fenomeno porta la persona coinvolta ad isolarsi dal mondo esterno ed è, in alcuni casi, causa di morte.
Bu mezbahada, damgalanmis ve boynuzlari sökülmüs sigir ahira getirilmis.Dalam rumah jagal ini, ternak yang telah dicap dan dipotong tanduknya dibawa ke dalam suatu kandang khusus.
Bu mezbahada, damgalanmis ve boynuzlari sökülmüs sigir ahira getirilmis.Ezen a vágóhídon a megbélyegzett és szarvatlanított állatot egy boxba viszik.
Bu mezbahada, damgalanmis ve boynuzlari sökülmüs sigir ahira getirilmis.In acest abator, vitele marcate si cu coarnele taiate sunt aduse intr-un stal.
Bu mezbahada, damgalanmis ve boynuzlari sökülmüs sigir ahira getirilmis.In diesem Schlachthaus werden die gebrandmarkten und enthornten Rinder in einen Stall gebracht.
Bu mezbahada, damgalanmis ve boynuzlari sökülmüs sigir ahira getirilmis.In questo macello il bestiame marchiato a fuoco e dalle corna tagliate viene portato in una stalla.
Bu mezbahada, damgalanmis ve boynuzlari sökülmüs sigir ahira getirilmis.Vid detta slakthus tas det märkta och avhornade boskapet till ett stall.
Bu mezbahada, damgalanmis ve boynuzlari sökülmüs sigir ahira getirilmis.Σ' αυτό το σφαγείο, η σφραγισμένη και χωρίς κέρατα αγελάδα οδηγείται στο παχνί. αναισθητικά βέλη
Bu mezbahada, damgalanmis ve boynuzlari sökülmüs sigir ahira getirilmis.,במשחטה זו הבקר המסומן וגדוע הקרניים .מובא אל תוך תא
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.Ezen a vágóhídon a megbélyegzett és szarvatlanított állatot egy boxba viszik.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.In acest abator, vitele marcate si cu coarnele taiate sunt aduse intr-un stal.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.In diesem Schlachthaus werden die gebrandmarkten und enthornten Rinder in einen Stall gebracht.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.In questo macello il bestiame marchiato a fuoco e dalle corna tagliate viene portato in una stalla.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.Jagal ini, bermerek dan dehorned ternak dibawa ke sebuah kios.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.las vacas descornadas y marcadas son llevadas a una jaula.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.Na těchto jatkách jsou označkované a odrohované krávy umístěny do kotce.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.Tässä teurastamossa merkitty ja sarveton karja tuodaan pieneen karsinaan. tainnuttavat pultit
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.Vid detta slakthus tas det märkta och avhornade boskapet till ett stall.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.V tej klavnici, živali, ki so jih prej ožigosali in jim odstranili rogove, privedejo v boks.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.W tej rzeźni oznaczone i pozbawione rogów bydło trafia do boksów
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.В этой скотобойне, фирменное и удаленный рога рогатый скот принесен в киоск.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.במשחטה זו, הבקר המסומן וגדוע הקרניים מובא אל תוך תא.
Bu sabah sözlüğe baktım ve şöyle diyor Danalarını damgalamayan bir adam varmış.Aşa că azi de dimineaţă am căutat în dicţionar şi scria că a existat un domn care nu îşi însemna bovinele.
Bu sabah sözlüğe baktım ve şöyle diyor Danalarını damgalamayan bir adam varmış.Dus vanochtend keek ik in het woordenboek en daar stond dat het een man was die zijn vee niet merkte.
Bu sabah sözlüğe baktım ve şöyle diyor Danalarını damgalamayan bir adam varmış.Dziś rano zajrzałam do słownika i był tam opis pana, który nie znakował swojego bydła.
Bu sabah sözlüğe baktım ve şöyle diyor Danalarını damgalamayan bir adam varmış.Entonces, esta mañana consulté en el diccionario, y decía que existió ese caballero que no marcaba su ganado.
Bu sabah sözlüğe baktım ve şöyle diyor Danalarını damgalamayan bir adam varmış.Sáng nay tôi tra từ điển và nó nghĩa là có một anh chàng muốn che giấu sự thô lỗ.
Bütün hayatım kötü bir yolda. Başarısızlık mührü ile damgalandım.Celý můj život je jedna špatná cesta.
Bütün hayatım kötü bir yolda. Başarısızlık mührü ile damgalandım.Seit meiner Geburt habe ich das Etikett Katastrophe, das bleibt.
Bu yüzlerin damga bırakan gücü ve arkalarında yatan duygular beni olduğum belgesel fotoğrafçısı yapan şeyler.Impactul acestor chipuri și emoțiile din spatele lor mă definesc ca fotojurnalist documentar.
Bu yüzlerin damga bırakan gücü ve arkalarında yatan duygular beni olduğum belgesel fotoğrafçısı yapan şeyler.Обжигающая сила их лиц и эмоций за ними сделала меня фотографом-документалистом.
Bu yüzlerin damga bırakan gücü ve arkalarında yatan duygular beni olduğum belgesel fotoğrafçısı yapan şeyler.その表情の裏にある 彼らの感情を人々に伝える事が 記録報道写真家としての 使命だと信じています こういった気持なくして 人の密やかな感情や
Cunku o an artik Tony'in isminde bir damga yoktu.이 순간에서 만큼은 토니는 꼬리표가 붙은 범죄자가 아니었습니다
Cunku o an artik Tony'in isminde bir damga yoktu. Orada oturan sadece ikimizdik.Bởi vì ở khoảnh khắc đó, không còn dấu hiệu cho cái tên của Tony, đó chỉ còn hai chúng tôi đứng đó.
Cunku o an artik Tony'in isminde bir damga yoktu. Orada oturan sadece ikimizdik.Denn in diesem Moment ist Tonys Name nicht gezeichnet; nur wir beide stehen da.
Cunku o an artik Tony'in isminde bir damga yoktu. Orada oturan sadece ikimizdik.För i det ögonblicket, finns det inget märke vid Tonys namn; det är bara vi två som står där.
Cunku o an artik Tony'in isminde bir damga yoktu. Orada oturan sadece ikimizdik.For i det øjeblik er der intet mærke ved Tonys navn; det er bare os to der står der.
Cunku o an artik Tony'in isminde bir damga yoktu. Orada oturan sadece ikimizdik.În acea clipă, nu-i niciun semn lângă numele lui Tony, suntem doar noi doi acolo.
Cunku o an artik Tony'in isminde bir damga yoktu. Orada oturan sadece ikimizdik.Kajti v tem trenutku poleg Tonyjevega imena ni nobene oznake, samo midva sva, ki stojiva tam.
Cunku o an artik Tony'in isminde bir damga yoktu. Orada oturan sadece ikimizdik.Karena saat itu, tidak ada nilai untuk Tony; hanya kami berdua berdiri di sana.
Cunku o an artik Tony'in isminde bir damga yoktu. Orada oturan sadece ikimizdik.Koska sillä hetkellä Tony ei ole merkattu mies; on vain me kaksi seisomassa yhdessä.
Cunku o an artik Tony'in isminde bir damga yoktu. Orada oturan sadece ikimizdik.Mert ebben a pillanatban nincs Tony-n bélyeg; csak mi vagyunk itt ketten.
Cunku o an artik Tony'in isminde bir damga yoktu. Orada oturan sadece ikimizdik.Parce qu'à ce moment-là, il n'y a pas de marque à côté du nom de Tony ; il n'y a que nous deux.
Cunku o an artik Tony'in isminde bir damga yoktu. Orada oturan sadece ikimizdik.Porque naquele momento, não há nenhuma marca no nome do Tony; somos só os dois ali.
Cunku o an artik Tony'in isminde bir damga yoktu. Orada oturan sadece ikimizdik.Protože v tu chvíli není u Tonyho jména žádný záznam; jen my dva, co tu stojíme.
Cunku o an artik Tony'in isminde bir damga yoktu. Orada oturan sadece ikimizdik.V tom momente pri Tonyho mene nebola nijaká značka; boli sme tam len my dvaja.
Cunku o an artik Tony'in isminde bir damga yoktu. Orada oturan sadece ikimizdik.W tym momencie Tony nie jest naznaczony, jesteśmy tam tylko my.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod