Bu tür atar damar ve toplar damarlara ise özel bir ad verilir.Y hay una palabra especial para estas arterias y venas.
Bu tür atar damar ve toplar damarlara ise özel bir ad verilir.І є спеціальне слово для цих артерій і вен.
Bu tür atar damar ve toplar damarlara ise özel bir ad verilir.Отиваща към него. Тези артерии и вени се наричат по специален начин.
Bu tür atar damar ve toplar damarlara ise özel bir ad verilir.הופכת מעורק , כי היא באה מהלב להיות וריד, כי היא חוזרת אל הלב.
Bu tür atar damar ve toplar damarlara ise özel bir ad verilir.وهناك مصطلح خاص بهذه الشرايين والأوردة
Bu, venül dediğimiz damarların içine dökülecek.Ini akan dibuang ke yang disebut venula.
Bu, venül dediğimiz damarların içine dökülecek.Odpad se odvádí pomocí žilek (po projití vlásečnicovou sítí).
Bu, venül dediğimiz damarların içine dökülecek.Поэтому теперь кровь попадает в венулу.
Bu, venül dediğimiz damarların içine dökülecek.Тому тепер ця кров потрапляє у венулу.
Bu, venül dediğimiz damarların içine dökülecek.細静脈
Bu yüzden, yaşlandıkça tansiyonunuz yükselir ve damarlarınız sertleşir.Es por eso que tenemos presión sanguínea, tus vasos sanguíneas se endurecen al envejecer.
Bu yüzden, yaşlandıkça tansiyonunuz yükselir ve damarlarınız sertleşir.זו הסיבה שלחצי הדם... כלי הדם מתקשים ככל שמזדקנים.
Bu yüzden, yaşlandıkça tansiyonunuz yükselir ve damarlarınız sertleşir.血管が硬くなって血圧が上昇する理由もそれです 1/3から1/2のアメリカの
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Als je namelijk door je nagels kijkt kun je bloedvaten zien.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.왜냐하면 당신의 손톱을 들여다보면 알 수 있듯이 혈관을 볼 수 있기 때문입니다.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Mivel valójában, amikor átnézel a körmödön, láthatóak a vérerek.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Parce que, si vous regardez à travers vos ongles, vous pouvez voir des vaisseaux sanguins.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Perchè se si guarda attraverso le unghie, si vedono vasi saguigni
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Ponieważ patrząc przez paznokcie można spostrzec naczynia krwionośne.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Porque, se observarmos atentamente as unhas, podemos ver os vasos sanguíneos.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Vì, khi nhìn qua móng tay, bạn có thể thấy các mạch máu.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Ya que, cuando miras a través de las uñas, puedes ver los vasos sanguíneos.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Защото наблюдавайки ноктите си може да видите кръвните съдове.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.בגלל, שאתה יכול למעשה להסתכל מבעד לציפורניים שלך, אתה יכול לראות כלי דם.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.لأنك لو نظرت خلال أظافرك يمكنك رؤية الأوعية الدموية.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.血管が見えれば マラリアも見ることができるはずです
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Ces rivières sont vitales pour les populations qui habitent sur les rives.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Denn diese Flüsse sind die Lebensader von allen, die an ihren Ufern leben.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.왜냐 하면 이 강들은 그들의 모든 경로와 더불어 사람들의 생명혈액이기 때문입니다.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Mert ezek a folyók éltetik a partjuk mentén élő összes embert.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Omdat deze rivieren de levensader zijn van de mensen erlangs.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Pentru că aceste râuri sunt esențiale pentru oamenii care locuiesc de-a lungul lor.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Perché questi fiumi sono linfa vitale per gli esseri umani lungo tutto il loro corso.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Porque estos ríos son el alma de la gente a lo largo de su curso.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Vì những con sông này là mạch máu với cư dân sống quanh dòng chảy của nó.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Επειδή αυτά τα ποτάμια είναι πηγή ζωής για τους ανθρώπους, που ζουν κατά μήκος τους.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Защото тези реки са жизнената кръв на хората по цялото си течение.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Потому что эти реки служат людям источником жизненной силы на протяжении всей жизни.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.מכיוון שהנהרות הללו הן מקור חיים עבור האנשים שחיים לידם.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.لأن هذه الأنهار هي شريان الحياة لجميع الناس على طول مسارها.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.これらの質問に答えるべく
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Denn er fliesst in den Adern, er ist in den Lungen, dieser Wunsch, dieser Drang.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Mert az ereinkben folyik, a tüdőnkben áramlik. Ez a vágy, ez a sürgetés.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Omdat het in de aderen stroomt, is het in de longen, dit verlangen, deze drang.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Pentru că îți curge prin vene, este în plămânii tăi aceasta dorință, acest imbold.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Porque está flotando en las venas, está en los pulmones, este deseo, esta urgencia.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Γιατί ρέει μέσα στις φλέβες, είναι μέσα στους πνεύμονες, αυτή η επιθυμία, αυτή η ορμή.
Damarlar çok daha iyi durumdaydılar.Az edények jobbnak tűntek.
Damarlar çok daha iyi durumdaydılar.Blodkarrene så bedre ud.
Damarlar çok daha iyi durumdaydılar.Cévy vypadaly lépe.
Damarlar çok daha iyi durumdaydılar.Cievy vyzerali lepšie.
Damarlar çok daha iyi durumdaydılar.De bloedvaten zagen er beter uit.
Damarlar çok daha iyi durumdaydılar.Die Gefäße sahen besser aus.
Damarlar çok daha iyi durumdaydılar.Kärlen såg bättre ut.
Damarlar çok daha iyi durumdaydılar.혈관도 더 나아보였죠.
Damarlar çok daha iyi durumdaydılar. Kollajen de öyle.Naczynia wyglądały lepiej. oraz kolagen.
Damarlar çok daha iyi durumdaydılar.Les vaisseaux semblaient être de meilleure qualité.
Damarlar çok daha iyi durumdaydılar.Los vasos se veían mejor.
Damarlar çok daha iyi durumdaydılar.Mạch máu tốt hơn.
Damarlar çok daha iyi durumdaydılar.Os vasos pareciam melhores.