Onlar da kan damarlarıydı.لقد كان هناك اوعية دموية
Onlar da kan damarlarıydı.それも 柔軟で透明な血管が
Örneğin; dıştaki damarları değiştirmek için.강한 것이 필요하다면,
Örneğin; dıştaki damarları değiştirmek için.כדי להחליף כלי-דם היקפיים,
Örneğin; dıştaki damarları değiştirmek için.لتعويض الأوردة الطيفية،
Örneğin; dıştaki damarları değiştirmek için.使えるかもしれません
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.Al centro c'è un anello dal quale centinaia di vasi sanguigni si dipanano come una stella esplosa.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.Di pusatnya terdapat cincin dengan ratusan pembuluh darah dan bertumbuh menyebar ke luar.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.En el centro hay un anillo del cual cientos de vasos sanguíneos están creciendo en forma de estrella.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.În centru este un inel de la care sute de vase sanguine cresc într-o formă de explozie stelară.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.In der Mitte befindet sich ein Ring, aus dem hunderte von Blutgefässen wachsen in Starform.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.In het centrum zie je een ring van waaruit honderden bloedvaten uitgroeien tot een stervormig patroon.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.Keskellä on kehä, josta sadat verisuonet kasvavat joka suuntaan.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.중앙의 이 링에서는 수백개 혈관들이 무분별하게 자라납니다.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.Középen egy gyűrű nő erek százaiból csillagkitörés szerűen.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.No centro vemos um circulo no qual centenas de vasos sanguíneos crescem em forma de estrela.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.Ở tâm là một cái vòng mà từ đó hàng trăm mạch máu tăng sinh theo lối lan tỏa hình nan hoa.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.Uprostřed je kruh, z něhož se paprsčitě rozbírají stovky cév.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.V središču je krog, iz katerega rastejo krvne žile kot eksplozija zvezde.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.W centrum znajduje się pierścień, z którego setki naczyń krwionośnych wyrasta jakby wybuchała gwiazda.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.В її центрі — кільце, з якого зіркою виходять сотні кров'яних судин.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.В центре находится круг, из которого сотни кровеносных сосудов расходятся радиально.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.В центъра има пръстен, от който излизат стотици кръвоносни съдове, които се разсрастват радиално.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.במרכז יש טבעת עם מאות כלי דם שגדלים החוצה בצורת כוכב.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.في المنتصف حلقة يخرج منها مئات من الأوعية الدموية التي تنمو على شكل إنفجار نجمي.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.血管が広がっています このシステムを利用して
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.Aan de andere kant kan overdreven angiogenese, dus teveel bloedvaten, ook ziekten veroorzaken.
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.A másik véglet, a túlzott angiogenezis
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.Di sisi lain, angiogenesis berlebihan, kelebihan pembuluh darah, mengakibatkan panyakit.
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.E all'estremo opposto, l'eccessiva angiogenesi, cioè troppi vasi sanguigni, porta a molte malattie.
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.Et à l'autre extrémité, une angiogenèse excessive, trop de vaisseaux sanguins, conduit aussi à la maladie.
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.Iar pe de altă parte, angiogeneza excesivă, prea multe vase sanguine, duce la boli.
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.또 다른 하나는, 지나친 신생혈관 입니다. 너무 많은 혈관은 질병을 일으킵니다.
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.Naopak nadměrná angiogeneze - tedy přebujelá tvorba cév - vyvolává choroby.
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.Po drugi strani pretirana angiogeneza, preveč krvnih žil, požene bolezen.
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.Und im Gegenteil, überflüssige Angiogenese, also zu viele Blutgefässe, treibt Krankheiten an.
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.Y, en el otro extremo, excesiva angiogénesis, demasiados vasos sanguíneos, lleva a enfermedades.
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.Yltiöpäinen angiogeneesi --
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.Z drugiej strony, nadmierna angiogeneza, zbyt wiele naczyń krwionośnych, powoduje choroby
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.Από την άλλη μεριά, υπερβολική αγγειογένεση, η δημιουργία πολλών αιμοφόρων αγγείων, οδηγεί σε παθήσεις.
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.А с другой стороны, избыточный ангиогенез — большее количество кровеносных сосудов — запускает болезнь.
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.В другата крайност, прекалената ангиогенеза, излишък от кръвоносни съдове, също предизвиква болести.
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.З іншого боку, надлишковий ангіогенез, тобто коли кров'яних судин забагато, теж викликає захворювання.
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.ומהצד השני, עודף באנגיוגנזה, עודף בכלי דם, מניע מחלות.
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.و من ناحية أخرى, تولد الأوعية المفرط تعطي عدد زائد من الأوعية الدموية,تجلب الأمراض,
Öte yandan, aşırı anjiogenez, yani fazla miktarda damar, yine rahatsızlıklara yol açar.要は血管が多すぎても 病気になります 例えば ガンや失明
Öyleyse düşünebilirz ki bunlar birikirse, sonrasına kan sağlayan damarın burasını daraltacaktır.따라서 이런 것들이 생기면 아테롬성동맥경화증을 생각해 볼 수 있습니다. 이것은 혈관을 좁혀서 혈액이 내려가는 것을 방해하게 됩니다.
Öyleyse düşünebilirz ki bunlar birikirse, sonrasına kan sağlayan damarın burasını daraltacaktır.Portano via il sangue de-ossigenato dai tessuti del cuore. Queste sono chiamate arterie coronarie.
Öyleyse düşünebilirz ki bunlar birikirse, sonrasına kan sağlayan damarın burasını daraltacaktır.Разбирате, че ако тя се наслои, стеснява кръвоносния съд, който доставя кръв надолу.
Öyleyse düşünebilirz ki bunlar birikirse, sonrasına kan sağlayan damarın burasını daraltacaktır.דמיינו שזה קורה אצלכם, זה נבנה וגורם להיצרות .של אותו העורק שמספק דם במורד הזרם למקום החסימה
Öyleyse düşünebilirz ki bunlar birikirse, sonrasına kan sağlayan damarın burasını daraltacaktır.血管内が狭くなって血液が流れにくくなることがわかるよね 血流が悪くなると
Öyleyse onlardan biri üzerine yakınlaşalım.... Belki buraya olabilir, damarın burasına.Hãy thử quan sát thật gần xem...có lẻ ở điểm này, phần này của động mạch.
Öyleyse onlardan biri üzerine yakınlaşalım.... Belki buraya olabilir, damarın burasına.하나를 자세히 살펴보죠. 여기 동맥 일부를 봅시다.
Öyleyse onlardan biri üzerine yakınlaşalım.... Belki buraya olabilir, damarın burasına.Pozrime sa z blízkana jednu z nich, možno by sme sa mohli tuto.- na túto čast artérie.
Öyleyse onlardan biri üzerine yakınlaşalım.... Belki buraya olabilir, damarın burasına..הבה נתמקד על אחד מהם.... אולי נתמקד כאן, על חלק זה של העורק
Öyleyse onlardan biri üzerine yakınlaşalım.... Belki buraya olabilir, damarın burasına.فدعنا نقوم بالتركيز على واحد منهم ... فيمكننا التركيز هنا، على هذا الجزء من الشريان.
Öyleyse onlardan biri üzerine yakınlaşalım.... Belki buraya olabilir, damarın burasına.この拡大した血管が
O zaman. Bu kalp damarı tıkanıklığı değil mi?Vậy... đó không phải là nhồi máu cơ tim chứ ạ?
Psikolojik olmaktan çok vaskülerdir, ve nikotin damarlarınızı daraltır.Ce n'est pas tant psychologique , c'est vasculaire, et la nicotine fait contracter vos artères.
Psikolojik olmaktan çok vaskülerdir, ve nikotin damarlarınızı daraltır.Det er ikke så meget psykologisk, det er vaskulært, og nikotin får ens pulsårer til at indsnævres.