Ana içeriğe geç
Sözlük

damarı ile cümle

damarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Beyninde bir kan damarı patladı.A blood vessel burst inside his brain.
Birinin damarına basmak istemedim.I didn't mean to step on any toes.
Bir boya hastanın kol damarına enjekte edilebilir.A dye was injected into a vein of the patient's arm.
Damarıma basma.Stop busting my balls.
Tom'un damarı tuttu mu fenadır.Tom has a mean streak.
Yanni'nin biraz kıskançlık damarı vardı.Yanni had some jealous bones in his body.
Söyledikleri bir şey damarına basmış olmalı ki onlara bağırmaya başladı.Something they said must have hit a nerve, so he started yelling at them.
Piyonlar oyunun can damarıdır.Pawns are the lifeblood of the game.
Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.And We are nearer to him than his jugular vein (by Our Knowledge)."
Ayrıca birçok sinir ve kan damarı içerir.It also contains numerous nerves and blood vessels.
Bu damarın ucu kördür ve içinde sürekli bir kan akışı yoktur.This vessel has a blind end and there is no continuous circulation of the fluid within it.
Depremde ülkenin can damarı sanayi tesisleri de büyük hasar gördü.The Haitian art world also suffered great losses.
Cordelia: Ooo, birinin damarına bastım galiba.We were squatting in somebody’s land.
Büyüklerde, özel bir kaç durum haricinde , kan damarı oluşmuyor.Except in a few special circumstances.
Ortada, bir çok kan damarının patlayan yıldız misali dağıldığı bir halka bulunuyor.At the center is a ring from which hundreds of blood vessels are growing out in a starburst fashion.
Öyleyse onlardan biri üzerine yakınlaşalım.... Belki buraya olabilir, damarın burasına.So let's zoom in on one of them....Maybe we can zoom in right over here, that part of the artery.
Bu olunca, damarı gerçekten iyice tıkamaya başlar.As this happens, it starts to really really really obstruct the blood vessel.
Aslında gerçekten damarı daha ileride tıkar ve embolizm olur.It would actually go and block the artery further downstream and be embolism.
Bu aynı zamanda damarı tıkayıp dokuyu öldürebilir.That can also block the artery and cause tissue to die.
Bu kalp damarı tıkanıklığı değil mi?Is it not myocardial infarction (heart attack)?
Beynimin sol yarısındaki bir kan damarı patlamıştı.A blood vessel exploded in the left half of my brain.
Bu bizim toplar damarımız.This is our vein.
Bir atar damarın bitiş noktasıyla toplar damarın başlangıç noktasını ayırt etmek zor.So it's hard to say where the artery ends and the vein begins.
Akciğer atar damarından başlamak için iyi bir zaman.That's a good time, where we start from the pulmonary artery.
Yani akciğer toplar damarının atar damara dönüştüğü nokta çok belirgin değil.So pulmonary veins, which is-- it's arbitrary where the artery turns into a vein.
Bu bir akciğer toplar damarı ve temiz kan taşımakta.It's a pulmonary vein and it is oxygenated.
Damarın ortasında bir pıhtı vardır.There's a big clot in the middle of the artery.
Vazo kan damarı demek, konstrüksiyon da bir çeşit sıkışma.Vaso- just means blood vessel, and constriction is, kinda, tightening down.
Daha az para ise, Bu sistem dışında can damarı emme gibi.If there's less money, it's like sucking the lifeblood out of the system.
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.This is actually an engineered blood vessel.
Ve sonra ne yapıyoruz, bir kan damarı, strateji aynı.And what we do is we, to make a blood vessel, same strategy.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.A blood vessel is made up of two different cell types.
Kan damarı içini döşeyen hücreleri (endotel) de içeriye yerleştiriyorsunuz.You place the vascular blood vessel lining cells on the inside.
Ve bu da lümeni açık, fonksiyonel kan damarını gösteren bir rontgen.And this is an X-ray showing you the patent, functional blood vessel.
Bu damarsal yapıdaki organı tekrar alırız ve kan damarı yapısının kaybolmadığını ispat edebiliriz.We then take this vascular structure and we can prove that we retain the blood vessel supply.
Sonra onun can damarını keserdik.Then cut off his aorta,
Sonra onun can damarını elbette keserdik.Then cut off his aorta,
Sonra da elbette şah damarını çeker koparırdık.Then cut off his aorta,
Sonra ondan can damarını mutlaka keserdik.Then cut off his aorta,
Sonra onun can damarını koparırdık (onu yaşatmazdık).Then cut off his aorta,
Sonra da onun şah damarını keser atardık.Then cut off his aorta,
Biz ona, şah damarından daha yakınız.And We are nearer to him than his jugular vein (by Our Knowledge).
Ve biz ona şah damarından daha yakınız.And We are nearer to him than his jugular vein (by Our Knowledge).
Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biiriz. Biz ona, şah damarından daha yakınız.We know the whisperings of his soul, and are closer to him than the jugular vein.
Cilt esas olarak iki kan damarı ağı tarafından beslenir.Blood is supplied to the skin mainly by two networks of blood vessels.
Bir kan damarı bir kistin dışına kanarsa, hematom ortaya çıkabilir.If a blood vessel bleeds on the outside of a cyst, a collection of blood (hematoma) may result.
Çoğu (% 70'in üzerinde) Madagaskar'a endemik olan damarı bitkilerdir.Most (over 70%) are vascular plants that are endemic to Madagascar.
Birincisi, Anglo-Amerikan damarında analitik felsefe ve felsefi mantıktır.The first is analytic philosophy and philosophical logic in the Anglo-American vein.
Bir kan damarının aniden tıkanması, bir enfarktüse (felç veya kalp krizi) yol açabilir.Sudden blockage of a blood vessel may lead to an infarction (stroke or heart attack).
Bu protein saç, kan damarı ve lenfatik damar gelişiminde rol oynar.This protein plays a role in hair, blood vessel, and lymphatic vessel development.
Castiglione'nin can damarı olan antik Prile Gölü'nden geriye pek bir şey kalmamıştır.Nothing much remains of the ancient lake Prile that used to be Castiglione's lifeblood.
1750'de Pedro Terreros bu kazançlı damarın kontrolünü ele geçirdi.By 1750, Pedro Terreros had control of this lucrative vein.
Tromboz kan pıhtısı tarafından damarın tıkanmasıdır.Die Thrombose ist ein Gefäßverschluss durch ein Blutgerinnsel.
Cordelia: Ooo, birinin damarına bastım galiba.Eine Person auf das Horn eines Bocks zujagen.
Krallıklar arasında ticaret önemli bir can damarıydı.Unter den römischen Königen war der Ort ein wichtiger Handelsplatz.
Dinin ve devletin damarı kesildi.Die Trennung von Staat und Kirche wurde abgeschwächt.
Bu damarın ucu kördür ve içinde sürekli bir kan akışı yoktur.Gut verödete Venen sind dauerhaft verschlossen und stehen dem Blutfluss nicht mehr zur Verfügung.
Cordelia: Ooo, birinin damarına bastım galiba.Prieuré dans la boucle de l'Allier.
Can damarını kaybetti denen takımın yeni can damarı olmaya adaydı.C'est le titre Lose My Mind qui a été choisi pour faire office de troisième single.
Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.Ahora te trataremos a ti peor que a ellos.”
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod