damadı ile cümle

damadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İlim çevrelerinde Şeyhülislam Muid Ahmed Efendi'nin damadı olarak tanınırdı.After completing his education and becoming an assistant, he became a professor.
Rosselli de damadı Piero di Cosimo'yu getirdi.Rosselli brought his son-in-law Piero di Cosimo.
Şam'da Bizans İmparatoru Herakleios'un damadı Thomas sorumluydu.At Damascus, Thomas, son-in-law of Byzantine Emperor Heraclius, was in charge.
Tabloda damat görünmez çünkü geleneksel olarak damadın düğün yemeğinde bulunmaması gerekirdi.Der Bräutigam fehlt, weil dieser traditionell bei der Hochzeitstafel nicht anwesend sein durfte.
2002'den 2008'e kadar Tirol eyâlet reîsi olmuş Herwig van Staa, Wallnöfer'in damadıdır.Herwig van Staa, Landeshauptmann von Tirol von 2002 bis 2008, ist Wallnöfers Schwiegersohn.
Licinius: Constantius Chlorus'un damadı.306: Tod des Constantius Chlorus.
Damad-ı Şehriyarı: "Padişah Damadı".Im Volksmund heißt sie „Siegerländer Dom“.
İmparator gün doğumu geldiğinde Prensi kendi damadı olarak görmeyi arzu ettiğini itiraf eder.Die hat bereits am Ring erkannt, dass ihr Prinz kommen wird.
Gelin, damadın elini öper.Rückseitig das Wappen des Fürstentums.
İkili arasındaki kapışmayı, gelin ve damadın babaları ayırır.Dünür: Anrede der Eltern des Bräutigams und der Braut untereinander.
Sonuçta damadını tanımamaktadır ve kızını kaybetmekten ve onun zarar görmesinden çok korkmaktadır.Sie mag ihren Onkel sehr und weiß, dass er noch immer unter dem Verlust seiner Schwester leidet.
Ayrıca Charles de Gaulle'ün yeğeni Pierre de Gaulle'ün damadıdır.Er war der Schwiegersohn von Charles de Gaulle.
Öğleye doğru Damadı köy yunağına yıkamaya (Çimdirmeye) götürürler.Um 1 Uhr nachts soll der Hund von der Brücke in den Graben springen.
644/645: Valentinus'un damadı II. Konstans'a karşı giriştiği başarısız darbe girişimi.644/645 : Échec du coup d’État du général Valentin contre son gendre Constant II.
Gelinle damadı dışarı çıkartır.La jeune mariée pleure.
Bunun üzerine Şaul damadı Davud'u kıskanır ve öldürülmesini emreder."Il se rend maître d'Édom" - c'est David, ainsi : "Et Édom fut assujetti à David, etc."
O zamanlar Priscus, Phocas'ın damadıydı fakat bildirildiğine göre imparatora karşı bir kin tutuyordu.Priscus est alors le beau-fils de Phocas mais il entretient une rancune tenace contre l'empereur.
Ayrıca Charles de Gaulle'ün yeğeni Pierre de Gaulle'ün damadıdır.Elle est la nièce de Charles de Gaulle.
Hatta Koizumi'nin nikah töreninde damadın sağdıcı Fukuda idi.Elle était également la fiancée promise de Shinya.
I. Leo'nun damadı.Nominor Leo.
Oysa bundan yüz, iki yüz yıl önce yeni evliler, damadın ya da gelinin ailesin yanında otururlardı.Il y a plus de vingt ans, un couple de jeunes mariés s'est enfui et caché.
Torunları ile çok eğlendi ama kızı ve damadı ile kavga etti.Son père était violent avec ses enfants et son épouse.
Karımın babası benim kayınpederimdir, ben onun damadıyım ve benim babam karımın kayınpederidir.El padre de mi esposa es mi suegro, yo soy su yerno, y mi padre es el suegro de mi esposa.
Ayrıca ihtiyar Amerikan Atı'nın yeğeni ve Kızıl Bulut'un damadıdır.Era sobrino del anciano American Horse y yerno de Nube Roja.
İki damadı, Ras Desta Damtew ve Dejazmach Beyene Merid, İtalyanlar tarafından infaz edildiler.Sus dos yernos, Ras Desta Damtew y Dejazmach Beyene Merid, fueron ejecutados por los italianos.
Ölümünden sonra damadı Jan Moretus tarafından devralınmıştır.Después de la muerte de éste, pasó a ser propiedad de su yerno Jan Moretus.
Damadı Claudius'un saltanatının başlarında, Lepida Gaius Appius Junius Silanus (Konsül 28) ile evlenmiştir.En el reinado de su yerno Claudio, Lépida se casó con Cayo Apio Junio Silano (cónsul de 28).
Effimios, bunu geri Anastasius'a başvuran İsaurialı general Athenodorus'un damadı İoannis'e söylemiştir.Eufemio informó de esto a Juan, el hijo del líder isáurico Atenodoro, quien lo remitió de nuevo a Anastasio.
Damadın yemek yemesi için ona hediye verilir.El macho presenta un regalo de alimento a la hembra.
Aile arasında yapılması düşünülen düğün, damadın ailesinin isteğiyle büyür.La ceremonia de la boda es organizada por la familia de la novia.
Ama kızların babası, iki damadının ortak çalışarak çok başarılı olabileceğine inanıyordu.El párroco insiste en que ambos novios tienen que estar muy seguros de lo que van a hacer.
Gabras, fidye mukabilinde kurtulmuş, İshak ise Danişmend Gazi'nin damadı olduğundan serbest bırakılmıştır.Está profundamente agradecida de Takashi, debido a que liberó a su señor Riou de un sello.
Ciano, İtalyan Dışişleri Bakanı ve Mussolini'nin damadıydı.Ciano era el Ministro de Asuntos Exteriores, yerno de Mussolini.
Gelin, damadın elini öper.Velo de la Novia.
Damadın ailesi, gelinin ailesine kızın evlenip evlenemeyeceğini sorar.Los padres de la joven contestaban al casamentero si aceptaban o no la propuesta.
Gelinle damadı dışarı çıkartır.Salto de la Novia.
I. Leo'nun damadı.El cuarto de Leo.
Damad-ı Şehriyarı: "Padişah Damadı".Della Vedova: “Sì a soggetto europeista”.
Videoda, şarkının sözlerinde betimlendiği gibi, gelin pasta benzeri bir gelinlikle damadın yanına gelir.Grazie alla somiglianza della damigella alla sposa promessa, lo scambio ottiene successo.
Eleni on üç yaşında, damadın ise on beşinci doğum gününe bir ay vardı.La sposa ha quattordici anni e lo sposo quindici.
Damadı, oğullarının önünde tahtın varisi oldu.I suoi figli sarebbero diventati gli eredi al trono.
Ayrıca ihtiyar Amerikan Atı'nın yeğeni ve Kızıl Bulut'un damadıdır.La vicenda principale riguarda l'amore del Cavaliere rosso per la Donna nera.
Eleni on üç yaşında, damadın ise on beşinci doğum gününe bir ay vardı.На тот момент Елене было тринадцать лет, а её жениху только через месяц исполнялось пятнадцать.
Gelin, damadın elini öper.Альберт целует руку невесте.
Damadı, oğullarının önünde tahtın varisi oldu.Взошёл на трон как сын своего предшественника.
Düğün bittikten sonra damadın arkadaşları ve yiğit başı birlikte yerler.В конце жених и невеста танцуют вместе.
Tahir’in damadıdır.Невеста Такуи.
Polat Alemdar'la tanışmış ve damadı gibi sevmiştir.Тесно связана с капитаном-лейтенантом Датэ, которого она любила как брата.
Gelin, damadın elini öper.واستر مروحه جهة القبلة .
Bunun üzerine Şaul damadı Davud'u kıskanır ve öldürülmesini emreder.وقيل: « حَجَمَ جُنيد الحجام داود الطائي، فأعطاه ديناراً، فقيل له: هذا إسراف.
Aynı zamanda İslam peygamberi Muhammed'in de damadı olmuştur.الأستاذ إبراهيم ضيف الله مريع.
Damadı sağdıç evine bıraktıktan sonra davul zurna ekibi düğün evine dönerler.بعد عودة الوعي للطيف تواجه مع عدي في حفلة عيد ميلاده.
Gelinle damadı dışarı çıkartır.وقد حملت العروسة.
O zamanlar Priscus, Phocas'ın damadıydı fakat bildirildiğine göre imparatora karşı bir kin tutuyordu.Nesta época, Prisco era o genro de Focas, mas supostamente tinha alguma rusga com o imperador.
Effimios, bunu geri Anastasius'a başvuran İsaurialı general Athenodorus'un damadı İoannis'e söylemiştir.Eufêmio reportou o fato a João, o genro do líder isauro Atenodoro, que voltou com o assunto a Anastácio.
Ölümünden sonra damadı Jan Moretus tarafından devralınmıştır.Após sua morte o dono passou a ser seu genro, Jan Moretus.
Gelin, damadın elini öper.O nome da cidade homenageia a esposa do vice-rei.
Ancak, hanedanlığın tam anlamıyla kuruluşu, onun damadı Sebük Tigin döneminde mümkün olmuştur.Seu reconhecimento definitivo só pôde ser feito através de sua arcada dentária.
Gelinin kapısı tutulur, damadın babasından para alınır.A tradição envolve a família do noivo pagando ao pai da noiva.
Bu kuvvetlerin komutasına damadı General Mardonius'u atamıştır.O comando destas forças pertencia ao Marechal Marmont.
İlgili Sayfalar