damadı ile cümle
damadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sonuçta damadını tanımamaktadır ve kızını kaybetmekten ve onun zarar görmesinden çok korkmaktadır.Ou seja ela não pára de se lembrar do seu amado e sente-se muito triste.
Torunları ile çok eğlendi ama kızı ve damadı ile kavga etti.Tinha uma relação muito boa com a sua filha e com o marido dela, mas não se dava bem com os seus dois filhos.
Damadın babasından ve kayınbabasından başlanmak üzere, damada ve sağdıca ebede çevrilir.Deze begint met de vader van de vader van de vader et cetera.
Chavez'in en büyük kızı Rosa Virginia'yla evlendikten sonra 2007'de Chavez'in damadı oldu.Hij is sinds 2007 getrouwd met Rosa Virginia, de oudste dochter van Hugo Chávez.
Licinius: Constantius Chlorus'un damadı.306: Dood van Constantius Chlorus.
Mamilius, eski Roma kralı Lucius Tarquinius Superbus'un damadıydı.Publius zou een bloedverwant van de laatste koning Tarquinius Superbus zijn geweest.
Ölümünden sonra damadı Jan Moretus tarafından devralınmıştır.Na zijn dood werd de drukkerij overgenomen door zijn schoonzoon Jan I Moretus.
Bert van Marwijk'in damadıdır.Coach: Bert van Marwijk.
Aynı zamanda Mehmet Eymürün de damadıdır.Południowa część stanu jest również dostarczycielem miodu.
Gelinle damadı dışarı çıkartır.Wnijdź oblubienico!...
Bunun üzerine Şaul damadı Davud'u kıskanır ve öldürülmesini emreder.Oto) są imiona zmarły(ch: Mi)kołaj, sługa Boży, (Ripsymia) i Dawid.
Ayrıca Charles de Gaulle'ün yeğeni Pierre de Gaulle'ün damadıdır.Jego syn Pierre był zwolennikiem Charles'a de Gaulle'a.
Gelin, damadın elini öper.W tym celu porywa ją z rąk księcia Panji.
Torunları ile çok eğlendi ama kızı ve damadı ile kavga etti.Han får ångestfyllda utbrott och grälar med fru och barn.
Mamilius, eski Roma kralı Lucius Tarquinius Superbus'un damadıydı.Aruns Tarquinius var son till den siste kungen i Rom, Lucius Tarquinius Superbus.
Ed Helms (Stu Price rolünde): Kötü bir ilişkiye sahip dişçi, damadın arkadaşı.Ед Гелмс — Стю Прайс, стоматолог, який загрузнув у поганих відносинах зі своєю дівчиною, друг нареченого.
Padişah damadı olmuştur.Став його зятем.
Ertesi gün damadın köyüne gelmek için yola çıkılır.Наступного дня молодий пан їде в сусіднє село.
Gelin, damadın elini öper.Його віддане кохання чіпає серце дівчини.
Sağdıç damadın ayakkabısının çalınmaması için gayret sarfeder.Батько дівчини — Солопій Черевик — не заперечує.
Ed Helms (Stu Price rolünde): Kötü bir ilişkiye sahip dişçi, damadın arkadaşı.Ed Helms jako Stu Price, židovský zubař pod kontrolou přísné přítelkyně a přítel Douga.
Gelinin kapısı tutulur, damadın babasından para alınır.Svědkyně sedí zleva od nevěstina otce.
Bu olay sırasında damadı Alaattin Çakıcı ile karşı karşıya geldi.Mezitím se o incidentu dozvěděl Kacuie Šibata.
Öğleye doğru Damadı köy yunağına yıkamaya (Çimdirmeye) götürürler.Poledne tráví zavrtané v bahně.
Gelin, damadın elini öper.Políbí paní kněžně ruku a ona je políbí na čelo.
Ölümünden sonra damadı Jan Moretus tarafından devralınmıştır.După moartea acestuia, ea a trecut în mâinile ginerelui său, Jan Moretus.
Gelin, damadın elini öper.Hramul Adormirea Maicii Domnului.
Torunları ile çok eğlendi ama kızı ve damadı ile kavga etti.Ea a avut o relație strânsă și caldă cu fiica și ginerele ei, dar relația cu fiii ei a fost tensionată.
Ayrıca Charles de Gaulle'ün yeğeni Pierre de Gaulle'ün damadıdır.Este nepotul lui Charles de Gaulle, fostul Președinte al Franței.
Licinius: Constantius Chlorus'un damadı.Constantius Chlorus felesége.
Atı genelde damadın kardeşi veya yakın akrabası çeker silahlar atılır.A szalagos kalapot általában a fiú barátnője, vagy közelebbi lány rokona tette a legény fejére.
Davetliler gelin ve damadı tebrik eder ve düğün töreni sona erer.Megnyílik az udvar kapuja, betódul a vendégsereg, megérkezik a vőlegény és köszöntik a menyasszonyt.
Damadın yemek yemesi için ona hediye verilir.A férfi ajándékokkal halmozza el őt.
Atı genelde damadın kardeşi veya yakın akrabası çeker silahlar atılır.Yleensä bestmaniksi valitaan sulhasen veli, miespuolinen serkku tai läheinen ystävä.
Gelinle damadı dışarı çıkartır.Vihdoin sulhanen vapauttaa hänet.
Damad-ı Şehriyarı: "Padişah Damadı".Uka Uka: Noitatohtorin, Aku Akun paha kaksoisveli.
Gelin, damadın elini öper.Voitte suudella sulhasta.
Gelinle damadı dışarı çıkartır.Τότε η νύφη αφαιρεί τον φερετζέ της.
Ancak Serhas ve baş danışmanı - damadı Mardonius savaştan yanaydı.Trods det pressede Xerxes og hans vigtigste rådgiver Mardonius på for at få et angreb.
İmparator gün doğumu geldiğinde Prensi kendi damadı olarak görmeyi arzu ettiğini itiraf eder.Kejseren erklærer, at han håber at kunne kalde prinsen sin søn inden solopgang.
Ayrıca Charles de Gaulle'ün yeğeni Pierre de Gaulle'ün damadıdır.Peter var også Paul Gauguins nevø.
Padişah damadı olmuştur.Svigerfaren ble medeier.
Sezar, Marius'un yeğeni ve Cinna'nın damadı olarak artık hedefteydi.Cæsar, som nevø av Gaius Marius og svigersønn av Cinna, ble også forfulgt.
Ayrıca I. Selim'in kızkardeşinin damadıydı.Han var også Mussolinis svigersønn.
Gelin, damadın elini öper.Mempelai wanita mencium tangan mempelai pria.
O zamanlar Priscus, Phocas'ın damadıydı fakat bildirildiğine göre imparatora karşı bir kin tutuyordu.Pada saat itu, Priskos adalah menantu laki-laki Phocas tetapi dilaporkan dendam kepada kaisar.
I. Mihail, İmparator I. Nikiforos'un (802-811 arası hükümdar) damadı.Mikhael I Rangabe, menantu Kaisar Nikephoros I (berkuasa 802–811).
Ayrıca düğünlerde damadı törbüzeğe atarlar.Pada saat yang bersamaan Maktal pun mengawini Banawati.
Mukteda es-Sadr onun damadıdır.Mungkin Rakryan Layang adalah anak perempuan Mpu Daksa.
Gelin, damadın elini öper.Hai ban tay thằng con trai (xã hội tiểu thuyết).
Gelin, damadın elini öper.御所の女官をお側付きとすること。
Chavez'in en büyük kızı Rosa Virginia'yla evlendikten sonra 2007'de Chavez'in damadı oldu.2007年、ウゴ・チャベスの長女ロサ・ビルヒニア (Rosa Virginia)と結婚し、チャベスの義理の息子となる。
Fîrûz Sah, Kara valiliğine yeğeni ve damadı Alâüddîn’i tâyin etti.世良田清康とその孫の徳川家康は親季の子孫と称した。
Gelinle damadı dışarı çıkartır.隠れ花嫁候補。
Gelin, damadın elini öper.带来洞主,祝融夫人弟。
Ölümünden sonra damadı Jan Moretus tarafından devralınmıştır.在其去世后,它由其养子让·莫雷图斯所有。
Gelinle damadı dışarı çıkartır.花嫁を奪りもどせ!
Ali: Hâşimîlerden, Ebu Talib'in oğlu, peygamberin amcaoğlu, manevi kardeşi, ehlibeyti, vahy katibi, damadı.慈侍下,妻劉氏,兄立卿;文卿,弟惠卿;相卿;定卿;玉卿;長卿;和卿;誠卿。
Orada bekleyen gençler, Damadın gelin odasına girişi sırasında sırtına yumruk vurmaya çalışırlar.压轿男童要站在新娘所在的屋子的窗户外面,听候打鸡。
Fîrûz Sah, Kara valiliğine yeğeni ve damadı Alâüddîn’i tâyin etti.鄭小同,鄭玄孫,康成授小同家學,曾於三國魏時任官。
İlgili Sayfalar