Ayanın uç kısmı yuvarlakça veya sivridir, fakat kertikli değildir; yan damar sayısı 8-11 çifttir.3SA : Niet forcerend, gebalanceerd met 8-11 punten.
Lenf düğümleri ve lenfatikler (lenf damarları).Na Lemmer worden Sloten (Sleat) en Balk aangedaan.
Ceza) "Dünya Koca Mekan" "Terör Damlaları" (feat.Samengevoegd; 'arm van het water' ("Рукавная вода" of "Рукав - вода").
Yarışa ilk sıradan başlayan Damon Hill, sonuna kadar yarışta liderliği korudu.Damon Hill kreeg in de slotfase een klapband, terwijl hij aan de leiding reed.
Mamilius, eski Roma kralı Lucius Tarquinius Superbus'un damadıydı.Publius zou een bloedverwant van de laatste koning Tarquinius Superbus zijn geweest.
Bu durumda, eğer epinefrin etkili olmazsa, damardan glükagon uygulanabilir.Als epinefrine bij die mensen niet werkt, kan glucagon via een ader worden toegediend.
Alkol, üzümün damıtılmasıyla, bir buçuk yıl kadar varillerde yaşlanır, bundan sonra şeker şurubu eklenir.Het bier heeft anderhalve maand nodig om te rijpen, hierbij worden de aanwezige suikers omgezet in alcohol.
Organizasyon ilk kez 1977 yılında Ivo Van Damme anısına, bir grup gazeteci tarafından düzenlendi.De meeting is in 1977 ter nagedachtenis van de overleden Belgische topatleet Ivo Van Damme opgericht.
Dedektiflik onun damarlarında akmaktadır.Een detective zit hem op de hielen.
Damar açılarında beyaz tüyler bulunur.Op de twijgen zitten witte vlekjes.
DAMASCENE, JOHN (12. yüzyılın sonu).Juan de Juanes einde 16de eeuw.
Düğün sabahı, damat kendisi tıraş olur ve yıkanır.Het badhuis is vol feeën, ze kleden zich uit en wassen zich.
Ondan sonraki yaşamım, onun damgasını taşır.Een daaropvolgende explosie kost hem het leven.
Brüksel’de yer alan Notre Dame de La Trinité ilkokuluna gitti.Hij ging naar de basisschool Notre Dame de La Trinité in Brussel.
Erkeklerin kanatlarının üzerinde bulunan damarlar dişilere göre kalındır.Bij de mens bevinden zich in de knie menisci.
Damgalama işlemi makina veya elle yapılmaktadır.Het oogsten vindt plaats met de hand of machinaal.
Kalp damarları ânî olarak tıkanırsa kalp krizi ortaya çıkar.Als het weefsel hierdoor afsterft, is sprake van een infarct.
Damon her zaman mali sorunlar yaşadı.Brooke heeft nooit geldproblemen gehad.
Dam özellikle yazın ev halkı tarafından kullanılır.De Ennemaborg werd door de familie vooral gebruikt als zomerhuis.
Adana'da damda yatarken uzun hava okudum.Lee heeft bij Byron op de sofa overnacht.
Damat ise ortada yoktur.De gastheer komt niet opdagen.
Ölümünden sonra damadı Jan Moretus tarafından devralınmıştır.Na zijn dood werd de drukkerij overgenomen door zijn schoonzoon Jan I Moretus.
Kadın da bunun üzerine onun oradan çıkarılmasına ve bir domuz damına hapsedilmesine vesile olur.Zo weet hij haar uit de gevangenis te krijgen en sluiten ze zich aan bij een smokkelbende.
Damıtma en yaygın tuz giderme metodudur.Huisstof is de meest voorkomende vorm van stof.
Damğan‟da bulunan Çağatay şehzadeleri ise Özbek askerleri tarafından kuşatma altına alınmıştı.De streek inclusief de abdij werd door zijn soldaten geplunderd.
Ön kanatlarda belirgin bir boyuna damar yoktur.Er is geen centrale vlek op de vleugels zichtbaar.
Bert van Marwijk'in damadıdır.Coach: Bert van Marwijk.
Yangın damperiBrandmuur Brandwond
Damıtma çoğu durumda çok pahalıdır.Vervanging is vaak duur.
Damat, arkadaşlarıyla birlikte kaçanların peşine düşer.Met een vlot gaat hij zijn vrienden achterna.
1902 yılında bunların beş tanesi siyah el damgaları kullanılarak sürşarjlandı.Hij debuteerde in 1965 met de verhalenbundel Twee handen van zwart.
Damis, Apollon'un arkadaşı ve yardımcısıydı.Hij was de gastvriend van Herakles en de gunsteling van Apollon.
Yanağından bir damla ter aktı.Er rolde een druppel zweet over zijn wang.
Bir su damlasında kaç tane atom var?Hoeveel atomen zijn er in een waterdruppel?
Dam başında saksağan, vur beline kazmayı.Dat slaat als een tang op een varken.
Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.I usiadłszy rozmawialiśmy z kobietami, które się zeszły.”
Binof Leadership Yumenes: Damaya'nın yardımına dayanan güçlü bir ailenin kızı.Binof Leadership Yumenes – potomkini potężnej rodziny, której pomaga Damaya.
Matt Damon gibi aktörler ise başroldedir.W postać gracza wcielił się aktor Matt Damon.
MSRE programı sırasında denenen diğer bir basit yöntem yüksek sıcaklık vakum damıtımıdır.Inną z prostych metod testowanych w trakcie projektu MSRE była wysokotemperaturowa destylacja próżniowa.
Platform, Google Kültür Enstitüsü'nden Google mühendisleri David Coz ve Damien Henry tarafından oluşturuldu.Twórcami tego projektu są inżynierowie firmy Google: David Coz i Damien Henry.
Önce kimseyi bulamaz ama tam ayrılmak üzere iken yerde bir kan damlası olduğunu görür.Niestety on początkowo nie odwzajemnia jej uczuć, a wskrzesił ją dlatego, że posiadała moc równą jemu.
Damat yastığı alır ve kaçırana mükâfat verir.Ale najmilej jest wziąć poduszkę i porządnie się wyspać.
Tur Damiano Cunego tarafından kazanılmıştır.Drugie miejsce zajął Damiano Cunego.
"Inner Sanctum" parçası, 2009 yılı Grand Theft Auto IV: The Lost and Damned video oyununda bulunur.Motyw utworu znajduje się w grze Grand Theft Auto IV: The Lost and Damned z 2010.
1825 de Boieldieu'ye yardım ederek La dame blanche için bir piano parçası oluşturdu.W 1825 pomógł przygotować Boïeldieu część jego opery La dame blanche.
Damarlarda akacak kan pek azaldı" demektedir.Krew jest rzadko pita.”.
Ahtapotlar kapalı dolaşım sistemine sahiptirler yani kan damarlar içinde kalır.Ośmiornice mają zamknięty układ krążenia – krew pozostaje w obrębie naczyń krwionośnych.
"I'll Be Damned" (Ek prodüksiyon) 06.Diabelska operacja (L’opération du diable) 06.
Grup 1991'de Ain't a Damn Thang Changed ve 1995'te Curb Servin' albümlerini çıkardı.Zespół wydał dwa albumy, Ain't a Damn Thang Changed w 1991 roku i Curb Servin w 1995.
Damaya: bir orojen olduğu keşfedildikten sonra bir Muhafız’a verilen bir çocuk.Damaya – dziewczynka, której został przydzielony strażnik po tym, gdy odkryto jej umiejętności.
Damga Vergisi KanunuKorekta deklaracji podatkowej
Damat, arkadaşlarıyla birlikte kaçanların peşine düşer.Narzeczony rusza w pościg za uciekinierami.
Daha sonra Notre Dame Lisesini bitirdi.Ukończył University of Notre Dame.
Başarılı da olur ve Bay Dambreuse kısa süre sonra ölür.Jerzy zostaje zamordowany, a wkrótce potem ginie Bałgabaj.
2000'de prodüktör Damon Thomas'la evlenip 2004'te boşandı.W 2000 poślubiła producenta muzycznego Damona Thomasa, z którym rozwiodła się w 2004.
Alkol genel olarak damar sertliğini hızlandıran faktörlerdendir.Najczęściej do uszkodzenia trzustki prowadzi alkohol.
Copeland'ın ayrıca kısa bir süre Damon Striker adıyla WCW'da çalıştığı olmuştur.Copeland wystąpił także na jednym z odcinków WCW Pro pod pseudonimem Damon Striker.
Brüksel’de yer alan Notre Dame de La Trinité ilkokuluna gitti.Uczęszczał do szkoły podstawowej Notre Dame de La Trinité w Brukseli.
Bu arada damada paralar takılır.Tymczasem Łaskiemu kończyły się pieniądze.
Dammam'a ve El Huber'e oldukça yakındır.Dobrze komponuje się z bazylią i oregano.