Chesapeake Bay'de başladım ve kışın dalmaya gittim ve bir gecede tropik çevrebilimci oluverdim.Започнах в залива Чесапийк, ходех да се гмуркам през зимата и станах тропически еколог за една нощ.
Chesapeake Bay'de başladım ve kışın dalmaya gittim ve bir gecede tropik çevrebilimci oluverdim.Начал в Чесапикском Заливе, продолжал нырять зимой и скоро стал экологом в тропиках
Chesapeake Bay'de başladım ve kışın dalmaya gittim ve bir gecede tropik çevrebilimci oluverdim.התחלתי במפרץ צ'ספיק: יצאתי לצלול בחורף, והפכתי בין-לילה לאקולוג טרופי.
Chesapeake Bay'de başladım ve kışın dalmaya gittim ve bir gecede tropik çevrebilimci oluverdim.كانت بداياتي في خليج تشسبيك وذهبت للغوص في الشتاء وأصبحت خبيرا بالبيئة الإستوائية بين عشية وضحاها.
Chesapeake Bay'de başladım ve kışın dalmaya gittim ve bir gecede tropik çevrebilimci oluverdim.冬の海に潜り そして一夜にして熱帯生態学者に鞍替えしました それはほんとうに楽しく
Çok hızlı dalmak zorundasın, Lilly.Hay que agacharse rápido, Lilly. Ése es el secreto.
Çok hızlı dalmak zorundasın, Lilly. İşin sırrı bu.Надо быстро увёртываться от снарядов, Лили, вот в чём секрет.
Çünkü Dimas bu dünyayı sevdiği için beni terk edip Selanike gitti. Kriskis Galatyaya, Titus Dalmaçyaya gitti.데마는 이 세상을 사랑하여 나를 버리고 데살로니가로 갔고 그레스게는 갈라디아로 디도는 달마디아로 갔고
Çünkü Dimas bu dünyayı sevdiği için beni terk edip Selanike gitti. Kriskis Galatyaya, Titus Dalmaçyaya gitti.Lebo Démas ma opustil zamilujúc si terajší svet a išiel do Tesaloniky, Krescens do Galácie, Títus do Dalmácie.
Çünkü Dimas bu dünyayı sevdiği için beni terk edip Selanike gitti. Kriskis Galatyaya, Titus Dalmaçyaya gitti.Nebo Démas mne opustil, zamilovav tento svět, a šel do Tessaloniky, Krescens do Galacie, Titus do Dalmacie.
Çünkü Dimas bu dünyayı sevdiği için beni terk edip Selanike gitti. Kriskis Galatyaya, Titus Dalmaçyaya gitti.Димас бо мене покинув, полюбивши нинїшнїй вік, та й пійшов у Солунь; Крискент в Галатию, Тит в Далматию;
Çünkü Dimas bu dünyayı sevdiği için beni terk edip Selanike gitti. Kriskis Galatyaya, Titus Dalmaçyaya gitti.Поздрави Прискила и Акила и Онисифоровия дом.
Çünkü Dimas bu dünyayı sevdiği için beni terk edip Selanike gitti. Kriskis Galatyaya, Titus Dalmaçyaya gitti.כי דימס עזבני באהבתו את העולם הזה וילך לו לתסלוניקי וקריסקיס הלך לגלטיא וטיטוס לדלמטיא׃
Çünkü Dimas bu dünyayı sevdiği için beni terk edip Selanike gitti. Kriskis Galatyaya, Titus Dalmaçyaya gitti.لان ديماس قد تركني اذ احب العالم الحاضر وذهب الى تسالونيكي وكريسكيس الى غلاطية وتيطس الى دلماطية.
Çünkü Dimas bu dünyayı sevdiği için beni terk edip Selanike gitti. Kriskis Galatyaya, Titus Dalmaçyaya gitti.因 為 底 馬 貪 愛 現 今 的 世 界 、 就 離 棄 我 往 帖 撒 羅 尼 迦 去 了 . 革 勒 士 往 加 拉 太 去 . 提 多 往 撻 馬 太 去
Çünkü Dimas bu dünyayı sevdiği için beni terk edip Selanike gitti. Kriskis Galatyaya, Titus Dalmaçyaya gitti.因 為底馬貪愛現 今 的 世界 、 就 離棄 我 往帖 撒羅尼迦 去了.革勒士往 加拉太 去 . 提多 往 撻馬 太 去
Daha başka luzumsuz konulara dalmadan başlayalım.Also lass uns anfangen, bevor ich noch weiter über unnützes Zeug rede.
Daha başka luzumsuz konulara dalmadan başlayalım.Asa ca sa incepem, inainte sa ma aventurez prea mult in discutii inutile.
Daha başka luzumsuz konulara dalmadan başlayalım.Dus laten we beginnen, voordat ik doorga over onzinnige dingen.
Daha başka luzumsuz konulara dalmadan başlayalım.Entonces vamos a comenzar, antes que me siga distrayendo en cosas que no tienen mucho interés.
Daha başka luzumsuz konulara dalmadan başlayalım.이제 쓸데없는 이야기는 그만하고 시작할께요
Daha başka luzumsuz konulara dalmadan başlayalım.Tak prostě začněme, nebo se zaseknu na neužitečném povídání.
Daha başka luzumsuz konulara dalmadan başlayalım.Vediamo dunque di cominciare, prima che io continui a dire cose inutili.
Daha başka luzumsuz konulara dalmadan başlayalım.Vì vậy, hãy chỉ bắt đầu, trước khi tôi tiếp tục đi công cụ vô dụng.
Daha başka luzumsuz konulara dalmadan başlayalım.Więc zacznijmy... Zanim zacznę zbaczać na manowce.
Daha başka luzumsuz konulara dalmadan başlayalım.И така, нека започнем, преди да съм се разсеял съвсем от странични безсмислени теми.
Daha başka luzumsuz konulara dalmadan başlayalım.Поэтому давайте уже начинать, чтобы я больше не болтал о какой-то ерунде.
Daha başka luzumsuz konulara dalmadan başlayalım.إذن ، دعونا نبدأ قبل أن أخوض في أمور لا طائل منها
Daha başka luzumsuz konulara dalmadan başlayalım.始めましょう。 最初の質問は
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.E ho capito più tardi che in effetti era la sua storia che mio padre mi raccontava per addormentarmi.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.Et j'ai compris plus tard qu'en fait c'était sa propre histoire que mon père me racontait pour m'endormir.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.Kasneje sem spoznala, da mi je pred spanjem pripovedoval svojo zgodbo.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.저는 한참 후에야 나를 잠재우면서 해주신 그런 얘기들이 곧 자기자신의 얘기라는 것을 알게 됐습니다.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.Mai târziu am înțeles că tata îmi spunea propria lui povestea ca să adorm.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.Saya kemudian menyadari bahwa sebenarnya ayah menceritakan kisahnya sendiri untuk menidurkan saya.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.Teprve později jsem pochopila, že mi otec před usnutím vypravoval svůj vlastní příběh.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.Về sau tôi hiểu hơn rằng đó thực ra là câu chuyện của riêng ông, bố tôi kể để đưa tôi vào giấc ngủ.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.Y me di cuenta más tarde de que en realidad era su propia historia la que me contaba para hacerme dormir.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.І я зрозуміла набагато пізніше, що він розповідав мені перед сном історію саме його життя.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.Много по-късно осъзнах, че всъщност баща ми ме е приспивал, разказвайки ми собствената си история.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.Намного позже я поняла, что перед сном отец рассказывал мне истории из своей жизни.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.הרבה יותר מאוחר הבנתי שלמעשה אבי סיפר לי את סיפורו שלו על מנת להשכיב אותי לישון.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.ولقد استوعبت لاحقاً ان والدي كان يقص علي قصته هو
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.寝る前にしてくれたお話は 父自身の話であったことがわかりました 払わねばならなかった犠牲のことを考えて
Dalgıç dalmanın uygun olduğunu söyler ve siz de aşağı gidersiniz.I sub danno l'ok per l'immersione e si va giù
Dalgıç dalmanın uygun olduğunu söyler ve siz de aşağı gidersiniz.Le plongeur donne son accord pour plonger et vous descendez.
Dalgıç dalmanın uygun olduğunu söyler ve siz de aşağı gidersiniz.Ο δύτης λέει ότι μπορείτε να βουτήξετε και πέφτετε.
Dalgıç dalmanın uygun olduğunu söyler ve siz de aşağı gidersiniz.Дайвер даёт команду и вы погружаетесь.
Dalgıç dalmanın uygun olduğunu söyler ve siz de aşağı gidersiniz.הצוללן אומר שאפשר לצלול. וצוללים.
Derin denizlere dalmaya gidiyoruz.A mélytenger fenekére fogunk merülni.
Derin denizlere dalmaya gidiyoruz.Chúng ta đang chuẩn bị lặn xuống biển sâu.
Derin denizlere dalmaya gidiyoruz.Je vous invite à une plongée dans les profondeurs de la mer.
Derin denizlere dalmaya gidiyoruz.Kita akan menyelam ke lautan dalam.
Derin denizlere dalmaya gidiyoruz.자 이제부터 바닷속으로 한번 같이 들어가 볼까요?
Derin denizlere dalmaya gidiyoruz.Ne vom scufunda în adâncul mării.
Derin denizlere dalmaya gidiyoruz.Ponoríme sa hlboko pod hladinu mora.
Derin denizlere dalmaya gidiyoruz.Popeljal vas bom globoko pod gladino morja.
Derin denizlere dalmaya gidiyoruz.Sukelletaan syvään mereen.
Derin denizlere dalmaya gidiyoruz.Tuffiamoci nelle acque profonde.
Derin denizlere dalmaya gidiyoruz.Udamy się dziś w podróż na głębokie wody.