Ana içeriğe geç
Sözlük

dalma ile cümle

dalma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dalmaçya, Odovacar'ın İtalya Krallığı'na ilhak edildi.Dalmatia bị sáp nhập thành một phần trong Vương quốc Ý của Odoacer. ^
480'de Julius Nepos öldürüldü ve Odoacer, Dalmaçya'yı işgal etti.Sau vụ ám sát Julius Nepos trong năm 480, Odoacer đã xâm chiếm Dalmatia, sáp nhập nó vào Vương quốc Ý.
Uykuya dalmadan önceki uyku-uyanıklık arası hal.Súc miệng trước khi đi ngủ.
Irikulaklıgiller, fokgiller gibi fazla derine dalmazlar.Đôi tai không hoàn toàn mở rộng xa như mõm.
Suya dalmaları en az 22 dakika olarak ölçülmüştür.潜水時間は少なくとも22分以上に達する。
Saçlarıma, hayalarıma dalmak istedi.髪結になる夢をおしんに託す。
Önceki hasar dolayısıyla dalmak olanaksızdı.明らかな先行した損傷がなくとも発症することがある。
Dalmaçya kıyısındaki Ragusa Cumhuriyeti de dönemsel etkiye sahip olmuştur.ワルシャワ占領も時間の問題と思われた。
Cahiliyede puta tapmaz, içki içmez, günâha dalmazdı.過午不食(午後不得飲漿),過中午之後不得飲漿。
Saçlarıma, hayalarıma dalmak istedi.我的夢夢見我在夢中作夢。
Saçlarıma, hayalarıma dalmak istedi.어느 날 머리 위에서 뿔이 나는 꿈을 꾸었다.
Kale; Bosna-Dalmaçya-Hırvatistan iç karasını kontrol edebilen bir noktadadır.용호동 W스퀘어 - 부산광역시 남구 용호동에 위치한 상가이다.
Venedik ve civarları Avusturya’da kalırken, Dalmaçya kıyıları Fransa’ya bağlandı.אחרי שצרפת התקרבה לאוסטריה, גם קאלימאקי התקרב לצרפת.
Senkronize dalma bir olimpik spor dalıdır.הגלישה בלוז' היא ספורט אולימפי.
Şartlı dalmada gerekli şart sağlandığı anda program belirlenen hedefe sapar.בעת הגעה לקטע קריטי, מבקש התהליכון לבצע נעילה.
Nepos Dalmaçya'ya kaçtı.הקיסר נמלט לדלמטיה.
Spot dalmaçyalı olmak isteyen bir tavuktur.А Спот е пиле, което иска да стане далматинец.
101 Dalmatians II: Patch's London Adventure filminde Thunderbolt seslendirmesi ile tanınmaktadır.Официален уебсайт „101 далматинци II: Приключението на Пач в Лондон“ в Internet Movie Database
Bu, uykuya dalmakta olan bir kişinin karşılaştığı durumdur.Много е трудно да се събуди някой, когато се намира в тази фаза на съня.
Saçlarıma, hayalarıma dalmak istedi.Kad mi je došao pripjev, dolazio mi je u snovima.
Uykuya dalmadan önceki uyku-uyanıklık arası hal.Onokad ti treba opuštanje prije spavanja.
102 Dalmaçyalı (İngilizce:102 Dalmatians), 2000 yapımı aile komedi filmi.102 dalmatinca, film iz 2000. i nastavak filma iz 1996.
Bu kıyı şekline fiziki coğrafya da dalmaçya kıyı tipi denir.To je tzv. dalmatinski tip obale.
Dalmaçya'nın orta-güney bölgesinde yer alır.Nalazi se u južnoj Dalmaciji.
Birkaç günlükken yüzmeyi ve dalmayı becerirler.Po 10 dňoch vedia plávať.
Nowell'ın dalmaçyalı köpeği Lou Dog, grubun maskotudur.Lou Dog, Nowellov dalmatínec, bol maskotom skupiny.
Ayrıca Split-Dalmaçya bölgesinin de idarî merkezidir.Patrí do Splitsko-dalmatínskej župy.
Köy Dalmaçya'nın ortasında yer almaktadır.Čiovo leži v Srednji Dalmaciji.
Ayrıca Split-Dalmaçya bölgesinin de idarî merkezidir.Spada v Splitsko-dalmatinsko županijo.
Mihail gittikçe sefih hayata daha da dalmaya başladı.Aljehin pa je vse bolj pil.
Hırvatistan Dalmaçya'da bölge.Vizantiska uprava u Dalmaciji.
1161 yılında, babası onu Hırvatistan ve Dalmaçya dükü yaptı.Leta 1161 je oče Béli kot apanažo podelil vojvodini Hrvaško in Dalmacijo.
İngiltere’de hala bazı modern itfaiye istasyonlarında Dalmaçyalılar bulundurulmaktadır.Skirtingose Vokietijos žemėse Priešgaisrinės apsaugos tarnybos turi skirtingas ugniagesių laipsnių sistemas.
Macaristan ovası, Avusturya ve Dalmaçya Moğol egemenliğine girer.Kinija Mongolijos valstybę ir Tuvą vadina Išorine Mongolija.
MÖ 180 yılında Dalmaçyalılar, İlirya kralı Gentius’a karşı bağımsızlık ilan ederler.Aastal 180 eKr aga kuulutasid dalmaatslased end kuningas Gentiusest sõltumatuks.
Dalmaçyalılar yüzmeyi çok severler.Liiger naudib ujumist.
Dalmaçyalıların benekleri siyah veya kahverengidir.Amisegini isendid on mustad ja pruunid.
39 yılın ardından ilk defa bir kolunun olduğunu hissetmiş. Fakat bu hikayenin ortasından dalmak gibi olacak.Dar asta ar însemna să sărim în mijlocul povestirii.
39 yılın ardından ilk defa bir kolunun olduğunu hissetmiş. Fakat bu hikayenin ortasından dalmak gibi olacak.Mais ce serait sauter directement au milieu de l'histoire.
39 yılın ardından ilk defa bir kolunun olduğunu hissetmiş. Fakat bu hikayenin ortasından dalmak gibi olacak.Pero eso seria dar un salto a la mitad de la historia.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.Bei "Abyss" konnte ich meine Vorliebe für die Unterwasserwelt und das Tauchen mit dem Filmemachen verbinden.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.E con "The Abyss" ho unito il mio amore per le profondità e le immersioni con la realizzazione di un film.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.Elokuvassa "Abyss - syvyys" yhdistin rakkauteni vedenalaiseen maailmaan elokuvan teon kanssa.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.En met "The Abyss", bracht ik m'n liefde voor onderwater en duiken, samen met films maken.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.Halál és A mélység titka. A Mélység titkában összehoztam a két szerelmemet a merülést és a filmrendezést.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum."어비스"에는 깊은 바다와 잠수에 대한 제 애정을 함께 담았습니다.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.Och med "Avgrunden" så kombinerade jag min kärlek för undervatten och dykning med filmskapande.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.Og med "Dybet" satte jeg min kærlighed for det at være under vandet og dykning sammen med det at skabe film.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.Și cu "Abisul", am împreunat dragostea mea pentru peisajele subacvatice și scufundarea cu creația de filme.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.Và với "The Abyss", tôi hòa chung tình yêu của mình dành cho thế giới nước và việc lặn với cùng việc làm phim.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.V "Propasti" jsem spojil dohromady svou lásku k světu pod hladinou a potápění s filmem.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.W "Otchłani" udało mi się połączyć moje zamiłowanie do świata podwodnego i nurkowania oraz kręcenia filmów.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.Y con "The Abbys", junté mi amor por estar bajo el agua y el buceo, con hacer películas.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.Και με την "Άβυσσο", συνδύασα την αγάπη μου για τη θάλασσα και τις καταδύσεις με τη σκηνοθεσία.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.В "Бездне" соединились моя любовь к подводным погружениям и кинематограф.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.И с "Бездната," аз комбинирах моята любов към подводния свят с правенето на филми.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.Я поєднав у "Безодні" мою любов до підводного світу з кінематографом.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.ועם הסרט "מצולות", שילבתי את אהבתי למעמקי הים וצלילה, עם עשיית סרטים.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.وفي فلم " ذا أبيس " كنت اضع مع حبي للاعماق والغوص حبيَ لصناعة الافلام
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.愛情を 映画制作に注ぎました 二つの情熱を組み合わせたんですね
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dalma ile cümle - Sayfa 5 - dalma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App