Şarkı ayrıca "Yılın Şarkısı" ve "En İyi Pop Yayımı" dallarında ARIA Ödülü kazandı.Lagu ini juga memenangkan ARIA Awards untuk "Song of the Year" dan "Best Pop Release".
1500m, 3000m, 5000m, 10000m, yarı maraton(21 km) ve maraton(42 km) dallarında yarıştı.Ia ikut tiga nomor lari, yaitu 5.000 meter, 10.000 meter, dan maraton (42,195 kilometer).
Dünyanın en eski spor dallarından biri olan güreşi icra eden sporculardır.Lari adalah salah satu cabang olahraga tertua di dunia.
Daireyi her iki taraftan da saracak şekilde zeytin ağacı dallarından oluşturulan çelenk çevrelemektedir.Di kedua sisi pita terdapat cabang pohon zaitun yang mengelilinginya.
Bir Asya filinin dalları uyarlayıp sineklik olarak kullandığı kaydedilmiştir.Seekor gajah asia telah diamati memodifikasi cabang pohon dan menggunakannya untuk memukul lalat.
Tarih, klasik filoloji dallarında çalışmalar yapar, Yunanca ve Latince öğrenir.Di universitas tersebut, ia berkonsentrasi dalam bidang filsafat klasik, Yunani dan Latin.
Beş yaşından beri softbol, atletizm, kick boks ve jimnastik gibi spor dallarıyla uğraştı.Cô đã tham gia rất nhiều môn thể thao từ khi lên 5 tuổi, gồm có bóng mềm, track, kickboxing và gymnastics.
Bu yeşil görünüm ağacın dalları arasında zor bulunmasınıda sağlar.Màu xanh lá cây của nó làm cho nó rất khó để nhìn thấy trong số những chiếc lá xanh của các tán rừng.
Dalları yukarı doğru sarkık değildir.Các lá tại phần thân phía trên là không cuống thật sự.
Dalları ya yatay bir konumdadır ya da yukarı doğru yönelmiştir.避難階又はその直上階若しくは直下階であること(同上)。
Yaprak ve dalların her iki tarafında yıldız tüyler yer alır.両星の血を引いているため角と翼の両方を有している。
Çok çeşitli meslek dallarında yer alır.その後は多種多様な職業につく。
Zooloji, taksonomik ve taksonomik olmayan alt dallara ayrılır.特に、外国人とバイクタクシーとのトラブルが絶えない。
11 yaşında atletizme başladı ve 100 ile 200 metre dallarında yarıştı.学生時代は陸上選手で、高校時代には100mを11秒4で走った。
Geleneklerin temeli, baharı karşılamak için evleri çiçekler ve çiçek açan dallarla süslemektir.この日、ロマの伝統では、彼らの家々に花や、花のついた小枝を飾り、春を迎える。
Yaklaşık 100 yıl sonra aşağıdaki dallarını atar ve gövde alttan görülür vaziyete gelir.10年後突然現れ、籐矢に襲いかかる。
Dewey Ondalık Sınıflandırma sistemindeki felsefe hariç tüm ana dallarda eserleri vardır.デトロイトではGTLMクラスを除く全クラスが開催される。
Zamanla geliştirilmiş ve farklı dallara ayrılmıştır.最近少し成長し、多様化してきた。
Uluğ Kayın’ın dallarından biri Güneşe biri de Aya uzanır.片方が太陽、片方が月を模した錫杖を携えている。
Aynı gövdenin dalları, Aynı ışıklarda Göz; Bu bizim birliğimizin gücüdür!それは我が民族の星、光瞬いて; それは我がもの、それは我が民族のものなのだ。
Zira sadece kendi dallarında (EA; SÖZ; FEN) ilk 25.000'e girenlerin sınavları değerlendirmeye alınmaktadır.已,聞朵兒只伯依阿臺於兀魯乃地,貴將二千五百人為前鋒往襲。
Azerbaycan'ın dağlık arazisi, kayak ve dağcılk gibi spor dallarında büyük fırsatlar sunmaktadır.亞美尼亞山區的地形提供了滑雪和運動攀登等運動絕佳的發展機會。
Kavram farklı bilim dallarında farklı anlamlar taşımaktadır.光度在科學的不同領域中有不同的意義。
Indiana Üniversitesinden Drama ve İletişim dallarında çift anadal yaparak mezun oldu.后来取得印地安那大学的戏剧与传播的双学位。
Ağacın dallarında Arapça harfleri ile Allah lafzı bulunmaktadır.《古兰经》是真主的语言,是人类绝无能力创造的妙文。
Yeni çiçek vermeye başlamış bir ağaç, dallarında bir yılda toplam 20-30 bin çiçek taşır.每年新生长的花序大约有20至50朵花。
Dalları gökyüzünü ayakta tutar.枢府辟令史。
Yerde zıplar, ağaç dallarına tırmanır.既會游泳,又會爬樹。
Analitik kimya, Kimya bilimine bağlı ana bilim dallarından biridir.分析化學是化學家最基礎的訓練之一。
Beş yaşından beri softbol, atletizm, kick boks ve jimnastik gibi spor dallarıyla uğraştı.布利斯在五歲時已經開始進行各種運動,如壘球、田徑、跆拳道和體操比賽。
Parapsikolojik araştırmalar, günümüzde psikolojinin alt dalları olarak da yaygınlaşmıştır.当代超心理学研究也扩大到了其他的心理学的分支学科。
Aort arkı ve dalları.宗鎧、翀死杖下。
Yaşlı ağaçların sadece en üst kısmında dalları kalır.只有磨坊塔保留了原来的高度。
Daha sonra zaman içinde Gazetecilik, Radyo ve Televizyon dallarında verilmeye başlamıştır.渐渐地,他和电台、电视台熟悉了起来。
St Paul'da bilim, Latin, ve spor dallarında başarı gösterdi.그녀는 과학, 라틴어, 스포츠에서 탁월한 소질을 드러냈다.
Güzel bir söz, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir.부현(傅玄)의 쟁부(箏賦)의 서문(序文)에, “위는 높아서 하늘과 같으며, 아래는 평평하여 땅과 같으며, 가운데는 비어서 육합(六合)에 비긴 것이다.
Menemenspor, diğer spor dallarında da başarılı oldu.달리기는 다른 스포츠에서도 매우 중요시 된다.
Gövde kabuğu ve dallar güzel görünümlüdür.골짜기와 절벽은 눈으로 보면 아름답다네.
Botanik ve zooloji 18 ve 19. yüzyıllarda giderek daha profesyonel bilim dalları hâline gelmiştir.18세기와 19세기에 식물학과 동물학과 같은 생물학은 점점 더 전문적인 과학 분야가 되었다.
Müzikoloji ana biliminin alt dallarından biridir.동양음악은 인문학인 음악사학의 주요 연구 대상이다.
İnşaat mühendisliğinin en geniş alt bilim dallarından biri de çevre mühendisliğidir.화재로 인한 가장 큰 손실 중의 하나는 과학 실험실에서 있었다.
Türk Dil Kurumu 1955'ten başlayarak çeşitli dallarda ödüller verdi.בשנת 1955 החל המוסד ללשון הטורקית להעניק פרסים בתחומים שונים.
Dalları gökyüzünü ayakta tutar.היללות פולחות את השמיים...
Bu üç bilim adamı da kuantum fiziği ve diğer fizik dallarında uzman kişilerdir.כל השלושה היו מומחים בתחום החדש של מכניקת הקוונטים ובענפים נוספים של הפיזיקה.
Ancak bu dalların dışında bile bazı Amerikalı Türklerin büyük başarılar elde ettiği bilinmektedir.פרט לשערוריות אלה, רשמו האתלטים האמריקאים מספר הישגים נאים.
Beş yaşından beri softbol, atletizm, kick boks ve jimnastik gibi spor dallarıyla uğraştı.היא נחשפה לספורט כבר בגיל חמש, כאשר השתתפה בענפי ספורט כמו סופטבול, קיקבוקס והתעמלות.
Bu ilim dalları şunlardır.כל אלה הינם פערי הידע.
Türlerin hiçbiri yuva inşa etmez; dalların üstünde uyurlar.בתוך הבתים לא היו רהיטים והתושבים ישנו על האדמה.
Ülkedeki kötü ekonomik koşullar tiyatro ve diğer sanat dallarını olumsuz etkilemiştir.באולם נערכים אף מופעי מחול ותיאטרון אחרים.
Menemenspor, diğer spor dallarında da başarılı oldu.המשחק זכה להצלחה כבירה גם בפלטפורמות האחרות.
Dalları ise göğe, tanrıların yurduna kadar yükselir.И възлезе на небесата и седи отдясно на Отца.
Onun dalları Gökyüzünü (Üst-Dünya’yı) kaplar.Над тях е Богородица Ширшая небес.
Beş yaşından beri softbol, atletizm, kick boks ve jimnastik gibi spor dallarıyla uğraştı.Била е включвана в спортове от петгодишна, участвайки в софтбол, лека атлетика, кикбокс, и гимнастика.
Dalları at kuyruğuna benzer.Опашката му наподобява на конска.
Özellikle elma ağacının dalları üzerinde yaşar.Най-вече гнездото на врабченцето.
Uluğ Kayın’ın dallarından biri Güneşe biri de Aya uzanır.Някои от пъстролистните му форми се нуждаят от слънце.
Günümüzde Boston Üniversitesi'nde matematik ve fizik dallarında Metcalf Profesörüdür.Понастоящем е професор по математика и физика в Бостънския университет.
Odun dalları bunlardan çıkar.В тях се използват дървени подпори.
Dalları yukarı doğru sarkık değildir.Горните направления не са без изключения.
1328'den sonra yönetilen hanedanın dalları, Valois ve Bourbon özel adlarını almışlardır.Međutim, pobočne linije dinastije koje su vladale nakon 1328. nose imena Valois i Bourbon.