Ana içeriğe geç
Sözlük

dallar ile cümle

dallar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
McGonagall Biçim değiştirme'yi sihrin en karmaşık ve zor dallarından biri olarak görür.McGonagallica smatra preobrazbu najtežom i najzahtjevnijom granom magije.
Kentte en çok izleyiciye sahip spor dalları futbol ve buz hokeyidir.Najpopularniji sport u gradu s najviše navijača je hokej na ledu.
Türlerin hiçbiri yuva inşa etmez; dalların üstünde uyurlar.Zatočenim Hrvatima nisu omogućili postelje, nego su spavali na drvenim paletama.
Ağırlıklı olarak gece aktiftirler ve ağaç kovuklarında, dallarda ve kaya yarıklarında dinlenirler.Aktivni su uglavnom u sumrak i noću, a danju spavaju u šupljim stablima, pukotinama u stijenama ili špiljama.
Tenis ve diğer spor dalları ile uğraşmış, Brownie ve Girl Scout gibi ödüller kazanmıştır.Dosiahla veľa ocenení za Brownie and Girl Scout.
İki yanındaki zeytin dalları İsrail'in barış arayışlarını simgeler.Okolo sú dve olivové ratolesti symbolizujúce mier.
Kavram farklı bilim dallarında farklı anlamlar taşımaktadır.Pojem má však viacero rôznych významov v iných vedách.
Bununla birlikte bu bilim dalların bir kısmı diğer akademik disiplin gruplarının da altında yer alabilir.Okrem toho spolupracuje aj pri zabezpečení niektorých ďalších predmetov v rámci celej Technickej univerzity.
Film Görsel Efekt ve Makyaj dallarında Akademi Ödülü'ne aday oldu.Film bol nominovaný na Academy Awards za masky.
Dalları kırmızı mercandandır.Trámy sú z červeného smreku.
Zaman içinde farklı bilim dalları, veya alanları, özelleşmiş ve gelişmiştir.Existuje veľa druhov a konštrukcií nožov, ktoré sa v priebehu histórie menili a zdokonaľovali.
Lisans eğitimini Oxford Üniversitesi'nde Felsefe, Politika ve Ekonomi dallarında tamamladı.Vyštudoval filozofiu, politológiu a ekonómiu na Oxforde.
1328'den sonra yönetilen hanedanın dalları, Valois ve Bourbon özel adlarını almışlardır.Veji te dinastije, ki sta vladali po letu 1328, se podrobneje imenujeta Valoisi in Bourboni.
Akademinin tüm üyeleri kendi dallarında ödül için adaylarını önerir.Vsak član akademije lahko ponujeni nabor poljubno razširi s svojimi predlogi.
Okulda öğretildiği bilinen en önemli dallar tıp ve Hristiyan teolojisi idi.Iz svoje šole je ustvaril najbolj bleščeče intelektualno in teološko središče krščanstva.
Öğrencilik yıllarında kendini ressamlık ve grafikerlik dallarında geliştirdi.Že v študentskih letih se je družila s študenti slikarstva in kiparstva.
Geceleri yiyecek arayışına çıkar, gündüzleri ise ağaçların dallarında uyuyarak geçirir.Podnevi spi, ponoči pa išče hrano.
Bu kediler tek başlarına yaşar ve genelde ağaç dallarında hareket ederler.Šios katės gyvena po vieną ir vaikšto daugiausia medžių šakomis.
Çeşitli mesleki dallarda hizmet veren vardır. %90'ı sıva işi ile meşgul olur.Ekonomikoje vyrauja paslaugų sektorius, kuriame dirba beveik 90 % dirbančiųjų.
Bu tür ağaçların dalları hemen hiç yoktur.Medžiai nemeta lapų vienu metu.
Sofyanidis, sadece futbolda değil, değişik spor dallarında da mücadele etmiştir.Klubas užsiima ne tik futbolu, bet ir kitomis sporto šalomis.
Dalları kırmızı mercandandır.Ginklai atiteko raudonarmiečiams.
Hiçbir yere bağlı olmadan, yaşamı boyunca çeşitli iş dallarında çalıştı.Kai nebepajėgė stovėti, jis likusią gyvenimo dalį gulėjo ant šono.
Daha sonra zaman içinde Gazetecilik, Radyo ve Televizyon dallarında verilmeye başlamıştır.Dabar ją mokyklose, radijo ir televizijos dėka išmoksta vis daugiau moterų nubių.
Azerbaycan'ın dağlık arazisi, kayak ve dağcılk gibi spor dallarında büyük fırsatlar sunmaktadır.Armėnijos kalnuotas reljefas suteikia puikias galimybes slidinėjimui ir alpinizmui.
Ödül dalları 2008'de yeniden düzenlenmiştir.2008 Lavastajaauhind jäi välja andmata.
Yaşlı ağaçların sadece en üst kısmında dalları kalır.Püsti on jäänud vaid kõige suuremad hooned.
Ancak sadece engelliler için özel olarak düşünülmüş yeni spor dalları da vardır.Uued sportlikud dekoratiivesmed mis tulid kahjuks ainult teatud mudelitele.
O zaman ameliyat ve anatomi tıbbın önemli dalları olarak görülüyordu.Teda peetakse välikirurgia ja topograafilise anatoomia rajajaks.
Dış politika alanı uluslararası ilişkilerin alt inceleme dallarından biri olarak gösterilmektedir.Välispoliitikat tuleb eristada rahvusvahelistest suhetest.
22 yaşımda M.I.T.'den iki doktora aldım. Kimya ve jeoloji dallarında.22-vuotiaana minulla oli kaksi loppututkintoa MIT:stä.
22 yaşımda M.I.T.'den iki doktora aldım. Kimya ve jeoloji dallarında.Double doctorat à 22 ans en chimie et géologie.
22 yaşımda M.I.T.'den iki doktora aldım. Kimya ve jeoloji dallarında.Mit 22 hab' ich zwei Doktorgrade vom M.l.T. verliehen gekriegt. in Chemie und Geologie.
22 yaşımda M.I.T.'den iki doktora aldım. Kimya ve jeoloji dallarında.На 22 имах два доктората - по химия и геология.
Ağaca bakalım, bazı yerlerde yapraklarla dolu, bazı yerlerde ise çıplak dallar görüyoruz, tezat var.Strom a jeho větve jsou jednou plné listů a jinde jsou holé.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.Aan de takken groeit bibliotheekmateriaal.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.A faágakon pedig könyvtári anyagok nőnek.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.A na větvích roste materiál knihovny.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.Dan di rantingnya, ada perpustakaan yang berkembang.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.E nos ramos temos material de biblioteca a crescer.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.Et sur les branches vous avez du matériel de bibliothèque en pleine croissance.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.그리고 가지위에 여러분은 도서관의 물건들이 자라나는걸 볼수 있습니다 그리고 가지위에 여러분은 도서관의 물건들이 자라나는걸 볼수 있습니다
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.Na gałęziach rośnie materiał z biblioteki.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.Na konároch rastie knižničný materiál.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.Pe crengi, creşte materialul pentru bibliotecă.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.Sui rami cresce il materiale della biblioteca.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.Und an den Ästen wächst Material aus der Bibliothek.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.Và trên những cành cây là những cuốn sách thư viện đang đâm chồi nảy lộc, ngày một lớn lên.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.Y en las ramas crece el material de la biblioteca.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.Στα κλαδιά αναπτύσσονται τα υλικά της βιβλιοθήκης.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.А на ветвях растет материал библиотеки.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.А на гілках ростуть матеріали з бібліотеки.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.А по клоните расте библиотечен фонд.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.בענפיו ישמם ספרים שצומחים.
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.وعلى الأفرع تنمو مواد المكتبة
Ağacın dallarında büyüyen bir kitaplık bulunuyor.図書館の蔵書が実っています パブリックアートは 機能と様式を備えた
Ağaçların dalları çıplak, yapraksız.Możemy na nim zobaczyć drzewa, z których opadły liście.
Ağaçların dalları çıplak, yapraksız.S holými stromy. Ano stromy mají opadané listy.
Ağaçların dalları çıplak, yapraksız.- С голыми деревьями. - Да, деревья потеряли свои листья.
Amerikan cevizi ve tavuk yumurtası, cam kırıkları ya da dallardan.Ať to jsou ořechy, vejce, úlomky skla nebo větve.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod