Mazda araçları ve motorları dünya çapında geniş dallarda ve serilerde yarışmaktadır.Vozy a motory Mazda se účastní široké škály disciplín a soutěžních seriálů po celém světě.
Beş yaşından beri softbol, atletizm, kick boks ve jimnastik gibi spor dallarıyla uğraştı.Sportu se věnuje od pěti let, soutěžila v softballu, atletice, kickboxu a gymnastice.
Matt Damon, Sandra Bullock ve Meryl Streep oyunculuk dallarında ikişer adaylık almıştır.V kategorii herců, Matt Damon, Sandra Bullock, Meryl Streep a Anna Paquin získali každý dvě nominace.
Çeşitli zanaat dallarında ve fabrikalarda çalışarak geçimini sağladı.Některé z nich jsme navštívili během našich pracovních a prázdninových cest.
Diğer filler de gelince yüksek sesle çığlık atmaya ve kadının üstünü dallarla örtmeye başlarlar.Když přišli ostatní sloni, začali hlasitě volat a zaházeli ji větvemi.
Ayrıca En İyi Ses ve En İyi Yapım Tasarımı dallarında aday oldu.Dále byl nominován v kategoriích nejlepší výprava a zvuk.
1973 yılında Harvard Üniversitesi'nden psikoloji, sosyoloji ve antropoji dallarında mezun oldu.V 70. letech studovala psychologii, sociologii a antropologii na Harvardově univerzitě.
Alanın farklı dallarda beş büyük spor kulübü vardır.V klubu se provozuje patnáct sportovních disciplín.
Fotoğrafçılık tekniği açısından en zor dallardan biridir.Koncertní fotografie je jedna z nejnáročnějších fotografických disciplín co se týče fotografické techniky.
Fiziğin bütün dallarında çeşitli nicelikler (büyüklükler, quantity) kullanılır.Fyzikálním veličinám přiřazujeme určitou hodnotu (velikost).
Futbol, basketbol ve voleybol Rusya'nın en popüler spor dallarındandır.Mimo ledního hokeje patří mezi nejpopulárnější sporty v Rusku také fotbal a basketbal.
Ağaç dalları ve yapraklarından yapılmış yuvarlak yuvalarda yaşar.Žijí v kulatých chatrčích postavených z kůry a kůlů.
Kentte en çok izleyiciye sahip spor dalları futbol ve buz hokeyidir.Stejně jako ve většině jiných měst má v Hradci největší sledovanost fotbal a hokej.
Tıbbî antropoloji (uygulamalı) antropolojinin alt dallarındandır.Strukturální antropologie spadá pod sociální antropologii.
Bu yöntemler çeşitli mühendislik dallarında yaygın olarak kullanılmaktadır.Uplatňuje se v nejrozmanitějších formách na všech úrovních vzdělávání.
Türlerin hiçbiri yuva inşa etmez; dalların üstünde uyurlar.Neměli klášter ani jiný příbytek a během svých cest spávali ve stodolách a na sýpkách.
Aynı zamanda K-1, Light Contact, Semi contact, Kick Light,Point Fighting gibi dalları vardır.Polokontaktní kickbox se dále dělí na 3 stylu (lightcontact, kicklight, points fighting).
Ağacın dallarında Arapça harfleri ile Allah lafzı bulunmaktadır.Allah (în arabă: الله; transliterat: Allāh; pronunțat: ) înseamnă Dumnezeu în limba arabă.
Azerbaycan'ın dağlık arazisi, kayak ve dağcılk gibi spor dallarında büyük fırsatlar sunmaktadır.Terenul muntos al Armeniei acordă mari oportunități pentru practicarea unor sporturi ca skiul sau alpinismul.
Dünyanın en eski spor dallarından biri olan güreşi icra eden sporculardır.Cursele de cai sunt unele din cele mai vechi întreceri sportive care se desfășoară pe hipodrom.
İtalya'da Padova Üniversitesi'nde tıp, hukuk ve felsefe dallarında öğrenim gördü.A studiat medicina, filosofia și dreptul la Padova, în Italia.
Bir Asya filinin dalları uyarlayıp sineklik olarak kullandığı kaydedilmiştir.Un elefant asiatic a fost observat modificând crengi și folosindu-le pentru a strivi insecte.
Kent ekonomisinin ana dalları tarım ve hizmet alanıdır.Ramurile de bază ale economiei orașului sunt agricultura și sfera serviciilor.
Video, "En İyi Sanat Yönetmenliği" ve "En İyi Özel Efektler" dallarındaki ödülleri kazandı.A videó végül A legjobb művészeti rendezés és A legjobb különleges effektek kategóriákban nyerte el a díjat.
Geleneklerin temeli, baharı karşılamak için evleri çiçekler ve çiçek açan dallarla süslemektir.A roma đurđevdan hagyományai szerint otthonukat virágokkal és virágzó ágakkal díszítik a tavasz tiszteletére.
Sonraki yıllarda ise çeşitli spor dalları oyunlara dahil edilmeye başlandı.Később egyes sportolók elkezdték többféle sportág technikáit alkalmazni a mérkőzéseken.
Değişik dallarda kendi biçemine sahiptir.Megtalálja a saját útját a dalokban.
11 yaşında atletizme başladı ve 100 ile 200 metre dallarında yarıştı.Fiatal korában atletizált, 400 méteren versenyzett.
Daha sonra zaman içinde Gazetecilik, Radyo ve Televizyon dallarında verilmeye başlamıştır.Ezt követően naponta több hírösszefoglalónak is helyet adtak televíziókban, rádiókban, nyomtatott sajtóban.
Güreş, atletizm, atıcılık başta olmak üzere çeşitli dallarda önemli başarılar elde edilmiş.Atléta, majd bokszoló és evezős sportágakban számos versenyben szerepelt értékes sikerrel.
Aynı gövdenin dalları, Aynı ışıklarda Göz; Bu bizim birliğimizin gücüdür!Olemme oksia samassa rungossa, silmissämme loistaa sama tuli: Tämä on ykseytemme voima!
1809'da bu dalları, Vercelli'deki bir lisede (liceo) öğretmeye başladı.Vuonna 1809 hän aloitti näiden aineiden opettamisen liceossa eli oppikoulutasolla Vercellissä.
Bu ilim dalları şunlardır.Tämä on tietomme rajat.
İtalya'da Padova Üniversitesi'nde tıp, hukuk ve felsefe dallarında öğrenim gördü.Hän opiskeli lääketiedettä, filosofiaa ja lakia Padovassa, Italiassa.
Bazı spor dallarında beyin sarsıntısına çok daha yaygın olarak rastlanır.Aika-alueen peittoilmiöt tapahtuvat suurelta osin syvemmällä aivoissa.
Aynı gövdenin dalları, Aynı ışıklarda Göz; Bu bizim birliğimizin gücüdür!Κλαδιά του ίδιου κορμού, Μάτια στο ίδιο φως· Αυτή είναι η δύναμη της ενότητάς μας!
Kentte en çok izleyiciye sahip spor dalları futbol ve buz hokeyidir.Τα πλέον δημοφιλή αθλήματα στην πόλη είναι το ποδόσφαιρο και το χόκεϊ επί πάγου.
Hayvanların ekolojisi ise davranışsal ekoloji ve diğer dallarla incelenilir.Η οικολογία των ζώων καλύπτεται από την οικολογία της συμπεριφοράς και άλλους κλάδους.
Menemenspor, diğer spor dallarında da başarılı oldu.Η Μπάουμαν είχε επιτυχία και σε άλλα αθλήματα.
Lamarck'ın aksine Darwin, ortak ata ve dallara ayrılan yaşam ağacı fikirlerini ortaya attı.Εν αντιθέσει με τον Λαμάρκ, ο Δαρβίνος πρότεινε κοινή καταγωγή και διακλαδιζόμενο δέντρο της ζωής.
Dalları gökyüzünü ayakta tutar.Τα πέλματα ακουμπούν το έδαφος.
Seyirciler arasında popüler olan diğer spor dalları da hentbol, voleybol, basketbol, buz hokeyi ve tenistir.Άλλα δημοφιλή αθλήματα με θεατές είναι τα χάντμπολ, βόλεϊ, μπάσκετ, χόκεϊ επί πάγου και τένις.
1328'den sonra yönetilen hanedanın dalları, Valois ve Bourbon özel adlarını almışlardır.Οι κλάδοι της δυναστείας, οι οποίοι κυβέρνησαν μετά το 1328, είναι οι Βαλουά και οι Bουρβόνοι.
"Sanat dallarını bir araya getirmişti".«Κατέβασαν έργο Τέχνης».
Etik sosyal bilimler dışında kalan çeşitli bilim dallarına da yayılmıştır.Πολλές τριβές έχουν γίνει ακόμη επί του θέματος και από την υπόλοιπη επιστημονική κοινότητα.
Onun çevredeki dalları eğerek Locke'a yaklaştığını görür.Han falder om i græsset og overraskes af Locke.
Yaşlı ağaçların sadece en üst kısmında dalları kalır.Ældre træer får afrundet top.
Aort arkı ve dalları.Tænderne til sandet og stenene.
Ancak kentteki diğer sanayi dalları gelişimini sürdürdü.Men byens vigtigste industrier overlevede alligevel.
Kimya, malzeme bilimi, nanoteknoloji ve mühendislik dallarıyla ortak konulara da sahiptir.Faststoffysik overlapper kemi, materialevidenskab, nanoteknologi og ingeniørarbejde.
Bu işlem ise daha çok bilim dallarında kullanılır.Dette bruges inden for mange videnskabelige grene.
En azından Rumca ve Latince edebiyat dallarında oldukça sağlam bilgi birikimine sahip olduğu anlaşılmaktadır.Likevel er det åpenbart at romernes latinske litteratur inneholder langt færre litterære nyvinninger.
Müzikoloji ana biliminin alt dallarından biridir.Satslære er et av de grunnleggende fag i en musikalsk utdannelse.
Bu hanedanın dalları olan Valois ve Bourbon hanedanları Fransa'yı 1830 yılına kadar yönettiler.Med sine avleggere, husene Valois og Bourbon, ville huset herske Frankrike for mer enn 800 år.
Dikeç 2012 Yaz Olimpiyatları'nda 10 m havalı tabanca ve 50 m tabanca dallarında ülkesini temsil etti.Under de paralympiske sommerlekene 2012 deltok han i skyting 10 meter luftgevær og 50 meter rifle liggende.
Kafasında tüm sanat dallarında ama özellikle şiir ve edebiyatta sarsıcı bir yenilik yapma fikri vardı.Faktisk hadde han en umettelig nysgjerrighet for alle menneskelig aktiviteter, spesielt i kunst og litteratur.
Çiçekleri, dalların ucunda sarı ya da kırmızımsı salkımlar halinde bulunur.Resultatet er gule eller rødlige flekker på bladene.
Atletizm ve yüzme dallarında da başarılı oldu.Ia juga mahir dalam olahraga atletik dan berenang.
Zaten bu yüzden bütün gününü yüksek ağaç dallarında ya da mağaralarda uyuyarak geçirir.Sehari-hari, mereka banyak menghabiskan waktunya di gua-gua atau pohon berlubang.
Azerbaycan'ın dağlık arazisi, kayak ve dağcılk gibi spor dallarında büyük fırsatlar sunmaktadır.Daratan pegunungan di Azerbaijan menunjang olahraga-olahraga seperti ski dan panjat tebing.