Ana içeriğe geç
Sözlük

dallar ile cümle

dallar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hiçbir yere bağlı olmadan, yaşamı boyunca çeşitli iş dallarında çalıştı.كان يعمل طوال حياته في قطاعات الأعمال المختلفة ، ولم يرتبط بأي مكان.
Yerde zıplar, ağaç dallarına tırmanır.يعيش على اليابسة ويستطيع التسلق على الأشجار.
Aynı gövdenin dalları, Aynı ışıklarda Göz; Bu bizim birliğimizin gücüdür!Ramos do mesmo tronco, Olhos na mesma luz: Esta é a força da nossa união!
Matt Damon, Sandra Bullock ve Meryl Streep oyunculuk dallarında ikişer adaylık almıştır.Matt Damon, Sandra Bullock e Meryl Streep receberam duas indicações cada.
St Paul'da bilim, Latin, ve spor dallarında başarı gösterdi.No St. Paul, ela se destacou em ciência, no Latim e no esporte.
Kentte en çok izleyiciye sahip spor dalları futbol ve buz hokeyidir.Os desportos mais populares na cidade são o futebol e o hóquei no gelo.
Binturong, gececil bir hayvandır ve dallarda uyur.É um animal noturno e arborícola, e dorme em troncos.
Ayrıca uzun atlama ve yüksek atlama dallarında şampiyonluklar yaşadı.Ele também foi várias vezes campeão nacional militar em salto em altura e salto em distância.
Psikoloji, eşcinsel yönelimi ayrık bir yönelim olarak araştıran ilk bilim dallarından biridir.A psicologia foi uma das primeiras disciplinas a estudar a orientação homossexual como um fenômeno discreto.
Atletizm ve yüzme dallarında da başarılı oldu.Competiu no atletismo e na natação.
Ana madde: Sovyetler Birliği'nde hukuk Yargı, hükümetin diğer dallarından bağımsız değildi.O judiciário não era independente dos outros ramos do governo.
Olay örgüsü ve dalları yapım öncesi genişlemeye devam etti.O seu templo e arcada de entrada ainda sobrevivem.
Dallar horizontal ve hafifçe aşağıya sarkık ve dipten itibaren dallanır.Cada ângulo é arredondado e polido até brilhar.
Çok çeşitli meslek dallarında yer alır.Possui vários empregos em tempo parcial.
Genç ağaçlarda dallar incedir, sonradan kalınlaşır ve gövdeye çevrel olarak dizilmiştir.Entretanto, à noite, os escravos subiam na árvore, colhiam os frutos e vendiam, na clandestinidade.
Güreş ve futbol kulübün spor dallarıdır.Disputa os campeonatos distritais de futebol de areia e futebol.
Son yıllarda çeşitli dallarda faaliyet gösteren sanayi kuruluşları kurulmuştur.A cooperação entre empresas tem, no ultimo ano, proliferado por variadas áreas de negocio.
Aynı gövdenin dalları, Aynı ışıklarda Göz; Bu bizim birliğimizin gücüdür!Takken aan dezelfde stam, Ogen in hetzelfde licht, Dit is de kracht van onze eenheid!
Dalları ya yatay bir konumdadır ya da yukarı doğru yönelmiştir.Iemand de strop gebieden of zenden.
Kısa boylu bitkilerin üzerinde, ayrıca dal ve ağaçların yere yakın dalları üzerinde bulunurlar.Je hoort in zwak (maan)licht huizen en bomen langs de weg te kunnen zien.
Çeşitli zanaat dallarında ve fabrikalarda çalışarak geçimini sağladı.Steeds meer mensen kregen een gespecialiseerde taak in fabrieken en werkplaatsen.
Sonraki yıllarda ise çeşitli spor dalları oyunlara dahil edilmeye başlandı.Op dat moment moesten er zelfs nog diverse atleten beginnen aan hun wedstrijd.
Sonra dallarına çıkarak, uzun zaman kendisini Türklere karşı müdafaa etti.Het was aan zijn furie te danken dat de verdedigers het wekenlang uithielden tegen de Turken.
Dalları gökyüzünü ayakta tutar.De tekeningen worden de hemel ingeprezen.
Gabon'da en sevilen spor dallarından biri futboldur.Najbardziej popularnym sportem w Gabonie jest piłka nożna.
Dalları ya yatay bir konumdadır ya da yukarı doğru yönelmiştir.Wyrastają z prosto wzniesionego lub podnoszącego się kłącza.
Asıl faaliyet alanı voleybol olan kulüp, ayrıca yelken ve briç dallarında da faaliyet gösteriyor.Klub sportowy głównego oddziału jest siatkówka, ale jest również aktywny w żeglarstwo i most.
Dalları at kuyruğuna benzer.Ogon podobny do końskiego.
Buna karşın çeşitli ilim dallarına ilgi göstermekteydi.Zajmował się różnymi dziedzinami wiedzy.
Çiçekleri, dalların ucunda sarı ya da kırmızımsı salkımlar halinde bulunur.Wewnątrz koszyczka kwiaty rurkowe żółte lub czerwone na szczytach.
Yerde zıplar, ağaç dallarına tırmanır.Umie pływać i wspinać się na drzewa.
Binturong, gececil bir hayvandır ve dallarda uyur.Fenek jest zwierzęciem nocnym, sypia w podziemnych norach.
28 Ocak 2011 tarihinde Anabilim Dallarının açılması ygun görülmüştür.28 czerwca 2008 dokonano uroczystego otwarcia kompleksu basenów geotermalnych.
Dallar bol, yana ve aşağı yönelmiştir.Kłącza płożą się i rozgałęziają.
Dalları yukarı doğru sarkık değildir.Szyjki słupka nie przyrośnięte do zalążni.
Tıbbın en eski dallarından biridir.Det är en av de äldsta medicinerna.
Menemenspor, diğer spor dallarında da başarılı oldu.Regionen är dessutom svältfödd på andra idrottsframgångar.
Brakteler dikdörgen oluşturacak biçimde bazen yan dallardan ya da gövde yapraklarının koltuğundan çıkar.För att få bindan att sitta kvar har den ibland vingar eller en klistrad baksida.
Azerbaycan'ın dağlık arazisi, kayak ve dağcılk gibi spor dallarında büyük fırsatlar sunmaktadır.Den bergiga terrängen i Armenien ger också stora möjligheter att utöva sporter som skidåkning och klättring.
Kuru otlardan ve dallarda oluşan yuva malzemesini kuyrukları ile tutarak taşırlar (kuyruklarını kıvırarak).Dessa drivs vid SSABs stålverk i Luleå (1 st) och Oxelösund (2 st).
Daha sonra bu alt bölümlerde yeni dallara ayrılacak ancak hepsi etkili olmayacaktır.En del återvänder så småningom därifrån – men inte alla.
Şarkı ayrıca "Yılın Şarkısı" ve "En İyi Pop Yayımı" dallarında ARIA Ödülü kazandı.Sången vann ARIA Award för både "Song of the Year" och "Best Pop Release".
Eğitim yaşamı boyunca sanatın tüm dallarıyla ilgilendi.Hela livet står i konstens tjänst.
Parapsikolojik araştırmalar, günümüzde psikolojinin alt dalları olarak da yaygınlaşmıştır.Parapsykologisk forskning har också utvidgats av andra underdiscipliner i psykologi.
Kürek sporu kulüplerarası rekabetin en yoğun olduğu spor dallarından biri oldu.Rullstolsloppet har sedan blivit en av de viktigaste paralympiska tävlingarna.
Ayrıca diş hekimliği, eczacılık gibi dallara da öğrenci göndermiştir.En tandläkarstudent enbart till de patienter som han/hon vårdar.
Daha sonra zaman içinde Gazetecilik, Radyo ve Televizyon dallarında verilmeye başlamıştır.Hon har ägnat sig åt konsumentjournalistik i press, radio och TV i närmare 60 år.
Odun veya tahta, ağaçların gövdelerini ve dallarını meydana getiren sert bir maddedir.Trädkult (eng. tree worship, ty. baumkult) är kulter vid eller helighållande av träd.
Onun dalları Gökyüzünü (Üst-Dünya’yı) kaplar.Над ними — небо в лініях хмар.
Çiçilaki budanmış dallardan yapıldığından, çiçilakilerin ağaçların sağlığına faydalı olduğu düşünülmektedir.Оскільки їх роблять із зрізаних гілок, це вважають корисним для здоров'я дерев.
Bu tür ağaçların dalları hemen hiç yoktur.Печери з такою назвою зараз немає.
İsrail Devleti’nin bütün dalları Kudüs’te yer almaktadır.Гімн Йорданії Прапор Йорданії Все про світ.
Çiçeklenme dallarının sonunda üç ya da iki çiçek de olabilir.Одночасно на рослині може бути до трьох квітконосів.
Yapraksız ağaçların üst dallarında tünemiş hâlde gözlemlenebilirler.На дерев'яних сходах підсходинки можуть бути відсутні.
Akademinin tüm üyeleri kendi dallarında ödül için adaylarını önerir.Вони самостійно висувають претендентів на отримання нагороди в кожній номінації.
Dallar, ilkbaharın tatlı rüzgârlarıyla kımıldıyordu.Навесні заливався весняними водами.
St Paul'da bilim, Latin, ve spor dallarında başarı gösterdi.Павла для дівчат, де досягла успіху в природничих науках, латині та спорті.
Dik duran ince dallara tutunarak durmayı tercih ederler.Вітростійка, краще переносить вапняні ґрунти.
Gövde genel olarak çatallanma göstermez, dallar gövdeye çevrel olarak dizilmiştir.Татуювання не видаляється повністю, на його місці залишаються шрами.
Dalları ise göğe, tanrıların yurduna kadar yükselir.Vždyť i nebe i paláce bohů se mohou zřítit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod