Ana içeriğe geç
Sözlük

dallar ile cümle

dallar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Dalları ise göğe, tanrıların yurduna kadar yükselir.No se lo impidan, porque el Reino de los Cielos es de los que son como ellos".
Ayrıca En İyi Ses ve En İyi Yapım Tasarımı dallarında aday oldu.También estuvo nominado a Mejor Sonido y Mejor Montaje.
Hayvanların ekolojisi ise davranışsal ekoloji ve diğer dallarla incelenilir.La ecología de los animales está cubierta con la ecología del comportamiento y otros campos.
Dalları ya yatay bir konumdadır ya da yukarı doğru yönelmiştir.El viento las guía o bien para cazar sus presas o para ir en una dirección determinada.
Dalları at kuyruğuna benzer.Diurético similar a la cola de caballo.
1991 yılından 1999 yılına kadarki büyümede altın ve çeşitli sanayi dalları da öne çıktığı görülmektedir.En 1999 se introdujo progresivamente una nueva serie de billetes y monedas.
Buna karşın çeşitli ilim dallarına ilgi göstermekteydi.Mostró interés por numerosas ramas del saber.
Sonunda dikenli dallardan yarı baygın çocuğun kafasına taç yapılır ve bağlanır veya çarmıha çivilenir.Al final, la víctima medio muerta será coronada con espinos y atada o clavada a una cruz de madera.
Kuru otlardan ve dallarda oluşan yuva malzemesini kuyrukları ile tutarak taşırlar (kuyruklarını kıvırarak).En el secano se cultivan algarrobos, olivos y vid, en campos escalonados.
Ekipte her biri farklı dallarda lisans eğitimi almış kişiler yer alır.Cada Departamento provee del cuerpo docente a las distintas carreras.
Avlanırken alçaktan uçarlar ve yerde ya da dallardaki böcekleri yakalarlar.Se la suele observar cazando insectos al vuelo o capturándolos del suelo.
Burada çeşitli spor dallarında çalışmalar ve yarışmalar yapılırdı.En ella se han realizado numerosas y variados campeonatos de estos deportes.
Dalları tüylü, yaprakları ılıman bölgelerde hep yeşil kalır, soğuk yerlerde ise kış geldiğinde dökülür.Son de color verde grisáceo por encima y fieltrado debajo y pueden caer en tiempos de sequía invernal.
İki yanındaki zeytin dalları İsrail'in barış arayışlarını simgeler.Dawkins escucha a las personas de ambos lados del Conflicto israelo palestino.
Keseden tamamen ayrıldıktan sonra annesinin sırtına tutunur ve dalları kavrayarak tırmanmayı öğrenmeye başlar.Cuando ella me vio completamente desnudo comenzó a llorar y a tratar de correr escaleras abajo.
Dalları ise göğe, tanrıların yurduna kadar yükselir.Non vi si fermarono, e continuarono ad arrampicarsi fino a raggiungere il cielo.
Aynı gövdenin dalları, Aynı ışıklarda Göz; Bu bizim birliğimizin gücüdür!Rami dello stesso tronco, Occhi nella stessa luce; Questa è la forza della nostra unità!
Darwinizm'e ve diğer bilim dallarına olan ilgisi sayesinde Charles için iyi bir arkadaştır.Il suo grado di istruzione e il suo interesse per Darwin lo rendono un buon compagno per Charles.
Parapsikolojik araştırmalar, günümüzde psikolojinin alt dalları olarak da yaygınlaşmıştır.Le ricerche parapsicologiche inoltre hanno trovato incremento anche in alcune sub-discipline della psicologia.
Dalları gökyüzünü ayakta tutar.Dove gli alberi toccano il cielo.
Türlerin hiçbiri yuva inşa etmez; dalların üstünde uyurlar.Gli abitanti umani di questo continente non vivono in case, ma dormono per terra.
Cirit atma, atletizm dallarından olan bir spordur.Fa eccezione de atletiek che segue una regola delle de-woorden.
Bilimsel gelişmeler döneminde fiziğin dallarına olan ilgi yoğundu.Col trascorrere del tempo lo interessarono le scienze naturali.
Aort arkı ve dalları.L'arteria ascellare e i suoi rami.
Yerde zıplar, ağaç dallarına tırmanır.Quando è in allarme si arrampica sugli alberi.
Güreş ve futbol kulübün spor dallarıdır.Campo Sportivo di Calcio e Tennis.
Kökleri yeraltına, dalları gökyüzüne uzar.Cristallo: Scava nel terreno per mangiare le radici.
Bu yıldan sonra Radyo ve Televizyon dalları ayrı ayrı ödüllendirilmeye başlamıştır.Da quel momento i percorsi di Amar e Luna iniziano a dividersi.
Vahşi gri sakalı dallar ve yosunlardan yapılmış bir hasır gibiydi.Malvagie creature che sarebbero un misto degli elfi e degli orchi.
Gövdesinden dallar büyümektedir.Из ствола растут ветки.
Spektrometreler çoğunlukla astronomi ve bazı kimya dallarında kullanılmaktadır.Спектроскопы часто используются в астрономии и некоторых направлениях химии.
Teknik olarak bu üç alt dalın dışında muhtelif alt dallar da bulunmaktadır.Кроме улу имеются и другие подобные ножи.
Dalları ya yatay bir konumdadır ya da yukarı doğru yönelmiştir.Ствол кривой, пригнутый к земле или относительно прямой.
Dalları gökyüzünü ayakta tutar.Его атланты держат небо...
Aynı şekilde yeni sanayi dalları gelişti.В это же время появляются новые промышленные корпуса.
Ağacın dallarında Arapça harfleri ile Allah lafzı bulunmaktadır.Любимцы Аллаха в Коране (араб.
İsrail Devleti’nin bütün dalları Kudüs’te yer almaktadır.Государственный архив Израиля находится в Иерусалиме.
Dallar topraktan tepeye kadar ve çok sıktır.Горы гораздо дальше от нас и намного ниже.
Güreş ve Boks dallarında ulusal ve uluslararası hakem olarak müsabakalar yönetmiştir.Здесь проводятся чемпионаты по серфингу и бодибордингу на национальном или международном уровне.
Groot ekip arkadaşlarını kurtarmak için dallardan bir koza yapar ve kendisini feda eder.Разъярённый Лэйк спасает коня, жертвуя собой.
Sanayi dallarıyla ünlü olan şehirde 11,000'den fazla insan yaşamaktadır.На промышленных предприятиях города занято более 119 тысяч человек.
Dallar aşağıya doğru eğilmiş veya yukarıya doğru yönelmiştir.Ветви либо направлены вниз, либо раскидисто направлены вверх.
Tehlike sezdiklerinde ulaşılamayan ağaç dallarına ya da kayalık aralıklarına kaçarlar.Гнездятся в дуплах деревьев или в нишах неприступных скал.
Kurgu, film müziği ve ses dallarında 3 oskarı kucaklayan filmin gişe hasılatı 100 milyon dolar oldu.Для света и звука было закуплено оборудования на 3 миллиона долларов.
Zira sadece kendi dallarında (EA; SÖZ; FEN) ilk 25.000'e girenlerin sınavları değerlendirmeye alınmaktadır.Müqəddəs olmaq istəyi: Roman. — Bakı: Adiloğlu, 2004. — 278 с. — 1 000 экз.
Özel ilgili oyunların en önemli dallarından biri de çocuk oyunlarıdır.Один из самых важных ресурсов игры — это люди.
Burada çeşitli spor dallarında çalışmalar ve yarışmalar yapılırdı.По замыслу, здесь будут проходить тренировки и соревнования по различным видам спорта.
Zaman içinde farklı bilim dalları, veya alanları, özelleşmiş ve gelişmiştir.تخصصت وتطورت مجالات أو فروع العلم المختلفة بمرور الوقت.
Azra Akın, Hollanda'da bale, resim ve müzik gibi sanat dallarında eğitim görmüştür.عذراء ىكين تعلمت مجالاات الفنون مثل الموسيقى والباليه والرسم في هولندا.
Bu nedenle çevre kimyası ve su kimyası gibi alt bilim dalları da gelişmiştir.ولهذا السبب تطورت أيضًا فروع العلم الستة مثل كيمياء البيئة وكيمياء الماء.
11 yaşında atletizme başladı ve 100 ile 200 metre dallarında yarıştı.بدأت بالظهور في سن الحادية عشرة في المدرسة وبدأت التركيز على سباقات 400 متر.
Analitik kimya, Kimya bilimine bağlı ana bilim dallarından biridir.وذلك بمعنى أن الكيمياء تعد أحد العلوم النانوية الرئيسية.
Lamarck'ın aksine Darwin, ortak ata ve dallara ayrılan yaşam ağacı fikirlerini ortaya attı.على عكس لامارك، اقترح داروين سلف مشترك وفروع لشجرة الحياة.
Daha sonra bu iki dal, başka alt dallara bölünür ve sınıflandırma sınıf ve takımlarla devam eder.وبعد ذلك؛ ينقسموا إلى أقسام فرعية، ويستمر التصنيف مع الطبقة والمجموعة.
St Paul'da bilim, Latin, ve spor dallarında başarı gösterdi.تعلمت في مدرسة القديس بولس للبنات حيث برعت في العلوم، اللاتينية والرياضة.
Menemenspor, diğer spor dallarında da başarılı oldu.كما حققت الشبيبة إنجازات في الفروع الرياضية الأخرى.
Bitki liflerinden ördüğü yuvasını ağaçların çatallı dallarının arasına kurar.تعهيش منفردة في حجرها الذي تحفره بين جذور الأشجار.
Tersaneler, örneğin, hava aracını tasarlayan ve inşa etmeye başlayan dalları yarattı.أحواض بناء السفن، على سبيل المثال، إنشاء فروع جديدة بدأت في تصميم وبناء الطائرات.
Motor birimler, bu kaslara bağlı onlarca, yüzlerde hatta binlerce motor sinir dallarından oluşur.دي، ويشبه كل من هذه الأدوية، من حيث التركيب، أحد الناقلات العصبية أو عددًا منها.
Popüler bilim ürünleri genellikle çok geniş alanda, çok çeşitli bilim dallarıyla ilgilenir.نادراً ما تستخدم وحدة الكلفن في الحياة العامة، ولكنها ذات أهمية خاصة في المجالات العلمية المختلفة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod