Ve altına bir damla damlatıyorsunuz, bu durumda, idrar. Şu küçük dallara doğru yükseliyor.Ci si mette una goccia di urina sopra scivola su per queste ramificazioni.
Ve altına bir damla damlatıyorsunuz, bu durumda, idrar. Şu küçük dallara doğru yükseliyor.Βάζεις μια σταγόνα ούρων στο κάτω μερος και βρίσκει το δρόμο του πάνω σε αυτές τις διακλαδώσεις.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.Същото е вярно и за всички други науки.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.A to isté platí aj pre ostatné vedy.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.A totéž platí pro všechny ostatní vědy.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.Dotyczy to również wszystkich innych dziedzin nauki.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.E lo stesso è vero per tutte le altre scienze.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.En dat geldt voor alle wetenschappen.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.És ugyanez igaz az összes többi tudományra.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.이는 다른 과학 분야에서도 마찬가지입니다.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.La même chose est vraie pour toutes les autres sciences.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.O mesmo é verdade para todas as outras ciências.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.Și aceasta este adevărat pentru celelalte științe.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.Und das gleiche gilt für alle anderen Naturwissenschaften.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.Và điều tương tự cũng đúng với tất cả các môn khoa học khác.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.Y lo mismo es cierto de todas las otras ciencias.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.Το ίδιο ισχύει και για όλες τις άλλες επιστήμες.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.То же применимо ко всем наукам.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.מאוחר יותר. ואותו הדבר נכון לגבי שאר המדעים.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.بعد ذلك. والامر كذلك صحيح لكل العلوم الاخرى.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.同じようなことが 科学の他の分野でも当てはまります 我々が知る限り あらゆる科学の 最も基本的な真実を-
Ve sonra"Bu dalların açılımları arasında bir benzerlik var." demiş olabilirler.A povedali si:"Tá medzera tu a medzera tam sa v niečom podobajú."
Ve sonra"Bu dalların açılımları arasında bir benzerlik var." demiş olabilirler."Er lijkt iets hetzelfde aan deze opening hier en deze hier". Of ze vroegen zichzelf af:
Ve sonra"Bu dalların açılımları arasında bir benzerlik var." demiş olabilirler.I powiedzieli, "Hej, jest coś podobnego w tym rozwarciu tutaj i tym rozwarciu tam."
Ve sonra"Bu dalların açılımları arasında bir benzerlik var." demiş olabilirler.Ja sanoivat "tässä aukossa on jotakin samanlaista tämän aukon kanssa."
Ve sonra"Bu dalların açılımları arasında bir benzerlik var." demiş olabilirler.그리고 그들이 말했지요. "음. 저 구멍하고 저 구멍은 어딘가 닮은 게 있는 것 같아."
Ve sonra"Bu dalların açılımları arasında bir benzerlik var." demiş olabilirler.Si ar spune: "Ei bine, exista ceva asemanator intre aceasta deschidere si aceea de acolo"
Ve sonra"Bu dalların açılımları arasında bir benzerlik var." demiş olabilirler."Ta mezera zde a mezera tam se v něčem podobají."
Ve sonra"Bu dalların açılımları arasında bir benzerlik var." demiş olabilirler.Und sie sagten: "nun, es gibt etwas ähnliches über diese Öffnung hier und dieses öffnen hier."
Ve sonra"Bu dalların açılımları arasında bir benzerlik var." demiş olabilirler.Và họ nói, "Vâng, có một cái gì đó tương tự về cách mở này ở đây và mở cửa này ở đây."
Ve sonra"Bu dalların açılımları arasında bir benzerlik var." demiş olabilirler.Y dijeron: "Bueno, hay algo similar sobre esta apertura aquí y esta apertura aquí."
Ve sonra"Bu dalların açılımları arasında bir benzerlik var." demiş olabilirler.И они могли сказать: "Есть что-то общее и там и тут"
Ve sonra"Bu dalların açılımları arasında bir benzerlik var." demiş olabilirler.И са си казали, "Хм, има нещо общо между този отвор тук и този отвор тук" Или може би са се запитали
Ve sonra"Bu dalların açılımları arasında bir benzerlik var." demiş olabilirler.І сказати: "Є щось схоже між цими двома проміжками."
Ve sonra"Bu dalların açılımları arasında bir benzerlik var." demiş olabilirler.وقالوا: "حسنا، هناك شيء مماثل حول هذا الانفراج هنا وهذا الانفراج هنا."
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.Alebo veľmi veľmi jemné rezančeky s vetvami.
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.Hoặc có lẽ, như một món capellini rất rất ngon
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.Jak cieniutkie capellini z rozgałęzieniami.
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.혹은 정말로 가지가 여러개 달린 카펠라니(파스타)일 수도 있습니다.
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.Nebo, řekněme, čínská instantní polévka s rozvětvenými nudlemi.
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.Of misschien heel dunne cappellini met takjes.
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.O forse a sottilissimi capelli d'angelo, con tante ramificazioni.
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.O tal vez son capellini delgadísimos con ramificaciones.
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.Ou alors des capellini vraiment très fins, avec des branches.
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.Ou então, capellini, muito, muito fino, com ramificações.
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.Sau poate capellini foarte, foarte subțiri cu ramuri.
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.Vagy talán mint a nagyon-nagyon vékony capellini nyúlványokkal kiegészítve.
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.Ή ίσως σαν πολύ λεπτά μακαρόνια με διακλαδώσεις.
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.Або ж справді, як найтонші капеліні із гілочками.
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.Или, если быть точнее, очень-очень тонкие спагетти с разветвлениями.
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.Или може би в действителност, наистина добри капелини с разклонения.
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.או אולי, אולי קפליני עדין עם ענפים.
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.أو ربما كمعكرونة شعرية دقيقة للغاية و بها تفرعات.
Ya da belki gerçekten, gerçekten de dalları olan ince capellini gibi.スパゲッティの一本が
Yakup aselbent, badem, çınar ağaçlarından taze dallar kesti. Dalları soyarak beyaz çentikler açtı.Ðoạn, Gia-cốp lấy nhành bạch dương, nhành bồ đào và nhành bá-tiên tươi, lột vỏ để bày lằn da trắng ở trong ra.
Yakup aselbent, badem, çınar ağaçlarından taze dallar kesti. Dalları soyarak beyaz çentikler açtı.야곱이 버드나무와 살구나무와 신풍나무의 푸른 가지를 취하여 그것들의 껍질을 벗겨 흰 무늬를 내고
Yakup aselbent, badem, çınar ağaçlarından taze dallar kesti. Dalları soyarak beyaz çentikler açtı.ויקח לו יעקב מקל לבנה לח ולוז וערמון ויפצל בהן פצלות לבנות מחשף הלבן אשר על המקלות׃
Yakup aselbent, badem, çınar ağaçlarından taze dallar kesti. Dalları soyarak beyaz çentikler açtı.فأخذ يعقوب لنفسه قضبانا خضرا من لبنى ولوز ودلب وقشر فيها خطوطا بيضا كاشطا عن البياض الذي على القضبان.
Yakup aselbent, badem, çınar ağaçlarından taze dallar kesti. Dalları soyarak beyaz çentikler açtı.雅 各 拿 楊 樹 、 杏 樹 、 楓 樹 的 嫩 枝 、 將 皮 剝 成 白 紋 、 使 枝 子 露 出 白 的 來
Yakup aselbent, badem, çınar ağaçlarından taze dallar kesti. Dalları soyarak beyaz çentikler açtı.雅各 拿 楊樹 、 杏樹 、 楓樹 的 嫩枝 、 將皮剝 成 白紋 、 使 枝子 露出 白的來