Ana içeriğe geç
Sözlük

dallar ile cümle

dallar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Serbest DallarNút rảnh
Serbest DallarProsta vozlišča
Serbest DallarСвободных узлов
"Şeytanın dallarına saldıran bin kişiye karşılık köküne saldıran bir kişi vardır."Henry David Thoreau: "Hay miles podando las ramas del árbol del mal por cada uno que asesta golpes a la raíz".
"Şeytanın dallarına saldıran bin kişiye karşılık köküne saldıran bir kişi vardır."Henry David Thoreau: "Ies o mie de lăstari din ramurile răului pentru cel ce lovește la rădăcină."
"Şeytanın dallarına saldıran bin kişiye karşılık köküne saldıran bir kişi vardır."Henry David Thoreau: "Je tisíc takých, čo sekajú vetvy zla v pomere k jednému, ktorý udiera na koreň."
"Şeytanın dallarına saldıran bin kişiye karşılık köküne saldıran bir kişi vardır."헨리 데이비드 소로가 말하길, "악의 가지를 자르려고 하는 사람은 천 명이나 있지만, 그 뿌리를 뽑는 사람은 오직 한 명이다."
"Şeytanın dallarına saldıran bin kişiye karşılık köküne saldıran bir kişi vardır.""Migliaia di persone colpiscono i rami del male, uno solo colpisce alla radice."
"Şeytanın dallarına saldıran bin kişiye karşılık köküne saldıran bir kişi vardır.""Na tysiąc ludzi odrąbujących gałęzie zła, tylko jeden karczuje korzenie".
"Şeytanın dallarına saldıran bin kişiye karşılık köküne saldıran bir kişi vardır.""Υπάρχουν πολλοί που πελεκούν τα κλαδιά του κακού, ένας χτυπάει στη ρίζα".
"Şeytanın dallarına saldıran bin kişiye karşılık köküne saldıran bir kişi vardır."Генри Дэвид Торо: "На тысячу обрывающих листья с дерева зла находится лишь один, рубящий его под корень".
"Şeytanın dallarına saldıran bin kişiye karşılık köküne saldıran bir kişi vardır."Хенри Дейвид Торо: "Има хиляда хаквания в клоновете на злото за този, който сече корените".
"Şeytanın dallarına saldıran bin kişiye karşılık köküne saldıran bir kişi vardır."כתב הנרי דייוויד תורו: "על כל אלף המכים בענפי הרשע יש אחד שחובט בשורשיו."
"Şeytanın dallarına saldıran bin kişiye karşılık köküne saldıran bir kişi vardır."هنري ديفيد ثورو: "آلاف هي تحتاج التقطيع، فروع الشر ضد فرد يضرب جذورها " .
"Şeytanın dallarına saldıran bin kişiye karşılık köküne saldıran bir kişi vardır."根元に斧を打ちつける人は 一人しかいない」と言いました これがまさに「根元」なのです
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.A vidíte, že skutočne len najmenšie fragmenty vetiev sú obsiahnuté vnútri tejto kocky.
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.En je kunt zien dat enkel de kleinste fragmenten van de takken in deze kubus zitten.
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.E sabem com certeza que neste cubo existem apenas pequeníssimos fragmentos de ramificações
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.És megállapíthatják, hogy tényleg mindössze a nyúlványok legkisebb töredékét tartalmazza ez a tömb.
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.Et vous pouvez voir que, vraiment, seuls les plus petits fragments des branches sont contenus dans ce cube.
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.단지 가장 작은 가지의 부분이 이 큐브안에 포함되어 있다고 말하실 수 있습니다.
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.Potete vedere che in realtà solo i più piccoli frammenti delle ramificazioni stanno dentro questo cubo.
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.Sami vidíte, že v naší krychličce se ukrývají jen ty nejmenší části těch nejjemnějších větviček neuronu.
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.Și vă puteți da seama că, de fapt, doar cele mai mici părticele din acele ramuri sunt înăuntrul acestui cub.
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.Tylko niewielka część rozgałęzień zawiera się w tym sześcianie.
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.Và bạn có thể thấy rằng chỉ có phần nhỏ nhất của những nhánh nơ ron được chứa bên trong hình khối này
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.Y se nota que en realidad sólo los fragmentos más pequeños de las ramas están contenidos dentro de este cubo.
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.Είναι προφανές ότι μόνο μερικά μικρά τμήματα των διακλαδώσεων βρίσκονται σε αυτό το κομμάτι.
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.Вы видите, что только маленький фрагмент ответвлений попадает внутрь куба.
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.И вие може да видите, наистина, че само най-малките фрагменти от разклоненията се съдържат вътре в този куб.
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.І, справді, видно, що в кубику є маленькі фраґменти гілочок.
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.ואפשר לראות שבאמת רק שברי הענפים הקטנים ביותר נכנסים לקוביה הזו.
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.و يمكنكم الآن رؤية أنه في الواقع يتكون من أجزاء صغيرة للغاية من التفرعات.
Şimdi görebiliyorsunuz, bu kübün içinde sadece dalların en küçük kısmı var.構造の一部だけが入っています ニューロンはもちろん脳よりも小さく
Sık dallarla o sedir ağacını güzelleştirdim. Tanrının bahçesi Adendeki bütün ağaçlar onu kıskandı.Alle bomen in Eden benijdden hem om de pracht die Ik hem had gegeven.
Sık dallarla o sedir ağacını güzelleştirdim. Tanrının bahçesi Adendeki bütün ağaçlar onu kıskandı.Fager hadde jeg gjort ham i hans rikdom på grener, og alle Edens trær i Guds have misunte ham.
Sık dallarla o sedir ağacını güzelleştirdim. Tanrının bahçesi Adendeki bütün ağaçlar onu kıskandı.Jeg gjorde den skøn med dens mange Kviste, så alle Edens Træer i Guds Have misundte den.
Sık dallarla o sedir ağacını güzelleştirdim. Tanrının bahçesi Adendeki bütün ağaçlar onu kıskandı.내가 그 가지로 많게 하여 모양이 아름답게 하였더니 하나님의 동산 에덴에 있는 모든 나무가지가 다 투기하였느니라
Sık dallarla o sedir ağacını güzelleştirdim. Tanrının bahçesi Adendeki bütün ağaçlar onu kıskandı.Minä tein sen niin kauniiksi oksarunsaudessaan, että kaikki Eedenin puut Jumalan puutarhassa sitä kadehtivat.
Sık dallarla o sedir ağacını güzelleştirdim. Tanrının bahçesi Adendeki bütün ağaçlar onu kıskandı.Ozdobil jsem jej množstvím větvoví jeho, tak že mu záviděla všecka dříví Eden, kteráž byla v zahradě Boží.
Sık dallarla o sedir ağacını güzelleştirdim. Tanrının bahçesi Adendeki bütün ağaçlar onu kıskandı.Széppé tõm õt az õ sok ágaival, úgy hogy irígykedett rá Éden minden fája az Isten kertjében.
Sık dallarla o sedir ağacını güzelleştirdim. Tanrının bahçesi Adendeki bütün ağaçlar onu kıskandı.Я украсил его множеством ветвей его, так что все дерева Едемские в саду Божием завидовали ему.
Sık dallarla o sedir ağacını güzelleştirdim. Tanrının bahçesi Adendeki bütün ağaçlar onu kıskandı.יפה עשיתיו ברב דליותיו ויקנאהו כל עצי עדן אשר בגן האלהים׃
Sık dallarla o sedir ağacını güzelleştirdim. Tanrının bahçesi Adendeki bütün ağaçlar onu kıskandı.جعلته جميلا بكثرة قضبانه حتى حسدته كل اشجار عدن التي في جنة الله
Sık dallarla o sedir ağacını güzelleştirdim. Tanrının bahçesi Adendeki bütün ağaçlar onu kıskandı.我 使 他 的 枝 條 蕃 多 、 成 為 榮 美 、 以 致 神 伊 甸 園 中 的 樹 都 嫉 妒 他
Sık dallarla o sedir ağacını güzelleştirdim. Tanrının bahçesi Adendeki bütün ağaçlar onu kıskandı.我 使 他 的 枝條 蕃 多 、 成為榮 美 、 以致 神 伊甸園 中 的 樹 都 嫉妒 他
Soma'dan ayrılan bu dallara dendrit deniyor.A tieto výbežky, ktoré sú po celom tele neurónu, tie sa volajú dendridy.
Soma'dan ayrılan bu dallara dendrit deniyor.Ik wil graag een degelijke tekening dus zal ik hier eventjes wat tijd voor nemen.
Soma'dan ayrılan bu dallara dendrit deniyor.그러면 신경세포의 세포체 갈라진 것들을
Soma'dan ayrılan bu dallara dendrit deniyor.Nechci strávit příliš času pouze kreslením neuronu, ale pravděpodobně jste takové kresby již někdy viděli.
Soma'dan ayrılan bu dallara dendrit deniyor.Nočem zapraviti preveč časa le z risanjem, najbrž ste že videli podobne skice.
Soma'dan ayrılan bu dallara dendrit deniyor.Og disse forgrener sig fra somaet af neuronet, fra dets krop, de kaldes dendritter.
Soma'dan ayrılan bu dallara dendrit deniyor.Te rozgałęziające się wypustki odchodzące od ciała neuronu nazywamy dendrytami.
Soma'dan ayrılan bu dallara dendrit deniyor.Und diese Abzweigungnen hier vom Soma des Neurons, vom Zellkörper, nennt man Dendrite.
Soma'dan ayrılan bu dallara dendrit deniyor.Και αυτά που διακλαδίζονται από το σώμα του νευρώνα ονομάζονται δενδρίτες.
Soma'dan ayrılan bu dallara dendrit deniyor.Все эти отростки, отходящие от сомы клетки, или от ее тела, называются дендритами.
Soma'dan ayrılan bu dallara dendrit deniyor.І ці відгалуження поза сомою нейрона, поза його тілом, називаються дендритами.
Soma'dan ayrılan bu dallara dendrit deniyor.והשלוחות האלה מהגוף (סומה) של תא העצב
Soma'dan ayrılan bu dallara dendrit deniyor.و هذه الفروع من جسم الخلية,
Şu küçük dallara doğru yükseliyor.Dan air seni itu naik ke atas melalui cabang cabang kecil ini.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod