Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.Die Nervenzellenzweige sind wie Adern des Gehirns.
Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.뉴런들의 가지들은 서로 얽혀 있는 뇌와 같습니다.
Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.Las ramas neuronales son como los cables del cerebro.
Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.Le ramificazioni dei neuroni sono come i fili del cervello.
Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.Les branchements des neurones sont comme les fils électriques du cerveau.
Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.Ramurile neuronilor sunt ca niște fire ale creierului.
Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.Rozgałęzienia neuronów są jak kable w mózgu.
Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.Vertakkingen van neuronen zijn zoals de draden van het brein.
Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.Větve neuronů jsou jako tyhle kabely.
Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.Vetvy neurónov sú ako drôty mozgu.
Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.Οι διακλαδώσεις των νευρώνων είναι σαν τα καλώδια του εγκεφάλου.
Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.Ветви нейронов словно провода в мозге.
Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.Гілочки нейронів, як кабелі у мозку.
Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.Разклоненията на невроните са като кабели в мозъка.
Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.ענפי הנוירונים הם כמו חוטי החשמל של המוח.
Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.تفرعات الخلايا العصبية تعد كأسلاك المخ.
O ağaçları arasında peri gibi gri kemerleri altında yürüdü ve baktı spreyleri ve Dallar onları oluşturdu.그녀는 나무 사이의 요정 같은 회색 아치 중 하나에 들어가서 올려다 보았다 스프레이 그들을 형성 이루고. "그들은 모두 매우 죽었다면 나는 궁금하다"고 라고 말했다.
O ağaçları arasında peri gibi gri kemerleri altında yürüdü ve baktı spreyleri ve Dallar onları oluşturdu.Szła pod jednym z bajki jak łuki szare między drzewami i spojrzał na spraye i wąsów, które tworzyły je.
O ağaçları arasında peri gibi gri kemerleri altında yürüdü ve baktı spreyleri ve Dallar onları oluşturdu.Вона йшла по одній з казкової сірі арки між деревами і подивився на спреї і вусики яких вони утворені.
O ağaçları arasında peri gibi gri kemerleri altında yürüdü ve baktı spreyleri ve Dallar onları oluşturdu.Она шла по одной из сказочной серые арки между деревьями и посмотрел на спреи и усики которых они образованы.
O ağaçları arasında peri gibi gri kemerleri altında yürüdü ve baktı spreyleri ve Dallar onları oluşturdu.スプレーし、それらを形成つる。彼女を"彼らはすべて非常に死んでいる場合、私は、疑問に思う" だ。 "それはすべて非常に死んだ庭いますか?私はそれがなかった望む。"
O gün cadı kıyafetleri giymiş çocuklar, süslenmiş söğüt dallarını insanlara vererek sağlık ve mutluluk diler.Då klär barn sig ut till häxor och går runt i grannskapet för att dela ut videkvistar som de dekorerat.
O gün cadı kıyafetleri giymiş çocuklar, süslenmiş söğüt dallarını insanlara vererek sağlık ve mutluluk diler.Los niños, disfrazados de brujas, reparten ramas de sauce decoradas.
O gün cadı kıyafetleri giymiş çocuklar, süslenmiş söğüt dallarını insanlara vererek sağlık ve mutluluk diler.Silloin noidiksi pukeutuneet lapset käyvät virpomassa eli tuomassa koristeltuja pajunoksia.
O gün cadı kıyafetleri giymiş çocuklar, süslenmiş söğüt dallarını insanlara vererek sağlık ve mutluluk diler.В этот день дети, облачённые в костюмы ведьм, ходят по домам и делятся разукрашенными веточками вербы.
O gün cadı kıyafetleri giymiş çocuklar, süslenmiş söğüt dallarını insanlara vererek sağlık ve mutluluk diler.حينئذ يقوم الأطفال الذين يتنكرون بملابس الساحرات باللمس السحري أي بإحضار لفائق البتولا المزينة.
O gün cadı kıyafetleri giymiş çocuklar, süslenmiş söğüt dallarını insanlara vererek sağlık ve mutluluk diler.复活节是基督教宗教节日。复活节的日期并不固定,通常在三月或四月庆祝。复活节前一天被称为棕枝主日。孩子们会装扮成巫婆,手持点缀过的柳枝。人们通常会送给孩子们一些糖果之类的小礼物。
O halde, tüm bunlar geçmem gereken farklı farklı dallar, ve son olarak, minicik dallara girmem gerekiyor.И так все это разные ветви, через которые нужно пройти, и наконец, я попадаю в крошечные маленькие ветви,
O halde, tüm bunlar geçmem gereken farklı farklı dallar, ve son olarak, minicik dallara girmem gerekiyor.そしてたどりついたのがここ どれくらい小さくなったかわかるかな
Örneğin çeşitli dilleri, sanat dalları, elişi ve iletişim okuyabilirsiniz.Du kan studera till exempel bland annat språk, estetiska ämnen, handarbete och kommunikation.
Örneğin çeşitli dilleri, sanat dalları, elişi ve iletişim okuyabilirsiniz.Por ejemplo, se pueden estudiar idiomas, disciplinas artísticas, manualidades y comunicación.
Örneğin çeşitli dilleri, sanat dalları, elişi ve iletişim okuyabilirsiniz.Voit opiskella esimerkiksi kieliä, taideaineita, käsityötä ja viestintää.
Örneğin çeşitli dilleri, sanat dalları, elişi ve iletişim okuyabilirsiniz.Например, вы можете изучать языки, художественные дисциплины, рукоделие и коммуникации.
Örneğin çeşitli dilleri, sanat dalları, elişi ve iletişim okuyabilirsiniz.بإمكانك أن تدرس على سبيل المثال اللغات والمواد الفنية والأشغال اليدوية والاتصالات.
Örneğin; sosyal ve sağlık hizmetleri dallarında Valvira ve eğitim dalları için Eğitim İdaresi karar verir.Esimerkiksi sosiaali- ja terveydenhuollon aloilla päätöksen tekee Valvira ja opetusalalla Opetushallitus.
Oyun mekaniğine, devrilen ağaçların üst dallarının tankınızı gizlemesi eklendi.게임역학에 추가된 것은 쓰러진 나무의 위쪽 가지로 전차를 숨길 수 있다는 것입니다
Oyun mekaniğine, devrilen ağaçların üst dallarının tankınızı gizlemesi eklendi.Nowością w mechanice gry jest to, że powalone drzewa mogą przykryć czołg gałęziami.
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Ale rzeczesz: Odłamane są gałęzie, abym ja był wszczepiony.
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Dar vei zice: ,,Ramurile au fost tăiate, ca să fiu altoit eu.``
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Dirai certamente: Ma i rami sono stati tagliati perché vi fossi innestato io
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Dirás então: Os ramos foram quebrados, para que eu fosse enxertado.
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Du vil da si: Grenene blev avbrutt forat jeg skulde bli innpodet.
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Du vil vel sige: Grene bleve afbrudte, for at jeg skulde blive indpodet.
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Entonces dirás: "Las ramas fueron desgajadas para que yo fuera injertado.
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.그러면 네 말이 가지들이 꺾이운 것은 나로 접붙임을 받게 하려 함이라 하리니
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Ngươi sẽ nói rằng : Các nhánh đã bị cắt đi , để ta được tháp vào chỗ nó .
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Ngươi sẽ nói rằng: Các nhánh đã bị cắt đi, để ta được tháp vào chỗ nó.
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Nu säger du kanhända: »Det var för att jag skulle bliva inympad som en del grenar brötos bort.»
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Nuž tedy povieš: Vetvi sú vylomené, aby som ja bol vštepený.
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Pakli díš: Vylomeny jsou ratolesti, abych já byl vštípen,
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Porečeš torej: Odlomljene so bile veje, da bi bil jaz vcepljen.
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Sinä kaiketi sanonet: "Ne oksat taitettiin pois, että minut oksastettaisiin".
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.So sprichst du: Die Zweige sind ausgebrochen, das ich hineingepfropft würde.
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.t mondod azért: Kitörettek [az] ágak, hogy én oltassam be.
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Tu diras donc: Les branches ont été retranchées, afin que moi je fusse enté.
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.U zult dan vragen: "Maar die takken zijn toch weggebroken om plaats te maken voor ons?"
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Θελεις ειπει λοιπον Απεκοπησαν οι κλαδοι, δια να εγκεντρισθω εγω.
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Скажешь: „ветви отломились, чтобы мне привиться".
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Така и те, ако не останат в неверие, ще се присадят; защото Бог може пак да ги присади.
O zaman, ‹‹Ben aşılanayım diye dallar kesildi›› diyeceksin.Ти ж кажеш: Відломилось віттє, щоб я прищепив ся.