Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.שוא ידברו איש את רעהו שפת חלקות בלב ולב ידברו׃
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.يتكلمون بالكذب كل واحد مع صاحبه بشفاه ملقة بقلب فقلب يتكلمون.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.人 人 向 鄰 舍 說 謊 . 他 們 說 話 、 是 嘴 唇 油 滑 、 心 口 不 一
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.人人 向 鄰舍說謊 . 他 們說話 、 是 嘴唇 油滑 、 心口不一
İyi, onun her sözüne dalkavukluk ettin.Bueno, le festejaste todo Io que dijo.
İyi, onun her sözüne dalkavukluk ettin.Lepo si se prilizoval.
İyi, onun her sözüne dalkavukluk ettin.No, lísal ses k nìmu po každém slovì.
İyi, onun her sözüne dalkavukluk ettin.Te-ai gudurat la fiecare cuvânt al lui.
İyi, onun her sözüne dalkavukluk ettin.U vleide over iedere woord dat hij zei.
İyi, onun her sözüne dalkavukluk ettin.Vâng, bạn fawned trên từ của ông mỗi.
İyi, onun her sözüne dalkavukluk ettin.Καλά, αν κολάκευες κάθε λέξη του.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Boli servilní a servilní a ani predpokladať, aby so svojimi pánmi, ako by boli ich sa rovná.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Byli servilní a servilní a ani předpokládat, aby se svými pány, jako by byli jejich se rovná.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Byli służalczy i służalcze i nie ośmielają się mówić do swoich mistrzów, jak gdyby byli im równi.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.De var inställsam och servila och inte förutsätta att tala med sina herrar som om de vore deras jämlikar.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.De var servil og servil og ikke formoder at tale med deres herrer, som om de var deres ligemænd.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Eles foram obsequioso e servil e não a presunção de falar com seus mestres, como se eles eram seus iguais.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Ellos fueron obsecuentes y serviles y no presumir de hablar con sus maestros, como si fueran sus iguales.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Erano ossequioso e servile, e non la presunzione di parlare con i loro padroni come se erano loro eguali.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.He olivat mateleva ja nöyristelevä eikä olettaa puhua isännilleen ikäänkuin he olivat heidän tasavertaisina.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Họ khúm núm và hèn hạ và không dám nói chuyện với chủ của mình như họ bằng của họ.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.그들은 아첨과 노예되었으며 것처럼 자신의 주인에게 이야기하는 건가 않았어 그들은 동일했다.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Sie waren devot und unterwürfig und nicht anmaßen, ihren Herren zu sprechen, als ob waren sie ihresgleichen.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Voltak alázatos és szolgalelkű, és nem feltételezik, hogy beszéljen gazdáik, mintha voltak azok egyenlő.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Ήταν δουλοπρεπείς και δουλοπρεπείς και δεν τολμούσα να μιλήσω για τους κυρίους τους, σαν να είχαν τους ίσους.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Вони улесливо і рабськи і не дозволяти собі говорити зі своїми майстрами, як якщо вони були для них рівних.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Те са раболепни и сервилно и не предполага да се говори на господарите си, като ако те са им се равнява.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.הם היו מתרפסים מתרפס ולא מתיימר לדבר אדוניהם כאילו הם היו שווים.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.كانوا الخنوعة وذليل ولم يفترضوا لاجراء محادثات مع سادتهم كما لو كانوا على قدم المساواة.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.彼らは彼らが等しくなった。 彼らはsalaamsを作り、それらを"貧しい人々の保護者"と呼ばれ、そのの名前
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.(11:4) Истребит Господь все уста льстивые, язык велеречивый,
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.(12:4) Que l`Éternel extermine toutes les lèvres flatteuses, La langue qui discourt avec arrogance,
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.Corte o Senhor todos os lábios lisonjeiros e a língua que fala soberbamente,
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.Der HERR wolle ausrotten alle Heuchelei und die Zunge, die da stolz redet,
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.De tala lögn, den ene med den andre; med hala läppar tala de, och med dubbelt hjärta.
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.Ðức Giê-hô-va sẽ diệt hết thảy các môi dua nịnh, Và lưỡi hay nói cách kiêu ngạo;
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.Ðức_Giê - hô-va sẽ diệt hết_thảy các môi dua nịnh , Và lưỡi hay nói cách kiêu_ngạo ;
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.GOSPOD pokonča vse priliznjene ustne in jezik, ki bahavo govori,
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.Hamisságot szól egyik a másiknak; hizelkedõ ajakkal kettõs szívbõl szólnak.
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.Hentikanlah kata-kata yang merayu itu, TUHAN, bungkamkan orang-orang bermulut besar
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.He puhuvat valhetta toinen toisellensa, puhuvat liukkain huulin, kaksimielisin sydämin.
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.Hver svigefuld Læbe udrydde HERREN, den Tunge, der taler store Ord,
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.Jehovah destruirá todos los labios lisonjeros, la lengua que habla grandezas
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.Każdy mówi kłamstwo z bliźnim swoim: usty pochlebnemi, dwojakiem sercem mówią.
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.여호와께서 모든 아첨하는 입술과 자랑하는 혀를 끊으시리니
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.Lež mluví jeden každý s bližním svým, rty úlisnými z srdce dvojitého řeči vynášejí.
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.Løgn taler de, hver med sin næste, med falske leber; med tvesinnet hjerte taler de.
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.Márnosť hovoria každý so svojím blížnym; majú lichotné rty; hovoria dvojitým srdcom.
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.Men is oneerlijk tegen elkaar, spreekt met dubbele tong en bedriegt de ander.
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.Nimicească Domnul toate buzele linguşitoare, limba care vorbeşte cu trufie,
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.Si dicono menzogne l'uno all'altro, labbra bugiarde parlano con cuore doppio
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.Ας εξολοθρευση ο Κυριος παντα τα χειλη τα δολια, την γλωσσαν την μεγαλορρημονα.
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.Над нечестивите ще направи примки; Огън и сяра и горещ вятър ще бъдат съдържанието на чашата им.
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.יכרת יהוה כל שפתי חלקות לשון מדברת גדלות׃
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.يقطع الرب جميع الشفاه الملقة واللسان المتكلم بالعظائم
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.凡 油 滑 的 嘴 唇 、 和 誇 大 的 舌 頭 、 耶 和 華 必 要 剪 除
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.凡 油滑 的 嘴唇 、 和 誇大 的 舌頭 、 耶和華 必要 剪除