Ana içeriğe geç
Sözlük

dalkavuk ile cümle

dalkavuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Kabin görevlisi dalkavuklukta iyidir.The cabin attendant is good at flattery.
Bir dalkavuk gibi davranırsanız bir dalkavuk gibi davranılırsınız.If you behave like a lackey, you're treated like a lackey.
Eğer bir dalkavuk gibi davranırsan sana da bir dalkavuk gibi davranırlar.If you behave like a flunky, you'll be treated like a flunky.
Aristo Makedon monarşisine dalkavukluk ediyordu.Aristotle was toadying up to the Macedonian monarchy.
O, patronuna dalkavukluk ediyor.He sucks up to his boss.
Dalkavukluk hem alıcıyı hem de vericiyi bozar.Flattery corrupts both the receiver and the giver.
O çok gururlu ve asla birine dalkavukluk etmeyecek.He is very proud and will never lick anyone´s boots.
O bir dalkavuk olduğu için her şeyi alır.He gets everything because he's a brown-noser.
O bir dalkavuk.He's a yes-man.
Dalkavukluk yerine bize dürüst ve samimi tahmin ver!Instead of flattery, give us an honest and sincere estimate!
Gina dalkavukluk etmeye başlıyordu.Gina was starting to feel flattered.
Dalkavukluk seni hiçbir yere götürmez.Flattery will get you nowhere.
O bir dalkavuktur.He's a brown noser.
Dalkavuklar şeytanın hemşiresidir.Flatterers are the Devil's nurses.
Tom bir dalkavuk.Tom is a yes-man.
Dalkavukluk seni hiçbir yere götürmeyecek.Flattery won't get you anywhere.
Şiir, genellikle dalkavukluk yapanları dinlemeye karşı bir tedbir olarak alıntılanmaktadır.The poem has generally been taken as a caution against listening to flatterers.
İyi, onun her sözüne dalkavukluk ettin.Well, you fawned over his every word.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Everyone lies to his neighbor. They speak with flattering lips, and with a double heart.
Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri.May Yahweh cut off all flattering lips, and the tongue that boasts,
Gösterişten hoşlanmaz, dalkavukluğu ve ciddiyetsiz insanları sevmez.He does not like to show off, does not like flattery and frivolous people.
Şiir, genellikle dalkavukluk yapanları dinlemeye karşı bir tedbir olarak alıntılanmaktadır.The poem has generally been taken as a caution against listening to flatterers.
Hedylogos, tatlı konuşma ve dalkavukluk tanrısı.Hedylogos, god of sweet talk and flattery.
Hedylogos veya Hedylogus tatlı konuşma ve dalkavukluk tanrısıydı.Hedylogos or Hedylogus (Ancient Greek: Ἡδυλογος) was the god of sweet-talk and flattery.
Hadiseyi gören dalkavuklar derhal dağıldı.Viendo el cariz que tomaban los acontecimientos, se rindieron de inmediato.
Güdümlü hava mayınları, dalkavuklara etki etmez.Las Minas de rastreo aéreo no le afectan.
Dalkavuk: Uçan, küçük, mavi yaratıktır.レキ Leki) — Маленький милый голубой зверек.
Dalkavuk: Uçan, küçük, mavi yaratıktır.Nieśmiertelne, małe, niebieskie, latające istoty.
Güdümlü hava mayınları, dalkavuklara etki etmez.Osy klimatu umiarkowanego nie robią zapasów.
Hadiseyi gören dalkavuklar derhal dağıldı.De sista i gardet retirerade genast.
Nelson'ın dalkavuk arkadaşları teslim olarak kendilerinin sadece emirleri yerine getirdiklerini söylerler.Nabízí německému veliteli svůj život s vysvětlením, že ostatní pouze plnili jeho rozkazy.
Dalkavuk: Uçan, küçük, mavi yaratıktır.Lyhyt ja sininen olento.
Ona dalkavukluk yaparak şarap sunarlar ve sarhoş olmasını sağlarlar.Ο θεός θα τους κεράσει όλους κρασί και θα τους μεθύσει.
Hadiseyi gören dalkavuklar derhal dağıldı.Τα επακόλουθα αυτής της συμμαχίας φάνηκαν αμέσως.
Hikâyede dalkavukluk yapanları dinlememeye yönelik bir ders vardır.Cerita berbingkai, adalah cerita yang didalamnya terdapat cerita lagi yang dituturkan oleh pelaku-pelakunya.
Hadiseyi gören dalkavuklar derhal dağıldı.כל השוהים במדורים אלו מתו מיד.
Dalkavuk: Uçan, küçük, mavi yaratıktır.Vilenice: Plava leteća stvorenja koja grizu.
Böylece bunu giyenlere "dalkülah"tan esinlenerek "dalkavuk" adı verilir.Kvôli tomu ho aj potom začal tajne volať "idiot" .
Hadiseyi gören dalkavuklar derhal dağıldı.Pasitarimo dalyviai skubiai išsiskirstė.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.(11:3) Ложь говорит каждый своему ближнему; уста льстивы, говорят от сердца притворного.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Auta, Herra, sillä hurskaat ovat hävinneet, uskolliset ovat kadonneet ihmislasten joukosta.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Cada um fala com falsidade ao seu próximo; falam com lábios lisonjeiros e coração dobre.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Cada uno habla falsedad con su prójimo, con labios lisonjeros; hablan con doblez de corazón
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Chúng đều dùng lời dối trá mà nói lẫn nhau, Lấy môi dua nịnh và hai lòng, Mà trò chuyện nhau.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Chúng đều dùng lời dối_trá mà nói lẫn nhau , Lấy môi dua nịnh và hai_lòng , Mà trò_chuyện nhau .
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.de taler Løgn, den ene til den anden, med svigefulde Læber og tvedelt Hjerte.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Einer redet mit dem andern unnütze Dinge; sie heucheln und lehren aus uneinigem Herzen.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Fräls, HERRE; ty de fromma äro borta, de trogna äro försvunna ifrån människors barn.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Frels, Herre! for de fromme er borte, de trofaste er forsvunnet blandt menneskenes barn.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.HERE, help ons! Gelovigen zijn er niet meer te vinden. Het begrip 'trouw' zegt de mensen niets meer.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.저희가 이웃에게 각기 거짓말을 말함이여 아첨하는 입술과 두 마음으로 말하는도다
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Lažnivost govoré drug z drugim, s priliznjenimi ustnami in z dvojnim srcem govoré.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Mereka semua saling membohongi, saling menipu dengan kata-kata yang manis
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Oamenii îşi spun minciuni unii altora, pe buze au lucruri linguşitoare, vorbesc cu inimă prefăcută.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Ratuj, Panie! boć już niestaje miłosiernego, a wyginęli uprzejmi z synów ludzkich.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Salvami, Signore! Non c'è più un uomo fedele; è scomparsa la fedeltà tra i figli dell'uomo
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Segíts Uram, mert elfogyott a kegyes, mert eltüntek a hívek az emberek fiai közül.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Spomoz, ó Hospodine; nebo se již nenalézá milosrdného, a vyhynuli věrní z synů lidských.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Zachráň, ó, Hospodine, lebo je koniec bohabojnému; vymizli verní zpomedzi synov človeka.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Εκαστος λαλει ματαιοτητα προς τον πλησιον αυτου με χειλη δολια λαλουσιν απο διπλης καρδιας.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod