İlk iki taarruz dalgası Rumen savunması tarafından püskürtüldü.Prva dva napada su odbije od strane rumunjskih branitelja.
Bir sonraki göç dalgası, Yahudilerin İsrail'e göç yasağının kaldırılmasıyla 1970'lerde gerçekleşti.Sljedeći alija nije se dogodilo sve do 1970-ih, nakon što je ukinuta zabrana židovskog useljavanja u Izrael.
Surinam'ın 1975'te bağımsızlığını kazanmasıyla Surinam'dan bir göç dalgası yaşandı.Konačno je Surinam dobio samostalnost 1975. godine.
Bu göç dalgası daha çok çeşitlilik göstermektedir.To sve skupa reljef Seoca čini raznolikim.
Bu kayıt, Black metal'in ilk dalgasının bir parçası olarak kabul edilir.Tento zoznam ale obsahuje aj určité skupiny, ktoré patria do prvej vlny black metalu.
Tüm bu olaylar nedeniyle sokaklarda bir şiddet dalgası yayıldı.Táto akcia však násilnosti v uliciach skôr zvýšila.
1990'lı yıllarda yoğun bir göç dalgasına maruz kaldı.Počas 90. rokov NASA čelila stenčujúcemu sa rozpočtu.
Bir sonraki göç dalgası, Yahudilerin İsrail'e göç yasağının kaldırılmasıyla 1970'lerde gerçekleşti.V 19. storočí Židia kvôli prenasledovaniu odchádzali z východnej Európy.
1920'lerde Ukrayna ve Polonya'dan ikinci bir göç dalgası gerçekleşti.V roku 2012 došlo v Rusku a na Ukrajine k naozajstnému boomu antikaviarní.
İlk yerleşim dalgasının sona ermesiyle, sömürgeciler kendi masraflarına varmaya devam edeceklerdi.Ob koncu prvega vala naselitve so kolonisti prihajali za lastne stroške.
2003 Avrupa sıcak hava dalgası, 1540'dan beri Avrupa'da en sıcak yaz rekorunu kırdı.Leta 2003 je Evropo prizadel najhujši vročinski val po letu 1540.
Böyle bir şok dalgasının Dünya'ya gelmesi iki güne kadar sürebilir.Pri gosenicah se lahko pojavi diapavza, ki lahko traja tudi do dveh let.
Şehir ılimli iklimi, dalgasiz düz denizi ve zarar görmemiş doğası ile bilinmektedir.Pulj je znan po svojem blagem podnebju, mirnem morju in lepi naravi.
Rus sembolizminin ilk dalgasının en önemli temsilcisi.Kšesinska je bila prva ruska primabalerina asoluta na svetu.
İnsafsız bir şiddet dalgasının ardından genellikle yeni hükümdarın intikam alması beklenen bir durumdu.Dažnai po siaubingo smurto protrūkio ateidavo naujojo imperatoriaus kerštas.
Değişken v parçacığın hızı ya da karşılık gelen madde dalgasının grup hızı olarak seçilebilir.Kintamasis v gali atitikti arba dalelės greitis arba atitinkančios medžiagos bangos grupinis greitis.
Bu tahrip dalgası her yerde aynı şekilde yaşanmamıştır.Šis sluoksnis taip pat ne visur vienodai išsivystę.
Amerika Birleşik Devletleri’nde 1990lı yıllarda yeni bir kadın hareketi dalgası ortaya çıkmıştır.Aštuntajame dešimtmetyje visose šalyse išskyrus Islandiją įvyko nauja moterų mobilizacijos banga.
Avarak insanları ikinci göçmen dalgasıydı.Pirmieji gyventojai buvo įvairios ilyrų gentys.
Gece 9:00'da ise bir gözaltı dalgası başladı.22 val. vakaro prasidėjo perkėlos per Nemuną operacija.
Bu çarpışma, toz ve gazın dışarıya doğru süratle atılmasına yol açan bir şok dalgası oluşturur.Jį sukelia smūgio banga, sukelta išsiveržiančių dujų bei kulkos.
Şehir ılimli iklimi, dalgasiz düz denizi ve zarar görmemiş doğası ile bilinmektedir.Kaip ir visas aplinkinis kraštas, Pula garsėja švelniu klimatu, ramia jūra ir nepaliesta gamta.
Avarak insanları ikinci göçmen dalgasıydı.Mitmed elanikud on teise põlvkonna immigrandid.
1908 yılında dördüncü göç dalgası gerçekleşmiştir.1908 Toimus III Pärnumaa laulupidu.
70.000’i aşan ölü sayısıyla, Avrupa’da 2003 yazındaki sıcaklık dalgası,Euroopan helleaalto, joka kesällä 2003 aiheutti yli 70 000 kuolonuhria,
70.000’i aşan ölü sayısıyla, Avrupa’da 2003 yazındaki sıcaklık dalgası,Fala upałów w Europie latem 2003 r., przy liczbie zgonów przekraczającej
70.000’i aşan ölü sayısıyla, Avrupa’da 2003 yazındaki sıcaklık dalgası,La ola de calor vivida en Europa en verano de 2003 dejó más de 70.000 muertos y
70.000’i aşan ölü sayısıyla, Avrupa’da 2003 yazındaki sıcaklık dalgası,Vlna horúčav v Európe v lete 2003, s počtom úmrtí vyšším ako 70 000,
Ancak şekilleri bozulmuştu, garip hareket ediyorlardı. Isı dalgasının arkasındaki görüntüler gibiydi."En fait je n'ai pas besoin de ce mot Dieu" - "Est-ce qu'il décide des choses pour vous?"
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.C'è un enorme ondata d'interesse sulla felicità, tra i ricercatori.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Có một làn sóng lớn quan tâm đến hạnh phúc trong cộng đồng nghiên cứu.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Der er en enorm interesse for lykken, blandt forskere.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Er is heel veel belangstelling voor geluk, bij onderzoekers.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Es gibt eine gewaltige Welle des Interesses an Glück unter Forschern.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Există un imens val de interes pentru fericire printre cercetători.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Há um interesse enorme sobre a felicidade entre os investigadores.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Hay una enorme oleada de interés sobre la felicidad, entre los investigadores.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Intresset är jättestort för lycka bland forskare.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Ketertarikan terhadap kebahagiaan sangat besar, dikalangan para peneliti.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.연구원들 사이에서 행복 이라는 것에 대한 관심이 유행처럼 일고 있습니다.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Le thème du bonheur devient à la mode parmi les chercheurs.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Nagy érdeklődés övezi a boldogság témáját a kutatók körében.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Na poli výskumu je veľký záujem o šťastie.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Objevila se veliká vlna zájmu o štěstí i mezi vědci.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Temat szczęścia budzi wielkie zainteresowanie także wśród naukowców.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Tutkijoiden keskuudessa on suuri kiinnostuksen aalto onnellisuuteen.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Υπάρχει τεράστιο ενδιαφέρον για την ευτυχία, ανάμεσα στους ερευνητές.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Има огромна вълна от интерес към щастието, сред изследователите.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Подъем интереса к счастью огромный среди исследователей.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Тепер щораз більше дослідників цікавляться питанням щастя.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.ישנה התעניינות עצומה באושר בקרב חוקרים.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.توجد موجة عارمة من الإهتمام بالسعادة، بين الباحثين.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.かなりのものです 幸福のコーチングもたくさん行われ
Artık evrim tarihinin üçüncü dalgasına girmiş bulunmaktayız.이제 우리는 진화의 역사상 세 번째의 거대한 물결로 들어가고 있습니다.
Artık evrim tarihinin üçüncü dalgasına girmiş bulunmaktayız.וכעת אנו נכנסים לגל גדול שלישי בהיסטוריה של האבולוציה,
Artık evrim tarihinin üçüncü dalgasına girmiş bulunmaktayız.ونحن الآن ندخل موجة ثالثة عظيمة من التاريخ التطوري.
Artık evrim tarihinin üçüncü dalgasına girmiş bulunmaktayız.大きな波へ突入するところです これにはさまざまな呼び方があります
- Aslında bu sadece durumun ilk dalgası.Ačkoli to hodím sem, tohle je jen první vlna.
Aslında bu sadece durumun ilk dalgası.これは、これまで悪化しているものです。
Ben onu sadece bir 'V- dalgası' olarak tanımlıyorum, çünkü açıkçası ben onu tamamen anlayamadım.Ik kan het alleen als een "V-golf" beschrijven, omdat ik het eerlijk gezegd niet helemaal begrijp.