Şok dalgaları, belli bir gaz düğümünü uzayda bir köşeye doğru itti.Ударните вълни задвижили определен облак газ към този регион в Космоса. (преди 4.6 млрд.г.)
Şok dalgaları, belli bir gaz düğümünü uzayda bir köşeye doğru itti.Ударные волны протолкнули редкий узел газа в собственный регион космоса.
Şok dalgaları, belli bir gaz düğümünü uzayda bir köşeye doğru itti.גלי הלם דחפו חלקים מסוימים מענן הגז לאזור מסויים של החלל.
Şok dalgaları, belli bir gaz düğümünü uzayda bir köşeye doğru itti.やがて、ガスの大部分は重力によって中心部へ 集まった...新しい星の誕生だ。
Tamam, yaptığım şey sol elimle ses dalgalarını kontrol etmek.A więc podczas gry... Wysokość dźwięku kontroluję lewą ręką.
Tamam, yaptığım şey sol elimle ses dalgalarını kontrol etmek.Beh, con la mano sinistra controllo l'altezza della nota.
Tamam, yaptığım şey sol elimle ses dalgalarını kontrol etmek.Bon, ce que je fais c'est -- oh! -- contrôler la hauteur avec ma main gauche.
Tamam, yaptığım şey sol elimle ses dalgalarını kontrol etmek.Bueno, lo que hago es... ¡Oh! con la zurda controlo el tono.
Tamam, yaptığım şey sol elimle ses dalgalarını kontrol etmek.Ei bine, ceea ce fac este -- oh! -- să controlez tonalitatea cu mâna stângă.
Tamam, yaptığım şey sol elimle ses dalgalarını kontrol etmek.음...그러니까 어... 아! 왼손으로 음의 높낮이를 조절하는 거에요.
Tamam, yaptığım şey sol elimle ses dalgalarını kontrol etmek.Naja, was ich tue ist -- oh! -- ich kontrolliere die Tonhöhe mit meiner linken Hand.
Tamam, yaptığım şey sol elimle ses dalgalarını kontrol etmek.Nos, amit csinálok, az -- ó! -- a hang magasságát szabályozom bal kézzel.
Tamam, yaptığım şey sol elimle ses dalgalarını kontrol etmek.Nou, ik bepaal de toonhoogte met mijn linkerhand.
Tamam, yaptığım şey sol elimle ses dalgalarını kontrol etmek.Ами, онова, което правя, е... о!... да контролирам височината на тона с лявата си ръка.
Tamam, yaptığım şey sol elimle ses dalgalarını kontrol etmek.Ну, я делаю вот что: управляю высотой звука левой рукой.
Tamam, yaptığım şey sol elimle ses dalgalarını kontrol etmek.Ось, що я роблю - контролюю висоту лівою рукою.
Tamam, yaptığım şey sol elimle ses dalgalarını kontrol etmek.אם כן, מה שאני עושה הוא -- או! -- שולטת בגובה הצליל עם ידי השמאלית.
Tamam, yaptığım şey sol elimle ses dalgalarını kontrol etmek.حسناً، ما افعله هو -- أوه!-- أتحكم في النغمة بيدي اليسرى.
Tamam, yaptığım şey sol elimle ses dalgalarını kontrol etmek.音の高低を左手で操作しています このアンテナに近づけば近づくほど 音が高くなって
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.A húrokon játszva a húr rezeg, és hanghullámokat gerjeszt.
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.Als je de snaar bespeelt, trilt die en brengt ze een geluidsgolf voort.
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.Ao tocar numa corda, ela vibra, e produz uma onda sonora.
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.Bằng cách chơi đàn, dây run lên và sinh ra sóng âm.
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.Cântând la coardă, coarda vibrează şi produce o undă sonoră.
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.Dengan menggesek senarnya, senarnya bergetar dan menghasilkan gelombang suara.
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.En frottant les cordes, les cordes vibrent. et produisent une onde sonore.
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.현을 연주하면 진동하면서 음파를 발생합니다.
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.Kun kieltä soitetaan, se värähtää ja tuottaa ääniaallon.
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.Podczas gry struna wibruje, wytwarzając falę dźwiękową.
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.Sfregando la corda, essa vibra e produce un'onda sonora.
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.Struny při hraní vibrují a tvoří zvukovou vlnu.
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.Wenn eine Saite angespielt wird, vibriert sie und verursacht so eine hörbare Welle.
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.Παίζοντας τη χορδή, η χορδή δονείται και παράγει ένα ηχητικό κύμα.
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.Като се свири на струната, тя вибрира и произвежда звукови вълни.
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.При игре струной, струна вибрирует и производит звуковую волну.
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.על ידי נגינה על המיתר, המיתר רוטט ומייצר גל קול.
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.وعند لعب الوتر، يهتز الوتر وينتج موجة صوتية.
Telleri çalarken, teller titreşir ve ses dalgalarını oluşturur.音波を生成する 音はブリッジと呼ばれる部分を通って
Tersi olsaydı radyo dalgaları duyardık.그렇지 않다면 전파를 잡아냈겠지요
Tersi olsaydı radyo dalgaları duyardık.Sinon, on entendrait des ondes radios.
Tersi olsaydı radyo dalgaları duyardık.אחרת היינו קולטים גלי-רדיו.
Tersi olsaydı radyo dalgaları duyardık.وإلا لسمعنا موجات راديو .
Tersi olsaydı radyo dalgaları duyardık.別の可能性としては 文明は長続きするものではなく
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.În Anglia, Barajul Tamisei protejează Londra de furtunile cu averse.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.영국에서 템즈강 옹벽이 런던을 폭풍 너울로부터 보호합니다.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.la Barrera del Támesis protege a Londres de oleajes de tormentas.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.la barriera sul Tamigi protegge Londra dalle piene causate dalla pioggia.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.le barrage de la Tamise protège Londres des houles.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.Thames Barrier melindungi London dari banjir akibat badai.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.Барьер Темзы [плотины на р. Темза] защищает Лондон от штормового затопления.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.Темзький Бар'єр захищає Лондон від штормових хвиль.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.מכשול התמזה מגן על לונדון מפני גל הסערה.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.حاجز "التيامز" المائي يحمي لندن من عواصف شديدة.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.アジア大都市気候変動ネットワークは
Tüm bunlar ise bir çocuğun basitçe beyin dalgalarını okumakla olacak.A toto všetko len prostým skúmaním mozgových vĺn dieťaťa.
Tüm bunlar ise bir çocuğun basitçe beyin dalgalarını okumakla olacak.A to vše jednoduše díky sledování vln v jeho mozku.
Tüm bunlar ise bir çocuğun basitçe beyin dalgalarını okumakla olacak.Dan semua ini hanya dengan mengamati gelombang otak dari anak-anak itu.
Tüm bunlar ise bir çocuğun basitçe beyin dalgalarını okumakla olacak.En dit door gewoon te kijken naar de hersengolven van een kind.
Tüm bunlar ise bir çocuğun basitçe beyin dalgalarını okumakla olacak.És mindezt pusztán azáltal, hogy a gyermek agyhullámait szemléljük.
Tüm bunlar ise bir çocuğun basitçe beyin dalgalarını okumakla olacak.E tutto questo semplicemente osservando le onde cerebrali del bambino.