Ana içeriğe geç
Sözlük

dalga ile cümle

dalga kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Denizin dalgaları bana onu şiirini dinletti.The sea's waves have made me hear her poem.
Bana öyle geliyor ki sen benimle dalga geçiyorsun.It seems to me that you're making fun of me.
Biri benimle dalga geçiyor.Somebody's yanking my chain.
Tom, Mary'yle dalga geçmeye başladı.Tom started making fun of Mary.
Tom Mary ile her zaman dalga geçiyor.Tom makes fun of Mary all the time.
Sadece dalga geçtiğini düşündüm.I thought you were just kidding.
Tom onun hakkında dalga geçmiyordu.Tom wasn't kidding about that.
Onunla dalga geçmiyordum.I wasn't making fun of him.
Benimle dalga geçiyorsun, değil mi?You are kidding me, aren't you?
O, elini dalgalı kahverengi saçının içinden geçiriyor.He's running his hand through his wavy, brown hair.
Sadece dalga geçiyorum.Just kidding.
Tom sadece dalga geçiyor.Tom is just kidding.
Onlar kimle dalga geçtiklerini sanıyor?Who do they think they're kidding?
Dalga geçiyorsun, değil mi? O doğru olamaz.You're kidding me, right? That can't be true.
Benim çizdiğim resim dalgalı dudakları olan bir yüzü gösteriyor.The picture I drew depicts a face with wavy lips.
Şok dalgası geldi ve her şeyi ve herkesi yok etti.The shock wave came and obliterated everything and everyone.
Tom dalga geçiyor gibi görünmüyordu.Tom didn't sound like he was kidding.
Tom, dalgaların sahile vurma sesini dinledi.Tom listened to the sound of the waves crashing on the beach.
Tom, dalgaların sahile vurmasını dinledi.Tom listened to the sound of the waves crashing on the beach.
Ben ciddi konuşuyorken benimle dalga geçme.Don't make fun of me when I'm speaking seriously.
Ben nefesimi tutmaya çabalarken dalgalar beni şiddetle ileri geri fırlatıyordu.The waves were tossing me viciously to and fro as I struggled to hold my breath.
Bilim adamları yerçekimi dalgalarını keşfettiklerini açıkladı.Scientists have announced that they have discovered gravitational waves.
Dalgalar, kıyıya vardıklarında genellikle kırılırlar.The waves usually break when they reach the shore.
Ben onunla dalga geçiyorum.I scoff at it.
Tom gözlerini kapadı ve sahile çarpan dalgaların sesini dinledi.Tom closed his eyes and listened to the sound of the waves crashing on the beach.
"Benimle dalga mı geçiyorsun?" "Hayır, geçmiyorum.""Are you making fun of me?" "No, I'm not."
Tom Mary'nin dalga geçtiğini düşündü.Tom thought Mary was kidding.
Işığın dalga boyu nedir?What is the light's wavelength?
Birbirimizle dalga geçmeyelim.Let's not kid each other.
Tom'un benimle dalga geçtiğini düşündüm.I thought Tom was kidding me.
Bu lamba sehpası dalgaların karaya attığı odunlardan yapılır.This lamp stand is made from driftwood.
Dalgalar kayalara çarptılar.The waves crashed against the rocks.
Işık, dalga mı yoksa parçacık mı?Is light a wave or a particle?
Bayrak rüzgarda dalgalanıyor.The flag is fluttering in the wind.
Yerçekimi dalgalarını algılamak çok zordur.Gravitational waves are very hard to detect.
LISA, yıldızlar ve kara deliklerden gelen yerçekimsel dalgaları arayacaktır.LISA will look for gravitational waves from stars and black holes.
Benimle dalga geçme, bana doğruyu söyle.Don't pull my leg, tell me the truth.
Sen sadece benimle dalga geçiyorsun.You're just pulling my leg.
Su oldukça dalgalı.The water is pretty rough.
Tom Mary'nin onunla dalga geçtiğini düşündü.Tom thought Mary was kidding him.
Dalgalanan pazarı takip edemiyorum.I can't keep track of the fluctuating market.
Birbirimizle dalga geçiyoruz.We poke fun at each other.
Dalgalı saçlarım var.I have wavy hair.
Tom'la dalga geçtim.I made fun of Tom.
Sen benim kumumsun; Ben senin dalganım; Ter bizim denizimizdir.You are my sand; I am your wave; sweat is our sea.
O benimle dalga geçmeyi sürdürdü.He kept making fun of me.
O benimle dalga geçmeye devam etti.He kept mocking me.
Benimle dalga geçiyor olmalısın!You must be kidding me!
Gerçekten aynı dalga boyunda olduğumuzu hissediyorum.I really feel like we're on the same wavelength.
Tom'un saçı dalgalı.Tom's hair is wavy.
Bir şefkat dalgası onu sardı.A wave of tenderness swept over her.
Sami, kadın meslektaşlarıyla dalga geçti.Sami made fun of his female co-workers.
Bilim adamları yerçekimi dalgaları tespit ettiler.Scientists have detected gravitational waves.
Bu olayla ilgili onunla dalga geçtik.We made fun of him over this incident.
Benim saçım dalgalı.My hair is wavy.
Ben seninle dalga geçmiyorum.I'm not kidding you.
Meteotsunamiler fırtınaların neden olduğu büyük dalgalardır.Meteotsunamis are large waves caused by storms.
Tom ve ben sahilde dalgaların sesini dinleyerek oturduk.Tom and I sat on the beach listening to the sound of the waves.
Sami, Leyla ile dalga geçerdi.Sami would ridicule Layla.
Sonar suda "görmek" için ses dalgalarını kullanır.Sonar uses sound waves to 'see' in the water.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod