Dalga geçiyorsun, değil mi?You're kidding, right?
Bir soğuk hava dalgası Avrupa'ya yayıldı.A cold snap spread across Europe.
O benimle dalga geçmek istiyor.He wants to make fun of me.
İnsanlar benimle dalga geçtiğinde bundan hoşlanmıyorum.I don't like it when people make fun of me.
Ben senin dalga geçtiğini düşündüm.I thought you were kidding.
Bir öğretmen hata yapan bir öğrencisiyle asla dalga geçmemeli.A teacher should never make fun of a student who makes a mistake.
Onlar dalga geçiyor.They're kidding.
Şivemle dalga geçti.He made fun of my accent.
Onlar benim aksanımla dalga geçtiler.They made fun of my accent.
Tom dalga geçmiyordu.Tom wasn't kidding.
Onlar dalga geçmiyordu.They weren't kidding.
Tom dalga mı geçiyor?Is Tom kidding?
Dalga geçme.Don't kid around.
Ben kimle dalga geçiyorum?Who am I kidding?
Tom'un aksanıyla dalga geçtim.I made fun of Tom's accent.
Onun dalgalı kahverengi saçları ve koyu renk gözleri var.He has wavy brown hair and dark eyes.
Dalgalar rüzgar tarafından oluşturulur.Waves are generated by wind.
Dalgalar bir rüzgarı bastırdı.Waves extinguish a wind.
Tom arkasından Mary'yle dalga geçti.Tom made fun of Mary behind her back.
Tom'la dalga geçmeyeceğim.I'm not going to make fun of Tom.
Tom, onunla dalga geçilecek biri değil.Tom is not to be trifled with.
Sadece seninle dalga geçiyorum.I was just pulling your leg.
Ben sadece seninle dalga geçiyorum.I'm just pulling your leg.
Seninle dalga geçmiyorum.I'm not messing with you.
Sanırım o seninle dalga geçiyor.I think he's making fun of you.
O seninle dalga geçiyor.She's making fun of you.
Lütfen fırtınalara ve yüksek dalgalara karşı dikkatli olun.Please be careful of gales and large waves.
Tom sıcak hava dalgası nedeniyle iştahını kaybetti.Tom lost his appetite due to the heat wave.
Tom, Mary'yle dalga geçiyordu.Tom was making fun of Mary.
Tom seninle dalga geçiyor.Tom is making fun of you.
Benimle dalga geçiyor olmalısın.You must be kidding me.
Tom'un dalgalı saçları var.Tom has wavy hair.
Bayrak esintide dalgalandı.The flag fluttered in the breeze.
Karadeniz'in dalgalarını severim.I like the waves of the Black Sea.
Oğlanlar kızlarla dalga geçtiler.The boys made fun of the girls.
Dalgalar çok sertti.This tastes like passion fruit.
Kızgın sular tarafından çalkalanan küçük tekne, dalgalar içinde görünüp kayboluyordu.The little boat, tossed about by the angry waters, appeared and disappeared in the waves.
Aniden büyük bir dalga geldi ve tekne kayboldu.Suddenly a huge wave came and the boat disappeared.
Tom'un morali bozuktu çünkü Mary onun saç sitiliyle dalga geçti.Tom was feeling down because Mary made fun of his hair style.
Onlar dalga geçmiyor.They're not kidding.
Benimle dalga geçmeyi bırak.Quit teasing me.
Tom'un dalgalı kahverengi saçı ve mavi gözleri var.Tom has wavy brown hair and blue eyes.
Sörfçü dalganın tepesinde gitmeye çalıştı.The surfer tried to ride the crest of the wave.
Deniz bugün oldukça dalgalı.The sea is pretty rough today.
Shona'nın dalgalı saçı var.Shona has wavy hair.
Tom hep benimle dalga geçer.Tom is always making fun of me.
Tom'un dalgalı kahverengi saçı var.Tom has wavy brown hair.
Lanet sıcak hava dalgası!Fucking heat wave!
O benimle dalga geçti.He mocked me.
Sınıf arkadaşları onunla dalga geçtiler.Her classmates made fun of her.
Dalga geçtiğimi mi düşünüyorsun.Do you think I'm kidding?
Dev dalga Kanoyu sular altında bıraktı.A giant wave flooded the canoe.
Tom'la dalga geçmeye gidelim.Let's go make fun of Tom.
Tom benimle dalga geçti.Tom made fun of me.
Mary, Tom'un gömleğiyle dalga geçti.Mary made fun of Tom's shirt.
Onlar elbiselerimle dalga geçtiler.They made fun of my clothes.
Dalgakıranların tsunamiye karşı hiçbir etkisi yoktu.The breakwater had no effect against the tsunami.
Okyanus fırtına yüzünden dalgalıydı.The ocean was choppy because of the storm.
Onunla dalga geçmeye hakkın yok.You don't have a right to make fun of him.
Denizin dalgaları bana onun şiirini duyurdu.The sea's waves have made me hear his poem.