Ana içeriğe geç
Sözlük

daldı ile cümle

daldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.Após a refeição da noite, o pai adormeceu rapidamente em sua cadeira de braços.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.Après le repas du soir, le père s'est endormi rapidement dans son fauteuil.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.Después de la cena, el padre se quedó dormido rápidamente en su sillón.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.Dopo la cena, il padre si addormentò in fretta nella sua poltrona.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.După masa de seară, tatăl a adormit repede in scaunul braţul său.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.Efter aftensmaden faldt far i søvn hurtigt i hans arm stol.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.Efter kvällsmaten, föll fadern i sömn snabbt i sin fåtölj.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.저녁 식사 후, 아버지는 그의 팔을 의자에 신속하게 잠들.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.Kun ilta-aterian, isä nukahti nopeasti hänen nojatuoli.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.Miután a vacsorát, az apa elaludt gyorsan karját székre.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.Nach dem Abendessen ging der Vater schlief schnell in seinem Sessel.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.Na het avondmaal, de vader viel snel in slaap in zijn arm stoel.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.Po kolacji, ojciec zasnął szybko w jego fotelu.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.Po večeři, otec rychle usnula v jeho křesle.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.Po večeri, otec rýchlo zaspala v jeho kresle.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.Po večernem obroku, oče zaspal hitro v roko stol.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.Sau bữa ăn tối, người cha ngủ thiếp đi một cách nhanh chóng trên ghế cánh tay của mình.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.Setelah makan malam, ayah jatuh tertidur dengan cepat di kursi lengannya.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.Μετά το βραδινό γεύμα, ο πατέρας αποκοιμήθηκε γρήγορα στην πολυθρόνα του.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.Після вечері, батько заснув швидко в своєму кріслі.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.После ужина, отец уснул быстро в своем кресле.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.След вечеря, баща заспа бързо в ръката му стол.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.אחרי ארוחת הערב, אבא נרדם מהר בכיסא זרועו.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.بعد تناول وجبة المساء ، سقط الأب نائما في المقعد بسرعة ذراعه.
Akşam yemeğinden sonra, babası kolunu koltuğa hızla uykuya daldı.母と妹は、静けさにお互いに慎重に話を聞いた。
Ama okyanusa daldırılmak ona pek iyi gelmedi ve sonuçta böyle oldu.Aber er verträgt nicht besonders gut, in den Ozean getaucht zu werden, aber genau das war passiert.
Ama okyanusa daldırılmak ona pek iyi gelmedi ve sonuçta böyle oldu.Ale nedělá mu dobře, když je zalit oceánem, což je přesně to, co se mi stalo.
Ama okyanusa daldırılmak ona pek iyi gelmedi ve sonuçta böyle oldu.Ale źle na nią działa zanurzenie w oceanie, a to właśnie się jej przytrafiło.
Ama okyanusa daldırılmak ona pek iyi gelmedi ve sonuçta böyle oldu.De nem reagál túl jól arra ha a vízbe merül, ami megtörtént vele.
Ama okyanusa daldırılmak ona pek iyi gelmedi ve sonuçta böyle oldu.Het reageert alleen niet goed op onderdompeling in de oceaan, wat destijds gebeurde.
Ama okyanusa daldırılmak ona pek iyi gelmedi ve sonuçta böyle oldu.대양에서는 잘 작동하지 않습니다 실제로도 그랬구요
Ama okyanusa daldırılmak ona pek iyi gelmedi ve sonuçta böyle oldu.Mais l'appareil n'aime pas être submergé dans l'océan, et c'est justement ce qui lui est arrivé.
Ama okyanusa daldırılmak ona pek iyi gelmedi ve sonuçta böyle oldu.Ma non gradisce troppo essere immerso nell'oceano, come gli è accaduto.
Ama okyanusa daldırılmak ona pek iyi gelmedi ve sonuçta böyle oldu.Namun alat ini tidak bekerja dengan baik saat dibenamkan di laut yang justru terjadi pada saat itu.
Ama okyanusa daldırılmak ona pek iyi gelmedi ve sonuçta böyle oldu.Nhưng nó không phản ứng tốt lắm khi bị ngâm dưới nước và thiệt là nhưng vậy.
Ama okyanusa daldırılmak ona pek iyi gelmedi ve sonuçta böyle oldu.Pero no reacciona muy bien al ser sumergida en el océano, que es lo que le pasó.
Ama okyanusa daldırılmak ona pek iyi gelmedi ve sonuçta böyle oldu.Αλλά δεν αντιδρά πολύ καλά αν τη βουτήξεις στον ωκεανό, κάτι που συνέβη.
Ama okyanusa daldırılmak ona pek iyi gelmedi ve sonuçta böyle oldu.Но не функционираше много добре в океана не знам какво и беше станало
Ama okyanusa daldırılmak ona pek iyi gelmedi ve sonuçta böyle oldu.Тем не менее ей не очень полезно попадать в океанскую воду, но именно это с ней и случилось.
Ama okyanusa daldırılmak ona pek iyi gelmedi ve sonuçta böyle oldu.אבל היא לא מגיבה טוב לטבילות באוקיינוס, שזה מה שקרה לה.
Ama okyanusa daldırılmak ona pek iyi gelmedi ve sonuçta böyle oldu.و لكنها لا تعمل بصورة جيده حينما تغمر فى مياه المحيط و هذا ما حدث لها
Ama okyanusa daldırılmak ona pek iyi gelmedi ve sonuçta böyle oldu.そうなってしまいました でも運よく助けてもらえました
Arkadaşının karanlık oda hikayesine daldığını sanıyordumAzt hittem még mindig... ...a barátnőd sötétkamrabeli kéjdús meséjén jár az agyad.
Arkadaşının karanlık oda hikayesine daldığını sanıyordumCredeam că încă te mai gândeşti la povestea prietenei tale, din camera obscură.
Arkadaşının karanlık oda hikayesine daldığını sanıyordumCreí que todavía estabas pensando en la pequeña historia... ...de lujuria de tu amiga en el cuarto oscuro.
Arkadaşının karanlık oda hikayesine daldığını sanıyordumIk dacht dat jij nog steeds bezig was met... je vriendins lustverhaal in de doka.
Arkadaşının karanlık oda hikayesine daldığını sanıyordumPensei que ainda estavas às voltas com a história de luxúria no quarto escuro da tua amiga.
Arkadaşının karanlık oda hikayesine daldığını sanıyordumظننت أنك لا زلت تتأملين بقصة صديقتك عن الرغبة في الغرفة المظلمة
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -Immaginiamo di essere in un casinò˜
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -우리가 이상한 카지노에 있다고 상상해봅시다.
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -Lad os forestille os, at vi er på et meget mærkeligt kasino med nogle underlige spil.
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -Představme si, že jsme v nějakém podivném kasínu s podivnými hrami.
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -Wyobraź sobie, że jesteś w pewnym dziwnym kasynie, w którym są bardzo dziwne gry.
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -Нека си представим, че се намираме в някакво странно казино, в което се играят доста странни игри.
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -Уявімо собі певного роду дивне казино з дуже дивними іграми у ньому.
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -בואו נדמיין את עצמנו באיזה קזינו מוזר,
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -僕らは今、とあるおかしなカジノにいると考えよう。
Bazı kişiler bunlardan saparak boş konuşmalara daldılar.Algunos de ellos, habiéndose desviado, se apartaron en pos de vanas palabrerías
Bazı kişiler bunlardan saparak boş konuşmalara daldılar.Có vài kẻ xây bỏ mục đích đó, đi tìm những lời vô ích;
Bazı kişiler bunlardan saparak boş konuşmalara daldılar.Có vài kẻ xây bỏ mục_đích đó , đi tìm những lời vô_ích ;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod