Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.Ik heb gedoken met diepzee duikboten over de hele wereld.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.J'ai exploré les grands fonds marins à bord de submersibles partout dans le monde.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.또 세계 여러 곳에서 심해 잠수정으로 잠수해 보기도했는데요,
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.Kösz, Brian. mélytengeri cirkálókkal mentem búvárkodni a világ körül.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.Saya bepergian dengan kapal selam laut dalam di seluruh dunia.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.И я жил в глубоководных батискафах по всему миру.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.צללתי בצוללות מעמקים בכל העולם.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.و قد نزلت في غواصات أعماق البحار في أماكن حول العالم.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.そしてこれは 世界で最も深くもぐれる
Ve neye daldığını merak ediyorum.A mě zajímalo, do čeho přesně se ponořuje.
Ve neye daldığını merak ediyorum.A rozmýšľal som, čo vlastne nasáva.
Ve neye daldığını merak ediyorum.Co takiego sobie przyswajał?
Ve neye daldığını merak ediyorum.E pergunto-me o que será que ele está a absorver.
Ve neye daldığını merak ediyorum.És kíváncsi vagyok, mit szív magába.
Ve neye daldığını merak ediyorum.Et je me demande ce dont il s'est imprégné.
Ve neye daldığını merak ediyorum.Ik vraag me af wat hij opzuigt.
Ve neye daldığını merak ediyorum.In zanimalo me je, kaj opaža.
Ve neye daldığını merak ediyorum.Io mi chiedo cos'è che stia assorbendo.
Ve neye daldığını merak ediyorum.Jag undrar vad han sög i sig.
Ve neye daldığını merak ediyorum.Ja pohdin mitä hän oikeastaan oppii.
Ve neye daldığını merak ediyorum.그리고 저는 아들이 무엇 때문에 몰입하게 되는지 궁금했죠.
Ve neye daldığını merak ediyorum.Me pregunto qué percibía.
Ve neye daldığını merak ediyorum.Nu știu dacă înțelege ce se petrece, dar e cu totul absorbit. Mă întreb ce anume îl fascinează.
Ve neye daldığını merak ediyorum.Og jeg undrer mig over hvad han suger til sig.
Ve neye daldığını merak ediyorum.Saya ingin tahu apa yang sebenarnya ia resapi.
Ve neye daldığını merak ediyorum.Und ich habe mich gefragt, was er da aufgesogen hat.
Ve neye daldığını merak ediyorum.Và tôi tự hỏi thằng bé đã tiếp nhận cái gì.
Ve neye daldığını merak ediyorum.Και αναρωτιέμαι τι ρουφάει.
Ve neye daldığını merak ediyorum.И я задумался, а что он, собственно, впитывает?
Ve neye daldığını merak ediyorum.І мені цікаво, що ж саме його захопило.
Ve neye daldığını merak ediyorum.Чудя се, какво погълна.
Ve neye daldığını merak ediyorum.ואני תוהה מה בדיוק הוא "ספג".
Ve neye daldığını merak ediyorum.وأتساءل ما هي الافكار التي أمتصها من ذلك الفلم
Ve neye daldığını merak ediyorum.映画のテーマである勇気や
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)A jen tím, že jsem řekla dvojitý daktyl, poslala jsem ručičku geekometru do červených čísel.
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)Bare ved, at sige dobbeltdaktyl, har jeg givet nørderne store øjne.
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)Door "dubbele dactylus" te zeggen, heb ik de geek-naald helemaal het rood in gejaagd.
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)E solamente dicendo doppio dattilo ho mandato la lancetta del "super-esperto" direttamente sul rosso.
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)Et rien qu'en disant double dactyle, j'envoie l'aiguille du geek tout en haut dans le rouge.
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)In zgolj z omenjanjem dvojnega daktila sem kazalec na "piflarmetru" potisnila globoko v rdeče območje.
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)방금 이 말은 너무 도가 지나친 전문용어였죠?
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)Şi doar pronunţând dactil dublu am mişcat indicatorul de tocilar tocmai în aria roşie.
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)Và chỉ bằng việc nói một âm dactyl kép, thì tôi đã đẩy cái sự kì quái này lên cực điểm.
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)Znajomość tego terminu to szczyt kujoństwa.
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)Βέβαια και μόνο που χρησιμοποίησα τη λέξη αυτή έσπασα κάθε ρεκόρ φυτουλίασης.
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)А само като изрекох "двоен дактил", изпратих стрелката на индикатора за маниаци в червената зона.
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)Я всего лишь сказала "двойной дактиль", а стрелка заумности начинает зашкаливать.
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)Я всього лише сказала "подвійний дактиль", і вже видаюся дуже премудрою.(Сміх)
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)שלחתי את מחט הגיקיות ישר לקצה האדום של הסקאלה
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)أنا قد أرسلت المزعجيين طوال الطريق للإشارة الحمراء .
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım. (Kahkaha) (Alkış)でも"lexicographical"は"higgledy-piggledy (乱雑な)"と同じパターンです
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım.(Risos) (Aplausos)
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.(75:6) Крепкие сердцем стали добычею, уснули сном своим, и не нашли все мужи силы рук своих.
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.Các kẻ gan dạ đã bị cướp lột, Họ ngủ trong giấc mình, Chẳng một người mạnh dạn nào tìm được cánh tay mình.
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.Các kẻ gan_dạ đã bị cướp lột , Họ ngủ trong giấc mình , Chẳng một người mạnh_dạn nào tìm được cánh_tay mình .
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.De geweldige bergen kunnen zich niet met U meten in pracht en heerlijkheid.
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.De tapre gjordes til Bytte, i Dvale sank de, og kraften svigted alle de stærke Kæmper.
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.Die Stolzen müssen beraubt werden und entschlafen, und alle Krieger müssen die Hand lassen sinken.
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.Full av ljus och härlighet går du fram ifrån segerbytenas berg.
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.Kirkkaudessa, valtasuuruudessa sinä tulit voittosaaliin vuorilta.