Ana içeriğe geç
Sözlük

daldı ile cümle

daldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
51
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.마음이 강한 자는 탈취를 당하여 자기 잠을 자고 장사는 자기 손을 놀리지 못하도다
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.Ragyogó vagy te, felségesebb, mint a zsákmányadó hegyek.
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.Slavný jsi učiněn a důstojný horami loupeže.
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.Splendido tu sei, o Potente, sui monti della preda
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.Strålende er du, herlig fremfor røverfjellene*. / {* d.e. de rovgjerrige verdensriker.}
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.Svetlý si ty a nádherný, prichádzajúci od vrchov koristi.
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.Zacnymeś się stał i dostojnym z gór łupiestwa.
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.Твърдосърдечните бидоха обрани, заспаха във вечния си сън; И никой от яките мъже не намери ръцете си.
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.אשתוללו אבירי לב נמו שנתם ולא מצאו כל אנשי חיל ידיהם׃
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.‎سلب اشداء القلب. ناموا سنتهم. كل رجال البأس لم يجدوا ايديهم
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.心 中 勇 敢 的 人 、 都 被 搶 奪 . 他 們 睡 了 長 覺 . 沒 有 一 個 英 雄 能 措 手
Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.心中 勇敢的人 、 都 被 搶奪 . 他 們睡 了 長覺 . 沒有 一 個 英雄 能 措手
Yaşlı ormana girip 400 yıllık bir ağacın yanında oturup uykuya daldı.그는 오래된 산속을 가로질러 갔습니다. 그리고는 한 400년 정도 되어보이는 문화적으로 변형된 나무 옆에서 잠에 들었습니다.
Yaşlı ormana girip 400 yıllık bir ağacın yanında oturup uykuya daldı.Dia berjalan-jalan di hutan tua ini dan duduk di samping pohon tua berumur 400 tahun dan tertidur.
Yaşlı ormana girip 400 yıllık bir ağacın yanında oturup uykuya daldı.Han gick genom urskogen och satte sig vid ett fyrahundra år gammalt träd och somnade.
Yaşlı ormana girip 400 yıllık bir ağacın yanında oturup uykuya daldı.Hij trok door een oerbos en ging tegen een 400 jaar oude boom zitten slapen.
Yaşlı ormana girip 400 yıllık bir ağacın yanında oturup uykuya daldı.Keresztülment ezen a réges-régi erdőn, felült e mellé a 400 éves kulturálisan módosított fa mellé és elaludt.
Yaşlı ormana girip 400 yıllık bir ağacın yanında oturup uykuya daldı.Nó băng qua khu rừng già này ngồi xuống cạnh cái cây 400 năm tuổi này rồi đi ngủ.
Yaşlı ormana girip 400 yıllık bir ağacın yanında oturup uykuya daldı.On se procházel tímto pralesem, usadil se vedle 400 let starého, kulturně modifikovaného stromu, a usnul.
Yaşlı ormana girip 400 yıllık bir ağacın yanında oturup uykuya daldı.Przedarł się przez pierwotny gąszcz, usiadł obok 400-letniego drzewa i usnął.
Yaşlı ormana girip 400 yıllık bir ağacın yanında oturup uykuya daldı.Se meni läpi vanhan metsän ja istui 400-vuotiaan kulttuurisesti muunnellun puun viereen ja nukahti.
Yaşlı ormana girip 400 yıllık bir ağacın yanında oturup uykuya daldı.Він пройшов через весь цей старезний ліс, розмістився під 400-річним зміненим людьми деревом і заснув.
Yaşlı ormana girip 400 yıllık bir ağacın yanında oturup uykuya daldı.Он прошёл через вековой лес, лёг под 400-летним деревом со следами деятельности человека и заснул.
Yaşlı ormana girip 400 yıllık bir ağacın yanında oturup uykuya daldı.Той премина през тази древна гора и седна до едно 400 годишно дърво и легна да спи.
Yaşlı ormana girip 400 yıllık bir ağacın yanında oturup uykuya daldı.הוא הלך דרך יער ראשוני זה והתיישב ליד עץ תרבות מאויר בן 400 שנה והלך לישון.
Yaşlı ormana girip 400 yıllık bir ağacın yanında oturup uykuya daldı.لقد سرت خلفه الى غابة قديمة وجلست مستظلاً بشجرة عمرها 400 عام .. وغافلني النوم حينها ..
Yaşlı ormana girip 400 yıllık bir ağacın yanında oturup uykuya daldı.先住民による細工のある樹齢400年の木のそばで眠り 私もその森で 熊から1メートルと離れていない所で
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.A kazawszy zaświecić, wpadł tam, a drżąc przypadł do nóg Pawłowi i Syli:
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.A keď si vypýtal svetlo, skočil do vnútra a trasúc sa padol pred Pavla a Sílasa
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.A požádav světla, vběhl k nim, a třesa se, padl k nohám Pavlovým a Sílovým.
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.Az pedig világot kérve beugrott, és remegve borult Pál és Silás elé,
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.Då lät han hämta ljus och sprang in och föll ned för Paulus och Silas, bävande.
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.Entonces él pidió luz y se lanzó adentro, y se postró temblando ante Pablo y Silas
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.Er forderte aber ein Licht und sprang hinein und ward zitternd und fiel Paulus und Silas zu den Füßen
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.Han bad da om lys og sprang inn, og han falt skjelvende ned for Paulus og Silas.
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.간수가 등불을 달라고 하며 뛰어 들어가 무서워 떨며 바울과 실라 앞에 부복하고
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.Men han forlangte Lys og sprang ind og faldt skælvende ned for Paulus og Silas.
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.Người đề lao bèn kêu lấy đèn, chạy lại, run sợ lắm, gieo mình nơi chơn Phao-lô và Si-la.
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.Người đề_lao bèn kêu lấy đèn , chạy lại , run_sợ lắm , gieo mình nơi chơn Phao-lô và Si-la .
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.Niin hän pyysi valoa, juoksi sisälle ja lankesi vavisten Paavalin ja Silaan eteen.
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.On pa si veli luč, skoči noter in pade drhteč Pavlu in Silu pred noge,
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.Quegli allora chiese un lume, si precipitò dentro e tremando si gettò ai piedi di Paolo e Sila
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.Tendo ele pedido luz, saltou dentro e, todo trêmulo, se prostrou ante Paulo e Silas
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.Ζητησας δε φωτα εισεπηδησε, και εντρομος γενομενος επεσεν εμπροσθεν του Παυλου και του Σιλα,
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.А те казаха: повярвай в Господа Исуса (Христа), и ще се спасиш, ти и домът ти.
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.Он потребовал огня, вбежал в темницу и в трепете припал к Павлу и Силе,
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.Попросивши ж сьвітла, вбіг трусячись, і припав до Павла та Сиди,
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.וישאל נרות וידלג פנימה והוא מרעיד ויפל לרגלי פולוס וסילא׃
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.‎فطلب ضوءا واندفع الى داخل وخرّ لبولس وسيلا وهو مرتعد‎.
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.禁 卒 叫 人 拿 燈 來 、 就 跳 進 去 、 戰 戰 兢 兢 的 、 俯 伏 在 保 羅 西 拉 面 前
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı.禁 卒 叫人 拿 燈來 、 就 跳 進去 、 戰戰 兢兢 的 、 俯伏 在 保羅西 拉 面前
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod