Ana içeriğe geç
Sözlük

daldı ile cümle

daldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Sonra adamın sesini duyunca yüzüstü yere düşüp derin bir uykuya daldım.我 卻聽見 他 說話 的 聲音 、 一聽見 就 面 伏在 地沉 睡了
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.Ðoạn , người nằm ngủ dưới cây giếng giêng . Có một thiên_sứ đụng đến người và nói rằng : Hãy chổi dậy và ăn .
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.Ðoạn, người nằm ngủ dưới cây giếng giêng. Có một thiên sứ đụng đến người và nói rằng: Hãy chổi dậy và ăn.
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.E deitando-se debaixo do zimbro, dormiu; e eis que um anjo o tocou, e lhe disse: Levanta-te e come.
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.És lefeküvék és elaluvék a fenyõfa alatt. És ímé angyal illeté õt, és monda néki: Kelj fel, egyél.
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.I lehl a usnul pod tím jalovcem. A aj, v touž chvíli anděl dotekl se ho a řekl jemu: Vstaň, pojez.
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.Il se coucha et s`endormit sous un genêt. Et voici, un ange le toucha, et lui dit: Lève-toi, mange.
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.In leže in zaspi pod brinovim grmom. A glej, angel se ga dotakne in mu veli: Vstani in jej!
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.I położył się, a zasnął pod onym jałowcem, a oto w tenże czas tknął go Anioł i rzekł mu: Wstań, a jedz.
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.로뎀나무 아래 누워 자더니 천사가 어루만지며 이르되 일어나서 먹으라 하는지라
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.Potom si ľahol a usnul pod nejakým jalovcom. A hľa, toď, anjel sa ho dotkol a riekol mu: Vstaň, jedz!
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.S'a culcat şi a adormit subt un ienuper. Şi iată, l -a atins un înger şi i -a zis: ,,Scoală-te şi mănîncă.``
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.Så lagde han sig til at sove under en Gyvelbusk. Og se, en Engel rørte ved ham og sagde: "Stå op og spis!"
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.Så la han sig ned og sov inn under en gyvelbusk; da rørte en engel ved ham og sa til ham: Stå op og et!
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.Se recostó debajo del arbusto y se quedó dormido. Y he aquí que un ángel le tocó y le dijo: --Levántate, come
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.Si coricò e si addormentò sotto il ginepro. Allora, ecco un angelo lo toccò e gli disse: «Alzati e mangia!»
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.И лег и заснул под можжевеловым кустом. И вот, Ангел коснулся его и сказал ему: встань, ешь.
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.Тогава легна и заспа под смриката; после, ето, ангел се допря до него и му рече: Стани, яж.
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.וישכב ויישן תחת רתם אחד והנה זה מלאך נגע בו ויאמר לו קום אכול׃
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.واضطجع ونام تحت الرتمة واذا بملاك قد مسّه وقال قم وكل.
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.他 就 躺 在 羅 騰 樹 下 、 睡 著 了 . 有 一 個 天 使 拍 他 、 說 、 起 來 喫 罷
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.他 就 躺在 羅騰樹 下 、 睡著 了 . 有 一 個 天使 拍他 、 說 、 起來喫罷
Sonrasında elle 24 kez çivit mavisine daldırılmış.사람이 직접 그 바지를 천연 색소에 24번이나 담근다고 합니다.
Sonrasında elle 24 kez çivit mavisine daldırılmış.lavorato al telaio e successivamente immerso a mano in indaco naturale per 24 volte.
Sonrasında elle 24 kez çivit mavisine daldırılmış.ונטבלת באופן ידני באינדיגו טבעי 24 פעמים.
Sonrasında elle 24 kez çivit mavisine daldırılmış.ثم صبغ بالغمس يدويا في الصبغ الأزرق النيلي الطبيعي 24 مرة
Sonrasında elle 24 kez çivit mavisine daldırılmış.しかし 全く褒められない
Storm döndü dolandı, konuya daldı:Erklärt Storm keck,
Storm döndü dolandı, konuya daldı:Tormenta impertinemente afirma,
Storm döndü dolandı, konuya daldı:ואז סערה ממשיכה עם הניגוח
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Bementem hozzájuk a vízbe, és ámultam, hogy milyen kiváncsiak.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Ik ging in het water met ze, en was verbaasd hoe nieuwsgierig ze waren.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Je suis allé dans l'eau avec elles, et j'ai été étonné de leur curiosité.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.물 속에서 이 동물들과 어울리면서 이들이 얼마나 호기심이 많은지에 놀랐습니다.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Mi sono tuffato con loro e la loro curiosità è stata sorprendente.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Och jag hoppade i vattnet med dem, och blev förundrad över hur nyfikna de är.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Și am intrat în apă cu ele și m-a uimit cât de curioase erau.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Skočil sem v vodo k njim in bil presenečen nad njihovo radovednostjo.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Und als ich mit ihnen im Wasser war, war ich erstaunt wie neugierig sie waren.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Và tôi xuống nước với chúng, và tôi bị ngạc nhiên bởi sự tò mò của chúng.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Wszedłem z nimi do wody i zachwyciła mnie ich ciekawość.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Y me metí al agua con ellas, y me fascinó lo curiosas que eran.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Και μπήκα στο νερό μαζί τους, και εντυπωσιάστηκα από την περιέργειά τους.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Влязох във водата с тях, и бях изумен от това колко любопитни бяха те.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Я пірнув у воду з ними та був здивований їхньою допитливістю.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Я погрузился в воду с ними и был поражен их любопытством.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.ונכנסתי למים איתם, ונדהמתי לראות כמה סקרנים הם היו.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.حتى اني نزلت وسبحت معهم وأنا استغربت كيف كانت فضولية جدا
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.彼らの好奇心の強さに驚かされました。 海底21メートルのところに立っている助手のそばを
Tembel elini sahana daldırır, Yeniden ağzına götürmeye üşenir.Ada orang yang malas bukan kepalang; menyuap makanan ke mulutnya pun ia enggan
Tembel elini sahana daldırır, Yeniden ağzına götürmeye üşenir.De luiaard houdt zijn handen liever in zijn zakken, hij is nog te beroerd om ermee te eten.
Tembel elini sahana daldırır, Yeniden ağzına götürmeye üşenir.Den lade rækker til Fadet, men gider ikke føre Hånden til Munden.
Tembel elini sahana daldırır, Yeniden ağzına götürmeye üşenir.Den late sticker sin hand i fatet, men finner det mödosamt att föra den åter till munnen.
Tembel elini sahana daldırır, Yeniden ağzına götürmeye üşenir.Den late stikker sin hånd fatet; han gider ikke føre den tilbake til sin munn.
Tembel elini sahana daldırır, Yeniden ağzına götürmeye üşenir.Der Faule verbirgt seine Hand in dem Topf, und wird ihm sauer, daß er sie zum Munde bringe.
Tembel elini sahana daldırır, Yeniden ağzına götürmeye üşenir.El perezoso hunde su mano en el plato, y se cansa de volverla a su boca
Tembel elini sahana daldırır, Yeniden ağzına götürmeye üşenir.Ha a rest az õ kezét a tálba nyujtotta, resteli azt csak szájához is vinni.
Tembel elini sahana daldırır, Yeniden ağzına götürmeye üşenir.Il pigro tuffa la mano nel piatto, ma dura fatica a portarla alla bocca
Tembel elini sahana daldırır, Yeniden ağzına götürmeye üşenir.Kẻ biếng nhác thò tay mình vào trong dĩa, Lấy làm mệt nhọc mà đem nó lên miệng.
Tembel elini sahana daldırır, Yeniden ağzına götürmeye üşenir.Kẻ biếng_nhác thò tay mình vào trong dĩa , Lấy_làm mệt_nhọc mà đem nó lên miệng .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod