Ne var ki elçiler, Barnabayla Pavlus, bunu duyunca giysilerini yırtarak kalabalığın içine daldılar.فلما سمع الرسولان برنابا وبولس مزقا ثيابهما واندفعا الى الجمع صارخين
Ne var ki elçiler, Barnabayla Pavlus, bunu duyunca giysilerini yırtarak kalabalığın içine daldılar.巴 拿 巴 、 保 羅 、 二 使 徒 聽 見 、 就 撕 開 衣 裳 、 跳 進 眾 人 中 間 、 喊 著 說
Ne var ki elçiler, Barnabayla Pavlus, bunu duyunca giysilerini yırtarak kalabalığın içine daldılar.巴拿巴 、 保羅 、 二 使徒 聽見 、 就 撕 開 衣裳 、 跳進眾 人 中 間 、 喊 著說
O oğlan kırık bir daldı, başka bir aile ağacına aşılandı, evlat edinildi.Był złamaną gałęzią drzewa genealogicznego.
O oğlan kırık bir daldı, başka bir aile ağacına aşılandı, evlat edinildi.그는 다른 가족의 나무에 접목된 부러진 가지였어요, 그녀는 입양되었는데,
O oğlan kırık bir daldı, başka bir aile ağacına aşılandı, evlat edinildi.Он был отломанной ветвью, пересаженной на дерево из другой семьи. Усыновлён.
O oğlan kırık bir daldı, başka bir aile ağacına aşılandı, evlat edinildi.הוא היה ענף שבור שהורכב על עץ של משפחה אחרת, מאומץ,
O oğlan kırık bir daldı, başka bir aile ağacına aşılandı, evlat edinildi.هو كان غصنا مكسورا طعم إلى شجرة عائلة أخرى، متبنى،
O oğlan kırık bir daldı, başka bir aile ağacına aşılandı, evlat edinildi.養子なのだ 両親が別れを望んだのではない
Ortasında, biraz "Titi Boom" adlı bir şarkıya daldık.A meio, de certo modo avançámos para uma música chamada "Titi Boom."
Ortasında, biraz "Titi Boom" adlı bir şarkıya daldık.Au milieu, nous nous sommes presque trouvé un chemin jusqu'à une chanson appelée "Titi Boom".
Ortasında, biraz "Titi Boom" adlı bir şarkıya daldık.A un certo punto ci siamo decisi per una canzone intitolata "Titi Boom".
Ortasında, biraz "Titi Boom" adlı bir şarkıya daldık.Di tengah-tengah, kami semacam mencari jalan menuju lagu yang berjudul "Titi Boom."
Ortasında, biraz "Titi Boom" adlı bir şarkıya daldık.Giữa chừng, chúng tôi sẽ tự biến tấu thành bài hát có tên gọi là "Titi Boom".
Ortasında, biraz "Titi Boom" adlı bir şarkıya daldık.In het middenstuk deden we zo'n beetje een lied 'Titi Boem'.
Ortasında, biraz "Titi Boom" adlı bir şarkıya daldık.중간에 우리는 나름의 방법대로 갑니다 '티티 붐'이라는 노래를 향해서 말이예요.
Ortasında, biraz "Titi Boom" adlı bir şarkıya daldık.Pe la mijloc, ne-am croit cumva drumul spre un cântec numit "Titi Boom".
Ortasında, biraz "Titi Boom" adlı bir şarkıya daldık.Sobre la marcha enfilamos hacia una canción llamada "Titi Boom".
Ortasında, biraz "Titi Boom" adlı bir şarkıya daldık.『Titi Boom』という曲に導きました そんなこともあったり なかったり・・・
Ortasında, biraz "Titi Boom" adlı bir şarkıya daldık.Uprostred sme tak trochu začali hrať skladbu s názvom "Titi Boom."
Ortasında, biraz "Titi Boom" adlı bir şarkıya daldık.V jednu chvíli jsme tak trochu přešli do skladby s názvem "Titi Boom."
Ortasında, biraz "Titi Boom" adlı bir şarkıya daldık.W połowie przeszliśmy jakimś sposobem do piosenki pod tytułem "Titi Boom".
Ortasında, biraz "Titi Boom" adlı bir şarkıya daldık.В процесі ми зіграли на свій лад пісню під назвою "Тіті Бум".
Ortasında, biraz "Titi Boom" adlı bir şarkıya daldık.В середине, мы плавно перешли к песне "Titi Boom" [Джеки Террассона].
Ortasında, biraz "Titi Boom" adlı bir şarkıya daldık.По средата, ние интерпретирахме върху песен, наречена "Тити Бум."
Ortasında, biraz "Titi Boom" adlı bir şarkıya daldık.באמצע, עשינו מעט את הדרך אל שיר בשם "Titi Boom."
Ortasında, biraz "Titi Boom" adlı bir şarkıya daldık.في الوسط، كنا نوعا ما نرسم الطريق نحو أغنية تدعى "تيتي بوم."
O tekrar daldı, ama ben o alacaktı yönünde yanlış bir hesap ve biz elli edildi그는 또 다이빙,하지만 난 그가 취할 방향을 잘못 계산한, 우리는 50했다
O tekrar daldı, ama ben o alacaktı yönünde yanlış bir hesap ve biz elli edildiEr tauchte wieder, aber ich verkalkuliert Richtung er nehmen würde, und wir waren fünfzig
O tekrar daldı, ama ben o alacaktı yönünde yanlış bir hesap ve biz elli edildiΕκείνος βούτηξε και πάλι, αλλά υπολόγισε σωστά την κατεύθυνση που θα έπαιρνε, και ήμασταν πενήντα
O tekrar daldı, ama ben o alacaktı yönünde yanlış bir hesap ve biz elli edildiהוא צלל שוב, אבל אני לא העריך נכונה את הכיוון הוא היה לוקח, ואנחנו וחמשים
O tekrar daldı, ama ben o alacaktı yönünde yanlış bir hesap ve biz elli edildiارتمى عليه مرة أخرى ، لكنني أخطأت الاتجاه فسيعتبر ، ونحن خمسون
O tekrar daldı, ama ben o alacaktı yönünde yanlış bir hesap ve biz elli edildi私は拡大する助けていたために彼は、表面にこの時間が来た離れてロッド
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.2つ目の理由は
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Also entschied ich mich, ins kalte Wasser zu springen und zu versuchen, nach der Bibel zu leben.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Așa că, m-am decis să plonjez cu capul inainte, și să încerc să trăiesc Biblia.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Dlatego zdecydowałem się zagłębić w tym temacie i spróbować żyć Biblią.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Donc j'ai décidé de plonger tête la première, et d'essayer de vivre la Bible.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Dus waagde ik een sprong in het diepe en probeerde mijn leven naar de Bijbel in te richten.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Entonces decidí zambullirme primero a intentar vivir según la Biblia.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Így hát elhatároztam, hogy fejest ugrok a közepébe, és megpróbálok a Biblia szerint élni.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Jadi, saya memutuskan untuk menyelami dulu, dan kemudian hidup menurut Kitab Suci
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.그래서 저는 일단 무턱대고 성서의 율법대로 살아보기로 했습니다.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Portanto, decidi mergulhar de cabeça e tentar viver a Bíblia.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Quindi decisi di buttarmici a capofitto e provare a vivere secondo la Bibbia.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Så jag dök in i det med huvudet före, och försökte leva bibliskt.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Siispä päätin sukeltaa aiheeseen, ja elää Raamatun oppien mukaisesti.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Tak jsem se rozhodl do toho skočit po hlavě a zkusit žít podle Bible.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Zato sem se zadeve lotil z glavo naprej in poskusil živeti Biblijo.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Κι έτσι αποφάσισα να βιώσω τη Βίβλο.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.И така, реших да скоча с главата напред и да се опитам да живея според Библията.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.И я решил сначала окунуться в мир Библии с головой и попробовать жить по Поисанию.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.אז החלטתי להכנס לזה באופן מוחלט, ולנסות לחיות את התנ"ך.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.لهذا قررت ان اغوص راسا اولا ثم احاول ان احيا حياة الكتاب المقدس
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.所以,我唔理三七二十一就開始按照聖經來生活。
Pekala. Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.Dobre, spoločne sa ideme ponoriť do môjho sveta.
Pekala. Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.Lo que haremos es sumergirnos en mi mundo.
Pekala. Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.Oké, we gaan ons onderdompelen in mijn wereld.
Pekala. Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.Şi ceea ce vom face, este să ne scufundăm în lumea mea.
Pekala. Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.Yang akan kita lakukan menenggelamkan diri kita dalam dunia saya.