Ana içeriğe geç
Sözlük

daldı ile cümle

daldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.Semua kuda dan pengendaranya jatuh mati oleh hardik-Mu, ya Allah Yakub
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.Urhoollisilta ryöstettiin aseet, he uupuivat uneen; kaikkien sankarien kädet herposivat.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.V loupež dáni jsou udatní srdcem, zesnuli snem svým, aniž nalezly zmužilé hrdiny síly v rukou svých.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.Von deinem Schelten, Gott Jakobs, sinkt in Schlaf Roß und Wagen.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.Απο επιτιμησεως σου, Θεε του Ιακωβ, επεσον εις βαθυτατον υπνον και η αμαξα και ο ιππος.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.От Твоето мъмрене, Боже Яковов, Паднаха в дълбок сън и колесници и коне.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.מגערתך אלהי יעקב נרדם ורכב וסוס׃
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.من انتهارك يا اله يعقوب يسبخ فارس وخيل‎.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.雅 各 的 神 阿 、 你 的 斥 責 一 發 坐 車 的 、 騎 馬 的 都 沉 睡 了
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.雅各 的 神阿 、 你 的 斥 責 一 發坐車 的 、 騎馬 的 都 沉睡 了
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Bij het ondergaan van de zon viel Abram in een diepe slaap en kreeg een angstige droom.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Da Solen så var ved at gå ned, faldt der Dvale over Abram, og se, Rædsel faldt over ham, et stort Mørke.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.És lõn naplementekor, mély álom lepé meg Ábrámot, és ímé rémülés és nagy setétség szálla õ reá.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.In ko se je solnce nagibalo, se loti Abrama trdno spanje, in glej, strah in tema velika ga obideta.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Ketika matahari mulai terbenam, Abram tertidur nyenyak. Tiba-tiba ia diliputi rasa takut yang amat sangat
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.해질 때에 아브람이 깊이 잠든 중에 캄캄함이 임하므로 심히 두려워하더니
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Kun aurinko oli laskemaisillaan, valtasi raskas uni Abramin, ja katso, kauhu ja suuri pimeys valtasi hänet.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.La apusul soarelui, un somn adînc a căzut peste Avram; şi iată că l -a apucat o groază şi un mare întunerec.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Mentre il sole stava per tramontare, un torpore cadde su Abram, ed ecco un oscuro terrore lo assalì
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Ora, ao pôr do sol, caiu um profundo sono sobre Abrão; e eis que lhe sobrevieram grande pavor e densas trevas.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Vả , khi mặt_trời vừa lặn , thì Áp - ram ngủ_mê ; nầy một cơn kinh_hãi , tối_tăm nhập vào mình người .
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Vả, khi mặt trời vừa lặn, thì Áp-ram ngủ mê; nầy một cơn kinh hãi, tối tăm nhập vào mình người.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.А около захождането на слънцето, дълбок сън нападна Аврама; и, ето, ужас, като страшен мрак, го обзе.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.При захождении солнца крепкий сон напал на Аврама, и вот, напал на него ужас и мрак великий.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.ויהי השמש לבוא ותרדמה נפלה על אברם והנה אימה חשכה גדלה נפלת עליו׃
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.ولما صارت الشمس الى المغيب وقع على ابرام سبات. واذا رعبة مظلمة عظيمة واقعة عليه.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.日 頭 正 落 的 時 候 、 亞 伯 蘭 沉 沉 的 睡 了 . 忽 然 有 驚 人 的 大 黑 暗 落 在 他 身 上
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.日頭正落 的 時候 、 亞伯蘭 沉沉 的 睡了 . 忽然 有 驚人 的 大 黑暗 落在 他 身上
Haley: Sana Kosta Rika o daldırma şey için uygulanan düşündüm?Creía que habías enviado una solicitud para esa cosa de inmersión en Costa Rica.
Haley: Sana Kosta Rika o daldırma şey için uygulanan düşündüm?右か?
Hatta bacağıma bir ip bağladı, ve ipin öbür ucu ellerinin arasındayken uykuya daldı.Sie bindet mir sogar ein Seil um mein Bein und hält es in ihrer Hand, wenn sie schläft.
Hatta bacağıma bir ip bağladı, ve ipin öbür ucu ellerinin arasındayken uykuya daldı.Она даже завязывала веревку вокруг моей ноги и держала ее в руке, пока спала.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.Am coborât cu toţii pe gheaţă, iar apoi mi-am luat costumul de înot şi am sărit în mare.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.Bajamos al hielo, y luego me puse mi traje de natación. y me lance al mar.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.모두 얼음 위로 내려갔습니다. 그리고 저는 수영복을 갖춰입고 바다로 뛰어들었습니다
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.Nous sommes tous descendus sur la glace, et puis j'ai enfilé mon maillot de bain, et j'ai plongé dans la mer.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.Siamo tutti scesi sul ghiaccio, mi sono messo il costume da bagno, e mi sono tuffato in acqua.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.Vystúpili sme na ľad a ja som si obliekol plavecký oblek a ponoril sa do mora.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.We daalden allemaal af naar het ijs, ik deed mijn kleren uit tot op mijn zwembroek en ik dook de zee in.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.Wir gingen alle runter zum Eis, und ich zog meine Badesachen an und sprang in das Wasser.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.Zeszliśmy wszyscy na lód, założyłem strój pływacki i wskoczyłem do morza.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.Все сошли на лед. Я переоделся в плавки и прыгнул в море.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.Всички слязохме на леда, и тогава си облякох плувния костюм и се гмурнах в морето.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.ירדנו כולנו אל הקרח, ואז לבשתי את בגד הים שלי, וצללתי אל תוך הים.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.و نزلنا على الجليد، و من ثم ارتديت سترة السباحة الخاصة بي، و غطست في البحر.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.水泳着を身につけ 海へと飛び込みました それまでに感じたことがない
İlerleyen günlerde Vicky ve Cristina şehrin sanat hazinelerini keşfe daldılar.A következő napokban Vicky és Cristina nem győztek betelni a város művészeti kincseivel.
İlerleyen günlerde Vicky ve Cristina şehrin sanat hazinelerini keşfe daldılar.En los días siguientes... ...Vicky y Cristina sucumbieron con... los tesoros artísticos de la ciudad.
İlerleyen günlerde Vicky ve Cristina şehrin sanat hazinelerini keşfe daldılar.In de navolgende dagen, doken Vicky en Cristina de artistieke schatten van de stad in.
İlerleyen günlerde Vicky ve Cristina şehrin sanat hazinelerini keşfe daldılar.Nos dias seguintes, a Vicky e Cristina... ...embrenharam-se nos prazeres artísticos da cidade.
İlerleyen günlerde Vicky ve Cristina şehrin sanat hazinelerini keşfe daldılar.في الأيام التالية، فيكي و كريستينا شربتا كنوز المدينة الفنية
Irak ve kitle imha silahları istihbaratına daldım ve benim verdiğim tanıklık üç şey gösteriyordu:Byłem wtajemniczony w sprawy wywiadu dotyczące Iraku i jego broni masowego rażenia.
Irak ve kitle imha silahları istihbaratına daldım ve benim verdiğim tanıklık üç şey gösteriyordu:J'avais versé dans l'intelligence en Irak et ses ADM, et mon témoignage disait 3 choses :
Irak ve kitle imha silahları istihbaratına daldım ve benim verdiğim tanıklık üç şey gösteriyordu:제가 맡은 조사는 이라크에 대한 정보와 대량살상무기였습니다. 저는 다음과 같이 세 가지로 결론내렸습니다.
Irak ve kitle imha silahları istihbaratına daldım ve benim verdiğim tanıklık üç şey gösteriyordu:Tinha estado infiltrado nos serviços secretos dedicados ao Iraque e às suas armas de destruição maciça.
Irak ve kitle imha silahları istihbaratına daldım ve benim verdiğim tanıklık üç şey gösteriyordu:Tôi đã dấn sâu vào vấn đề tình báo tại Iraq và vấn đề vũ khí hủy diệt (WMD),
Irak ve kitle imha silahları istihbaratına daldım ve benim verdiğim tanıklık üç şey gösteriyordu:Я очень много знал о том, как спецслужбы работали по вопросу Ирака и его оружия массового поражения.
Irak ve kitle imha silahları istihbaratına daldım ve benim verdiğim tanıklık üç şey gösteriyordu:והיה לי ידע עמוק בכל מה שקשור למודיעין לעירק ולגבי הנשק להשמדה המונית שלה, העדות שלי בחקירה אמרה שלושה דברים:
Irak ve kitle imha silahları istihbaratına daldım ve benim verdiğim tanıklık üç şey gösteriyordu:وكنت قد تدخلت في اجهزة الاستخبارات في العراق وفي أسلحة دمارها الشامل، وشهادتي في هذا التحقيق تمثلت في 3 أمور :
Irak ve kitle imha silahları istihbaratına daldım ve benim verdiğim tanıklık üç şey gösteriyordu:精通していました 証言では三つのことを述べました まず 政府によって情報が誇張されたこと
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod