İstanbul'da kısıtlama günde 5 saat 10 dakikaya çıkarıldı.Liikennöintiä tihennettiin ruuhka-aikoina 5 minuuttiin ja päivisin 10 minuuttiin.
Süresi birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar uzayabilir.Kohtaus kestää muutamasta sekunnista minuutteihin.
Genelde en fazla 20 dakikaya kadar çıkar.Ωστόσο, φτάνουν στο μέγιστο τους 20 λεπτά μετά.
Süresi birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar uzayabilir.Søvnlammelse varer fra få sekunder til flere minutter ad gangen.
Genelde en fazla 20 dakikaya kadar çıkar.Linjen kjører vanligvis hvert 20. minutt.
Bu iki şehir arasındaki 6-7 saatlik yolculuk süresini 3 saat 30 dakikaya indirmiştir.Strekningen har forkortet reisetiden mellom de to byene fra 34 til 12 minutter.
Bütün planları 15 dakikaya sığdırır.Troli dijadwalkan tiba setiap 15 menit.
Süresi birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar uzayabilir.Foto akan tiba hanya dalam hitungan menit.
Nokia 6230i ayrıca 60 dakikaya kadar ses kaydı olan bir Ses Kaydedici özelliğine de sahiptir.Kemampuan lain Nokia 6630 adalah ia bisa digunakan untuk merekam video sampai durasi 1 jam.
Cruise'un giysiyi giymek ve çıkarmak için 30 dakikaya ihtiyacı oluyordu.Phải mất Christie khoảng 45 phút để mặc bộ trang phục.
Tutu, "Son dakikaya kadar bekledik.Meir trả lời: "Chúng tôi đã chờ đợi trong 2,000 năm.
Tutu, "Son dakikaya kadar bekledik.^ “前田憂佳「最後までがんばりました」。
Farazi bir 8m lik Hubble teleskobunun ise sadece 30 dakikaya ihtiyacı vardır.ハッブル望遠鏡が8mだったら約30分になる計算である。
Kesilen sahnelerle beraber süre 88 dakikaya indi.だから本来は88点ぐらいで止めたいんですよ。
Bu süre yeni trenlerin alımıyla 1 saat 30 dakikaya inecektir.1時間ないし30分に1本の列車が運行している。
Ayrıca dizinin süresi de 90 dakikadan 45 dakikaya düşürülmüştür.悪天候により持ち時間90分が45分ほどに短縮された。
Ardından karıştıklarından ve sterilize olduklarından emin olmak için 1 dakikaya yakın kaynatılır.蛹になってから1か月ほどで羽化し、成虫になる。
İlk iki sezonun yayınlanma süresi 30 dakika iken üçüncü sezonda bu süre 45 dakikaya uzatılmıştır.这三天的节目从原有的30分钟延长到45分钟。
Tutu, "Son dakikaya kadar bekledik.奸雄窺伺,待時而發。
Süresi birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar uzayabilir.它可能持續幾秒到幾分鐘。
Bumbumu içtikten 10 dakikaya kadar başka bir içki içmemeniz önerilir.您应当要注意,在任何公众场所,千万不可喝你已离开过的饮料,即使只有一分钟。
Tutu, "Son dakikaya kadar bekledik.마츠모토 왈 “당시에는 그게 한계였다.”라고 말하였다.
Bumbumu içtikten 10 dakikaya kadar başka bir içki içmemeniz önerilir.관우가 나서기 전 조조가 따라준 술이 채 식지도 않았다는 묘사를 더하였다.
Hızlı tren günümüzde Konya ile Ankara arasını 1 saat 45 dakikaya indirmiştir.이 열차의 도입으로 상하이에서 항저우를 오가는 시간이 1시간 18분에서 1시간 45분으로 시간이 단축되었다.
Yeşil ışık yayması bir saniyenin dörtte üçü, kırmızı ışık yayması iki dakikaya kadar bir süre alır.בוטל זמן ההמתנה האקראי של בין 4 ל-7 שניות להדלקת הרמזור הירוק (לזינוק) לאחר הדלקת הרמזור האדום.
Toz / su geçirmezdir, port kapağı kapalı halde suya 1 metreye derinlikte 30 dakikaya kadar dayanabilir.Тази писалка е устойчива на прах и вода, като под вода може да издържи до 30 минути до максимум 3 метра.
20 dakikaya kadar kesintisiz dalabilirler.Stiahnuť sa dá za necelých 20 sekúnd.
Kesilen sahnelerle beraber süre 88 dakikaya indi.88 min. stadione dingo dirbtinis apšvietimas.
Süresi birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar uzayabilir.See võib kesta mõnest sekundist mõne minutini.
Şarkı aslında 39 dakikalık bir kayıttan alınmış ve 5 dakikaya indirilmişti.Laul on 9 minutit pikk ning see on jaotatud viieks osaks.
2 dakikaya ihtiyacım var.- 2 minutes.
2 dakikaya ihtiyacım var.Aku perlu dua minit lagi.
2 dakikaya ihtiyacım var. Aşağıda sıkışan bir boruyu kesmeliyiz. Bombayı indirmeden önce onu kesmeliyiz.Noch zwei Minuten, bis wir das Gestänge draußen haben, damit wir die Bombe plazieren können!
2 dakikaya ihtiyacım var. Aşağıda sıkışan bir boruyu kesmeliyiz.Cev se je zataknila.
2 dakikaya ihtiyacım var. Aşağıda sıkışan bir boruyu kesmeliyiz.سأحتاج إلى دقيقتين أخريتان لدى أنبوب عالق فى الحفرة
2 dakikaya ihtiyacım var.-Cho tôi 2 phút nữa. Ống bị kẹt cong rồi.
2 dakikaya ihtiyacım var.Dajcie mi jeszcze 2 minuty.
2 dakikaya ihtiyacım var.Harry, 't moet nu.
2 dakikaya ihtiyacım var.-Harry, uvolni šachtu.
2 dakikaya ihtiyacım var.Îmi mai trebuie două minute.
2 dakikaya ihtiyacım var.-Kahden minuutin päästä.
2 dakikaya ihtiyacım var.- Mi servono ancora 2 minuti.
2 dakikaya ihtiyacım var.Necesito 2 minutos más.
2 dakikaya ihtiyacım var.- Om to minutter.
2 dakikaya ihtiyacım var.- Om två minuter.
2 dakikaya ihtiyacım var.Preciso de mais dois minutos. Há um tubo torto no buraco.
2 dakikaya ihtiyacım var.Κάνε μου χώρο! Θέλω άλλα 2'.
Amacım on dakikalık videolar yapmakken yirmi dakikaya çıkmaya başladığımı farkettim.원래 10분 짜리 강의를 만들려고 했는데 20분짜리가 되버렸네요
Amacım on dakikalık videolar yapmakken yirmi dakikaya çıkmaya başladığımı farkettim.Došlo mi, že dělám dvaceti minutová videa, i když jsem původě chtěl dělat pouze deseti minutová.
Amacım on dakikalık videolar yapmakken yirmi dakikaya çıkmaya başladığımı farkettim.Eu percebo e tento fazer videos de 20 minutos este é meu objetivo e realemte faze-los em 10 minutos alguns
Amacım on dakikalık videolar yapmakken yirmi dakikaya çıkmaya başladığımı farkettim.Ştiu că videourile mele au cam 20 de minute deşi îmi doream să aibe fiecare 10 minute.
Amacım on dakikalık videolar yapmakken yirmi dakikaya çıkmaya başladığımı farkettim.Zdaję sobie sprawę, że robię filmiki 20 minutowe, chociaż zamierzałem robić 10 minutowe.
Amacım on dakikalık videolar yapmakken yirmi dakikaya çıkmaya başladığımı farkettim.Обдумайте дану тему. Розумію, що це занадто довге відео.
Amacım on dakikalık videolar yapmakken yirmi dakikaya çıkmaya başladığımı farkettim.הוא כבר הגיע ל20 דקות והמטרה היא לעשות סרטונים של 10 דקות.
Aslında, sekiz dakikaya yaklaştık.Actualmente, ya completamos ocho minutos.
Aslında, sekiz dakikaya yaklaştık.Na verdade, estamos chegando a oito minutos
Aslında, sekiz dakikaya yaklaştık.في الواقع، لقد شارفنا على مدة ثمان دقائق لهذا الفيديو
"Bakkala gidiyorum, beş dakikaya dönerim.""Ich gehe zum Laden um die Ecke. Ich bin in fünf Minuten wieder da."
"Bakkala gidiyorum, beş dakikaya dönerim.""Ik ga naar de winkel. Ik ben over 5 minuten terug."
"Bakkala gidiyorum, beş dakikaya dönerim.""나 가게에 갔다올께, 오분 뒤에 다시 올거야."